

Lee Weathers

Morgan

Dr. Simon Ziegler

Dr. Amy Menser

Skip Vronsky

Dr. Lui Cheng

Dr. Kathy Grieff

Dr. Alan Shapiro

Ted Brenner

Dr. Darren Finch
Morgan, kurumsal bir risk yönetimi danışmanı olan Lee Weathers'ın, gizli bir laboratuvarda yaşanan korkunç bir kazayı araştırmak üzere uzak bir tesise gönderilmesiyle başlar. Bu laboratuvarda, "Morgan" adı verilen ve sentetik DNA ile üretilmiş, biyolojik olarak insanüstü yeteneklere sahip yapay bir varlık tutulmaktadır. Morgan, sadece birkaç yıl içinde yetişkin bir bireyin zekasına ve fiziksel gücüne ulaşmıştır.
Ancak Morgan, duygusal karmaşalar yaşamaya ve çevresindeki bilim insanlarına karşı saldırganlaşmaya başladığında, Lee’nin görevi bu projenin devam edip etmeyeceğine karar vermektir. Film, Morgan’ın bir "ürün" mü yoksa bir "insan" mı olduğu sorusu etrafında dönerken, kapalı kapılar ardındaki bu deneyin kontrolden çıkışını ve ardından gelen kanlı hayatta kalma mücadelesini anlatıyor. Bu bilim kurgu, genetik mühendisliğin etik sınırlarını sarsıcı bir finalle sorguluyor.
Filmin en dikkat çekici performansı, Morgan karakterine hayat veren Anya Taylor-Joy'dan geliyor. Taylor-Joy, hem ürkütücü bir donukluğu hem de aniden patlayan insani öfkeyi aynı potada eriterek, Morgan’ın "insan dışı" doğasını mükemmel bir şekilde yansıtıyor. Bakışlarındaki gizem ve fiziksel disiplini, karakteri filmin en güçlü unsuru haline getiriyor.
Lee Weathers rolünde Kate Mara, duygulardan arınmış, metodik ve görev odaklı tavrıyla Morgan’ın tam zıttı bir profil çiziyor. Kadroda ayrıca Rose Leslie, Toby Jones, Michelle Yeoh ve kısa ama etkileyici sahnesiyle Paul Giamatti gibi dev isimler yer alıyor. Giamatti’nin Morgan’ı sorguladığı psikolojik baskı sahnesi, filmin en gerilimli ve oyunculuk açısından zirve noktalarından biri olarak kabul ediliyor.
Ridley Scott’ın oğlu Luke Scott'ın ilk yönetmenlik denemesi olan film, babasının Blade Runner mirasından izler taşıyor. Film, görsel olarak steril, soğuk ve klostrofobik bir atmosfer sunuyor. Ormanın derinliklerindeki yüksek teknolojili laboratuvar tezatı, Morgan’ın içindeki doğa-teknoloji çatışmasını simgeliyor.
Yönetmenlik dili, aksiyon sahnelerinden ziyade karakterler arasındaki psikolojik gerilime odaklanıyor. Ancak final yaklaştıkça film, temposu yüksek bir gerilim filmi kimliğine bürünüyor. Hikaye akışı yer yer tahmin edilebilir olsa da, finaldeki büyük sürpriz (twist), tüm olay örgüsüne bambaşka bir perspektif kazandırıyor.
Yapay zeka, genetik mutasyon ve "kontrolden çıkan deney" temalı hikayelerden hoşlanan izleyiciler bu filmi mutlaka izlemeli. Eğer Ex Machina gibi felsefi derinliği olan bilim kurguları ya da Splice gibi biyolojik korku öğelerini seviyorsanız, Morgan sizi tatmin edecektir. Ayrıca Anya Taylor-Joy’un kariyerindeki o karakteristik "tekinsiz" rollerin başlangıcını görmek isteyen sinemasever izleyiciler için de ideal bir seçim.
Bu filmi izlemek için en büyük neden, Anya Taylor-Joy ve Kate Mara arasındaki o soğuk ama gerilim dolu çatışmayı görmektir. "Yaratılan, yaratıcısına ne zaman baş kaldırır?" ve "Duygular programlanabilir mi?" gibi klasik ama eskimeyen soruları modern bir görsellikle ele alıyor. Özellikle son 20 dakikadaki aksiyon sekansları ve beklenmedik sonu, filmi sıradan bir bilim kurgunun ötesine taşıyor.
Yapay Yaşamın Etiği: Sentetik bir varlığın hakları ve ona bir eşya gibi davranmanın sonuçları.
Doğa vs. Teknoloji: Laboratuvar ortamında üretilen bir varlığın doğal dürtülerle olan savaşı.
Kontrol Yanılsaması: İnsanoğlunun tanrıcılık oynarken kendi yarattığı güç karşısındaki çaresizliği.
Eğer Morgan’ın sunduğu yapay zeka ve etik sorgulamayı sevdiyseniz, türün başyapıtı kabul edilen Ex Machina kesinlikle listenizde olmalı. Ayrıca, genetik mühendisliğin karanlık yüzüne odaklanan Splice (Deney) veya Scarlett Johansson’ın başrolünde olduğu Lucy gibi en iyi bilim kurgu filmleri benzer bir seyir zevki sunacaktır. Ridley Scott imzalı Blade Runner 2049 da atmosferik benzerlik açısından iyi bir alternatiftir.
Filmin fragmanı, dünyada bir ilk olarak IBM’in yapay zekası Watson tarafından, filmin en gerilimli sahneleri analiz edilerek hazırlanmıştır.
Anya Taylor-Joy, rolüne hazırlanırken karakterin mekanik hareketlerini oturtmak için yoğun bir fiziksel eğitim almıştır.
Film, Luke Scott'ın yönettiği ilk uzun metrajlı yapımdır; babası Ridley Scott ise filmin yapımcıları arasında yer almaktadır.
Hayır, Morgan metal bir robot değil, sentetik DNA ile laboratuvar ortamında üretilmiş biyolojik bir varlıktır; yani etten ve kemikten oluşan hibrit bir "insan" modelidir.
Filmin finalinde, araştırmacı Lee Weathers’ın da aslında Morgan gibi (ama daha gelişmiş) bir sentetik prototip olduğu ve Morgan'ın zayıflıklarını test etmek için gönderildiği ortaya çıkar.
Film saf bir korku filmi olmasa da, ani şiddet sahneleri ve psikolojik baskı unsurlarıyla "Body Horror" (Beden Dehşeti) türüne yakınlaşan anlar barındırır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...