
Dram

Nana Kunning

Ivan

Jannia Ressmore

Newman

Young Ivan

Ike

Gully
Old Woman

Airplane Receptionist

Officer
Paramparça, biri geçmişte diğeri günümüzde ilerleyen iki paralel hikâye üzerinden anne-oğul bağının kopuşunu ve yeniden inşasını işler. Nana Kunning, iki oğluyla birlikte zor şartlar altında yaşayan bir annedir. Küçük oğlu Gully’nin tedavisi olmayan bir hastalığa yakalanmasıyla Nana, çaresizlik içinde mistik bir şifacıya sığınır. Ancak bu süreçte yaşanan trajik bir kaza, Nana’nın büyük oğlu Ivan ile olan bağının tamamen kopmasına ve Nana’nın ailesini terk ederek kendi içsel yolculuğuna çıkmasına neden olur.
Yıllar sonra Ivan, artık yetişkin bir adam ve bir şahin terbiyecisi olmuştur. Bir gün, Jannia adında genç bir gazeteci kapısını çalar ve ona yıllardır görmediği annesinin izini bulduğunu söyler. Nana, artık uzak ve dondurucu bir coğrafyada, insanların şifa bulmak için akın ettiği gizemli bir kadına dönüşmüştür. Ivan ve Jannia, dondurucu buzulların arasından geçerek sadece Nana’ya değil, Ivan’ın içindeki öfke ve kırgınlığa doğru da zorlu bir yolculuğa çıkarlar.
Filmin başrolünde, Nana karakterine hayat veren usta oyuncu Jennifer Connelly yer alıyor. Connelly, bir annenin yaşadığı derin kederi ve sahip olduğu gizemli gücün ağırlığını editoryal bir titizlikle, çok az diyalogla ama muazzam bir ifade gücüyle canlandırıyor.
Ivan karakterinin yetişkinliğini canlandıran Cillian Murphy, karakterinin sessiz öfkesini ve şahinlerle kurduğu bağ üzerinden yansıttığı yabancılaşmayı başarıyla sergiliyor. Gazeteci Jannia rolünde izlediğimiz Mélanie Laurent ise hikâyeye hem merak hem de duygusal bir köprü katıyor. Bu üç dev ismin bir araya gelmesi, filmin ağır ve melankolik atmosferini yüksek bir oyunculuk kalitesiyle taçlandırıyor.
Yönetmen Claudia Llosa, filmi dondurucu bir kış atmosferinde, karın ve buzun beyazlığıyla karakterlerin içsel boşluğunu vurgulayarak kurguluyor. Paramparça, acele etmeyen, izleyiciyi atmosferin içine çeken ve cevapları hemen vermeyen bir yapım. Sinematografi, uçsuz bucaksız karlı düzlükler ve şahinlerin süzülüşüyle görsel bir şiir sunuyor. Film, mucizelerle gerçeklik arasındaki o ince çizgide yürürken, asıl mucizenin "affetmek" olduğunu hatırlatıyor.
Ağır tempolu, görsel estetiği yüksek ve duygusal derinliği olan psikolojik dram türünü sevenler için bu film bir başyapıt niteliğinde. Eğer Jennifer Connelly ve Cillian Murphy’nin karakter odaklı performanslarına hayransanız ve "doğa ile insan ruhu arasındaki paralellik" ilginizi çekiyorsa, bu platform filmi beklentinizi karşılayacaktır.
Film, affetmenin ne kadar zor ama özgürleştirici bir eylem olduğunu çok güçlü bir metaforla (şahinler ve bağlar) anlatıyor. Karlar altındaki o sessiz atmosfer, izleyiciye kendi iç dünyasına dönme ve aile bağlarını sorgulama alanı bırakıyor. Ayrıca, Cillian Murphy’nin şahinlerle olan sahneleri görsel olarak büyüleyici ve sembolik açıdan çok katmanlı.
Affetmek: Yıllarca biriken öfkenin ve hayal kırıklığının arınma süreci.
Şifacılık ve İnanç: Bilimin bittiği yerde başlayan mistik arayışlar ve bunun bedelleri.
Anne-Çocuk Bağı: Bir kazanın veya bir kararın, en kutsal sayılan bağı nasıl paramparça edebileceği.
İzolasyon: Hem coğrafi hem de ruhsal anlamda dünyadan elini eteğini çekme arzusu.
Bu filmin karlı atmosferini ve ailevi hesaplaşmasını sevdiyseniz, yine bir yolculuk ve yüzleşme hikâyesi olan The Secret Life of Words (Kelimelerin Gizli Dünyası) veya doğanın sertliğini ruhsal bir arayışla birleştiren Into the Wild filmlerine göz atabilirsiniz. Daha gizemli bir anne-oğul draması için Incendies (İçimdeki Yangın) de sarsıcı bir alternatif olabilir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...