

Troy Maxson

Rose Maxson

Jim Bono

Cory Maxson

Lyons Maxson

Gabriel Maxson

Raynell Maxson

Evangelist Preacher

Deputy Commissioner
Garbage Truck Driver
1950’li yılların Pittsburgh’unda geçen hikaye, gençliğinde yetenekli bir beyzbol oyuncusuyken ırkçı engeller nedeniyle profesyonel lige kabul edilmeyen ve şimdilerde çöpçülük yaparak ailesine bakmaya çalışan Troy Maxson’ın hayatına odaklanır. Troy, sert mizacı ve disiplinli tavrıyla evinde otoriter bir figürdür. Karısı Rose, yıllardır onun bu zorlu karakterine sabır ve sevgiyle göğüs gererken, oğlu Cory’nin sporcu olma hayalleri baba ile oğul arasındaki gerilimin fitilini ateşler.
Troy, kendi geçmişindeki yaralar yüzünden oğlunun hayallerini bir koruma içgüdüsüyle mi yoksa kıskançlıkla mı baltaladığını ayırt edemez hale gelir. Arka bahçesine inşa etmeye başladığı ahşap çit, sadece mülkünü sınırlamak için değil; sevdiklerini dış dünyadan korumak ve kendi içsel canavarlarını içeride hapsetmek için ördüğü metaforik bir duvara dönüşür. Bir aile dramı olarak başlayan anlatı, sadakat, ihanet ve pişmanlıkların gün yüzüne çıktığı sarsıcı bir hesaplaşmaya evrilir.
Denzel Washington, Troy Maxson rolünde adeta devleşerek, karakterin karmaşık ruh halini, bitmek bilmeyen monologlarını ve otoriter yapısını muazzam bir enerjiyle sergiliyor. Washington, sadece başrolü üstlenmekle kalmayıp filmin yönetmenliğini de yaparak tiyatro kökenli bu esere sinematik bir ruh katıyor.
Viola Davis, Rose Maxson rolüyle kariyerinin en unutulmaz performanslarından birini sunarak "En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu" Oscar'ını kazandı. Davis’in, Troy’un ihaneti karşısında sergilediği o meşhur patlama sahnesi, sinema tarihinin en güçlü oyunculuk anlarından biri olarak kabul ediliyor. Stephen McKinley Henderson ve Jovan Adepo gibi isimler ise Maxson ailesinin dünyasındaki dinamikleri güçlendiren, derinlikli performanslar ortaya koyuyorlar.
August Wilson’ın Pulitzer ödüllü oyunundan uyarlanan Fences, bir sahne eserinin sinemaya nasıl aslına sadık kalınarak aktarılacağının dersi niteliğindedir. Film, mekan kullanımını kısıtlı tutarak izleyiciyi karakterlerin psikolojik derinliğine ve diyalogların gücüne hapseder. Bu yönüyle bir gerilim filmleri temposunda olmasa da, kelimelerin yarattığı duygusal şiddet izleyiciyi her an tetikte tutar. Denzel Washington’ın yönetmenlik tercihi, hikayenin tiyatral dokusunu bozmadan karakterlerin yüzündeki her bir çizgiyi ve duyguyu yakalayan samimi bir görsellik sunar.
Baba-oğul çatışmalarını, toplumsal baskıların birey üzerindeki yıkıcı etkilerini ve yoğun diyalog üzerine kurulu karakter odaklı dramaları sevenler bu filmi kesinlikle izlemeli. Eğer macera filmleri gibi dışsal bir aksiyon yerine, insan ruhunun karanlık dehlizlerinde geçen içsel bir yolculuk arıyorsanız Fences size ağır ama sarsıcı bir deneyim vaat ediyor. Kaliteli oyunculuk ve güçlü metin meraklıları için 2016 yılının en değerli yapımlarından biridir.
Fences, bir adamın sadece çevresindekilere değil, aynı zamanda kendi kaderine karşı ördüğü duvarları anlamak için izlenmesi gereken bir başyapıttır. Troy Maxson, hem nefret edebileceğiniz hem de hak verebileceğiniz kadar gerçek ve kusurlu bir karakterdir. Viola Davis ve Denzel Washington arasındaki oyunculuk düellosu, filmi izlemek için başlı başına yeterli bir sebeptir. Film, bittiğinde ailenin, sadakatin ve affetmenin ne demek olduğunu uzun süre sorgulamanıza neden olur.
Kuşak Çatışması: Geçmişin travmalarıyla yaşayan bir babanın, geleceği inşa etmeye çalışan oğluna karşı duruşu.
Metaforik Çitler: İnsanların sevdiklerini korumak için mi yoksa kendilerini dış dünyadan soyutlamak için mi duvar ördüğü sorusu.
Irkçılık ve Fırsat Eşitliği: Troy’un spor kariyerindeki başarısızlığının ardındaki toplumsal adaletsizlikler.
Sadakat ve İhanet: Uzun süreli bir evliliğin sırlar ve hatalar karşısındaki direnci.
Bu tarz tek mekan odaklı ve güçlü diyaloglara sahip aile dramlarını seviyorsanız, yine bir oyun uyarlaması olan Ma Rainey's Black Bottom veya The Whale filmlerini izleyebilirsiniz. Ayrıca, siyahi bir ailenin hayallerini ve ekonomik mücadelesini konu alan A Raisin in the Sun, Fences ile benzer bir tematik dokuya sahiptir.
Filmin senaryosu, oyunun orijinal yazarı August Wilson tarafından ölmeden önce tamamlanmıştı. Denzel Washington ve Viola Davis, bu rolleri daha önce Broadway sahnesinde yüzlerce kez canlandırmış ve performanslarıyla Tony Ödülü kazanmışlardı; bu durum filmdeki kimyalarının bu denli kusursuz olmasının temel sebebidir. Film, Pittsburgh’un gerçek sokaklarında çekilerek 1950’lerin atmosferini tüm doğallığıyla yansıtmıştır.
Rose için çit, sevdiklerini bir arada tutan bir güven sembolüyken; Troy için bu çit, hem sorumluluklarını dışarıdan gelecek tehlikelere karşı koruma hem de kendi hatalarını gizleme çabasını simgeler.
Hikaye bir tiyatro oyunundan uyarlandığı için mekan kısıtlıdır; bu kısıtlılık karakterlerin birbirine ve kendi geçmişlerine olan sıkışmışlığını vurgulamak için bilinçli bir sanatsal tercihtir.
Temel çatışma, Troy'un bencilliği ve geçmişteki başarısızlıklarının acısını ailesinden çıkarmasıyla, Rose'un tüm hayatını bu aileye adaması ve Troy'un sadakatsizliğiyle yüzleşmesi üzerine kuruludur.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...