

Zan

Enn

Boadicea

PT Wain

PT Stella

Vic

John

PT First

Marion, Enn’s Mother

PT Waldo
1977 yılının Londra’sında, punk müziğin ve anarşizmin zirve yaptığı günlerdeyiz. Enn, iki arkadaşıyla birlikte bir partiye sızmaya karar verir. Gittikleri evde gördükleri tipler o kadar tuhaftır ki, Enn ve arkadaşları bunların yeni bir "avant-garde punk akımı" olduğunu sanırlar. Oysa gerçek çok daha başkadır: Bu insanlar, dünyayı ziyaret eden ve farklı kabilelere ayrılmış uzaylılardır.
Enn, bu gizemli gruptan ayrılmak ve "dünyayı" keşfetmek isteyen uzaylı Zan ile tanışır. İkili, Londra sokaklarında punk barlardan sokak kavgalarına uzanan, 48 saatlik sıra dışı bir maceraya atılırlar. Bilim kurgu, komedi ve romantizm türlerini bir araya getiren yapım, punk’ın "hiçlik" felsefesiyle uzaylıların "uyum" takıntısını çarpıştırır.
Elle Fanning (Zan): Uzaylı merakını ve masumiyetini o kadar doğal yansıtıyor ki, filmin tüm fantastik yükünü omuzlarında taşıyor.
Alex Sharp (Enn): Klasik bir punk hayranı genci büyük bir sempatiyle canlandırıyor.
Nicole Kidman (Kraliçe Boadicea): Punk camiasının sert, fetiş kostümlü ve otoriter lideri rolünde tanınmaz halde. Kidman'ın bu rolü filmin en eğlenceli sürprizlerinden biri.
Ruth Wilson: Uzaylı kabilelerinden birinin lideri olarak tekinsiz ve büyüleyici bir performans sergiliyor.
Yönetmen John Cameron Mitchell (Hedwig and the Angry Inch), Neil Gaiman’ın naif öyküsünü alıp üzerine bolca sim, neon ışık ve punk rock sosu eklemiş. Film, geleneksel bir sinema dilinden ziyade bir fanzin ya da müzik klibi estetiğine sahip. Kült film adayı olan yapım, kostüm tasarımları ve görsel efektleriyle izleyiciye gerçek bir "asit kafası" yaşatıyor. Eleştirmenleri ikiye bölse de, sunduğu görsel yaratıcılık ve punk ruhuyla kendine has bir kitle edinmeyi başardı.
Neil Gaiman hayranları, 70'lerin punk kültürüne bayılanlar ve "tuhaf" filmleri sevenler için bu film bir altın madenidir. Eğer görsel olarak yaratıcı, kuralları takmayan ve içinde bolca müzik olan bağımsız yapımları seviyorsanız, How to Talk to Girls at Parties size çok keyifli gelecektir.
Bu filmi izlemek için en büyük sebep, türler arasındaki o çılgın geçişleri görmektir. Bir yandan ergenlik aşkının saflığını anlatırken, diğer yandan galaksiler arası bir hayatta kalma savaşını punk sahnelerine taşıyor. Ayrıca Elle Fanning ve Alex Sharp’ın bir barda sergiledikleri o "punk düeti" sahnesi, filmin neden izlenmesi gerektiğinin kanıtı niteliğinde.
Bireysellik ve Punk: Sisteme karşı gelmek ve kendi sesini bulmak.
İlk Aşk: Farklı dünyalardan (gerçekten!) iki canlının birbirini anlama çabası.
Kültürel Çatışma: Kurallara dayalı bir toplum (uzaylılar) ile kuralsızlığı savunan bir gençlik (punklar) arasındaki tezat.
Yaratıcılık: Sanatın ve müziğin sınırları aşan gücü.
Bu filmin absürt ve müzikal dokusunu sevdiyseniz; The Rocky Horror Picture Show, yönetmenin bir diğer harikası olan Hedwig and the Angry Inch veya Edgar Wright imzalı Scott Pilgrim vs. the World filmlerine göz atabilirsiniz.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...