

-

-

-

-

-

-

-

-

-

-
Nene Hatun, Türk tarihinin en güçlü kadın figürlerinden birinin mirasını, modern dünyanın hedefleriyle buluşturan duygu yüklü bir hikâyeyi anlatıyor. Film, 2011 yılında Erzurum’da düzenlenecek olan Kış Olimpiyatları'na hazırlanan bir üniversite kadın kayak takımının etrafında şekilleniyor. Takımın en yetenekli ancak en çabuk umutsuzluğa kapılan ismi Suna, sporun getirdiği ağır disiplin ve rekabet baskısı altında ezilmektedir. Antrenörü, Suna’nın içindeki bu karamsarlığı dağıtmak ve ona gerçek direnme gücünü öğretmek için Erzurum’un asıl sahibi olan Nene Hatun’un destansı yaşamını bir fener gibi önüne koyar.
Hikâye, bir yandan Suna’nın kayak pistlerindeki mücadelesini takip ederken, diğer yandan izleyiciyi 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nın (93 Harbi) soğuk ve karanlık günlerine götürür. Aziziye Tabyaları’nda bebeğini evde bırakıp "Evladım anasız yaşayabilir ama vatansız yaşayamaz" diyerek yola koyulan Nene Hatun’un kahramanlığı, fiziksel dünyada olmasa da Suna’nın ve arkadaşlarının ruhunda yeniden hayat bulur. Geçmişin direnci ile geleceğin zafer arzusu, karlı Erzurum tepelerinde tek bir amaç için birleşir: Pes etmemek.
Filmin başrollerinde Açelya Elmas ve Serdar Gökhan gibi tecrübeli isimler yer alıyor. Açelya Elmas, hem sporcu disiplinini hem de tarihsel bir kahramandan feyzalan genç bir kadının ruhsal dönüşümünü incelikli bir performansla sergiliyor. Türk sinemasının usta ismi Serdar Gökhan ise bilge antrenör karakteriyle, tecrübesini ve otoritesini filme ağırlık katan bir unsur olarak yansıtıyor.
Nene Hatun’un gençlik yıllarına ve tarihsel sahnelerine hayat veren oyuncular, o dönemin çaresizliğini ve ardından gelen büyük direnişi samimi bir dille aktarıyorlar. Özellikle savaş sahnelerindeki figürasyon ve ana karakterlerin duygusal tepkileri, filmin epik atmosferini güçlendiriyor. Genç sporcuları canlandıran oyuncuların dinamizmi ise filmin modern yüzünü dengeliyor.
Yönetmen Avni Kütükoğlu, Nene Hatun ile sadece bir tarih filmi değil, aynı zamanda bir motivasyon draması inşa ediyor. Filmin en dikkat çekici yanı, iki farklı zaman dilimi arasında kurduğu duygusal köprüdür. 1870'lerin kısıtlı imkânlarıyla verilen vatan mücadelesi ile günümüzün modern spor müsabakaları arasındaki paralellik, "mücadele ruhunun" zamansızlığını vurguluyor. Görsel efektler ve dönem kostümleri, Erzurum’un dondurucu soğuğunu izleyiciye hissettirirken, kayak sahnelerindeki estetik filmdeki enerjiyi yükseltiyor.
Tarihi kişiliklerin hayatından ilham almayı sevenler ve milli mücadele ruhunu modern bir kurguyla izlemek isteyen herkes bu yapımdan keyif alacaktır. Özellikle genç sporcular, pes etmenin eşiğinde olan öğrenciler ve başarıya giden yolda disiplin ile motivasyonun önemini kavramak isteyenler için bu aile filmi harika bir ders niteliği taşıyor. Eğer spor temalı hikâyeler ile tarihi dokuyu birleştiren yapımlara ilgi duyuyorsanız, Nene Hatun sizin için anlamlı bir seyirlik olacaktır.
Bu filmi izlemek için en önemli neden, toplumsal hafızamızda çok önemli bir yere sahip olan Nene Hatun figürünü sadece bir ders kitabı karakteri olmaktan çıkarıp, günümüz gençliğine rehberlik eden canlı bir ideale dönüştürmesidir. "En umutsuz durumda ne yapılır?" sorusuna verilen o tarihi cevabın, bugün bir kayak pistinde bile nasıl karşılık bulabileceğini görmek oldukça etkileyici. Ayrıca Erzurum’un eşsiz doğası ve kış sporlarının görselliği de filme ayrı bir cazibe katıyor.
Milli Mücadele ve Kahramanlık: Bir kadının vatanı için göze aldığı büyük fedakarlık.
Motivasyon ve Azim: Fiziksel engellerin ve ruhsal çöküşlerin ideallerle aşılması.
Tarihsel Süreklilik: Geçmişin mirasının geleceğin başarılarına ışık tutması.
Kadın Gücü: Hem savaş meydanında hem de spor sahasında kadının yılmaz iradesi.
Efsanevi karakterlerin hayatını ve milli mücadele yıllarını konu alan yapımları seviyorsanız, 120 filmi veya Veda gibi tarihi dramalar ilginizi çekebilir. Sporun ve azmin birleştiği bir başarı hikâyesi arıyorsanız, dünya sinemasından Eddie the Eagle (Kartal Eddie) veya yerli yapımlardan biyografi unsurları taşıyan Cep Herkülü: Naim Süleymanoğlu filmi de benzer duyguları harekete geçiren yapımlar arasında yer alır.
Film, 2011 Erzurum Dünya Üniversiteler Kış Oyunları (Universiade) öncesinde çekilerek bölgenin tanıtımına katkı sağlamıştır.
Çekimlerin birçoğu, Nene Hatun’un bizzat savaştığı Aziziye Tabyaları’nda ve gerçek tarihi mekanlarda gerçekleştirilmiştir.
Senaryo aşamasında tarihçilerden destek alınarak, Nene Hatun’un hayatındaki dönüm noktaları gerçeğe uygun şekilde kurgulanmıştır.
Hayır, Nene Hatun fiziksel olarak bir karakter gibi filmde yer almaz; hikâyesi, öğretileri ve bıraktığı miras antrenörün anlatımları ve Suna’nın zihnindeki canlandırmalarla bir motivasyon kaynağı olarak işlenir.
Hayır, film modern bir spor draması ile tarihi sahnelerin iç içe geçtiği bir yapıya sahiptir. Zamanın büyük bir kısmı günümüz Erzurum'unda geçmektedir.
Suna karakteri, azmin ve kararlılığın sembolü olarak yaratılmış kurgusal bir karakterdir; ancak temsil ettiği zorluklar birçok genç sporcunun gerçek hayattaki mücadelesini yansıtır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...