

Pearl

Projectionist

Ruth

Father

Mitsy

Howard

Margaret

Woman
Pianist

Director
1918 yılının sonlarında, Birinci Dünya Savaşı’nın gölgesinde ve İspanyol gribi salgınının tam ortasında geçen hikâye, Pearl adındaki genç bir kadının bastırılmış arzularını ve büyük hayallerini merkezine alıyor. Pearl, felçli babası ve otoriter, katı annesiyle birlikte ücra bir çiftlikte yaşamaktadır. Cephedeki kocasının yolunu gözlerken, tek kaçışı yerel sinemada izlediği ışıltılı dünyadır.
Pearl için dans etmek ve bir "star" olmak sadece bir hayal değil, tek kurtuluş yoludur. Ancak bu tutku, engellerle karşılaştıkça karanlık bir takıntıya dönüşür. Çiftlik hayatının klostrofobik daralmışlığı ve ailesinin baskıcı tutumu, Pearl’ün içindeki şiddet eğilimini ve kontrol edilemez deliliği tetikler. Hayallerine giden yolda önüne çıkan her şeyi ve herkesi bir engel olarak görmeye başladığında, masumiyet yerini kanlı bir trajediye bırakır.
Filmin tartışmasız en büyük gücü, başrol oyuncusu Mia Goth’un sergilediği devleşen performanstır. Goth, karakterin çocuksu saflığı ile gözü dönmüş katilliği arasındaki o ince çizgiyi muazzam bir yetenekle yürür. Özellikle filmin sonundaki o bitmek bilmeyen ve rahatsız edici gülümseme sahnesi, oyunculuk tarihine geçecek niteliktedir. Mia Goth, sadece bir korku filmi karakteri değil, aynı zamanda empati kurulabilen trajik bir figür yaratır.
Annesi Ruth rolünde Tandi Wright, katı ve sevgisiz otoriteyi buz gibi bir soğuklukla yansıtırken; David Corenswet ise Pearl’ün dış dünyaya açılan penceresi olan projeksiyoncu rolünde kısa ama etkileyici bir gizem katıyor. Kadro dar olsa da, her bir oyuncu Pearl’ün deliliğe giden taşlarını döşemekte kilit rol oynuyor.
Yönetmen Ti West, "X" filminin bu ön bölümünde (prequel), korku türünde alışık olmadığımız bir görsel dil kullanıyor. 1940’ların ve 50’lerin parlak Technicolor estetiğini, kanlı bir slasher hikâyesiyle birleştirerek ironik bir atmosfer yaratıyor. Filmin temposu, bir karakter incelemesi (character study) olarak başlar ve Pearl’ün zihinsel çöküşüyle birlikte şiddet dozajını ustalıkla artırır. Bu bir gerilim filmi olmanın ötesinde, hayal kırıklığının insan ruhunu nasıl paramparça edebileceğine dair ağır bir dramdır.
Psikolojik derinliği olan, karakter odaklı hikâyelerden hoşlanan izleyiciler bu filme bayılacaktır. Klasik bir "jump-scare" korkusundan ziyade, yavaş yavaş tırmanan bir huzursuzluk arayanlar için idealdir. Ayrıca estetik sinematografi meraklıları ve kadın merkezli psikolojik gerilim türünü sevenler, Pearl’ün renkli ama karanlık dünyasında kendilerini kaybedebilirler.
Pearl’ü benzerlerinden ayıran en büyük özellik, bir katilin doğuşunu klişelerden uzak, neredeyse bir peri masalı görselliğinde anlatmasıdır. Klasik Hollywood dönemine yapılan görsel referanslar ile vahşetin kontrastı, izleyiciye benzersiz bir sinematik tecrübe sunar. Mia Goth’un sekiz dakikalık kesintisiz monolog sahnesi bile, bu filmi izlemek için tek başına yeterli bir sebeptir.
Bastırılmış Arzular: Toplumsal ve ailevi baskıların hayalleri nasıl bir canavara dönüştürebileceği.
İzolasyonun Deliliği: Fiziksel ve duygusal yalnızlığın zihinsel sağlık üzerindeki yıkıcı etkisi.
Şöhret Tutkusu: Onaylanma ve özel hissetme isteğinin patolojik boyutları.
Aile Dinamikleri: Sevgisizliğin ve aşırı disiplinin yarattığı kuşaklararası travma.
Eğer Pearl’ün atmosferini sevdiyseniz, bu hikâyenin devamı niteliğindeki (ancak kronolojik olarak sonrası) X (2022) filmini mutlaka izlemelisiniz. Ayrıca, bastırılmış bir kadının sancılı dönüşümünü anlatan Saint Maud veya aile içi gerilimin zirve yaptığı Hereditary gibi yabancı korku filmleri listenize eklenebilir. Karakterin deliliğe geçiş süreci açısından klasikleşmiş What Ever Happened to Baby Jane? de benzer bir tona sahiptir.
Film, "X" filminin çekimleri sırasında, Yeni Zelanda’daki karantina döneminde gizlice ve çok düşük bir bütçeyle çekilmiştir.
Senaryo, yönetmen Ti West ve başrol oyuncusu Mia Goth tarafından FaceTime üzerinden yapılan görüşmelerle ortaklaşa yazılmıştır.
Martin Scorsese, filmi izledikten sonra "gerçekten rahatsız olduğunu" ve filmin derinliğinden çok etkilendiğini belirten bir övgü yazısı kaleme almıştır.
Hayır, film tamamen kurgusaldır. Ancak 1918 İspanyol gribi salgını ve o dönemin toplumsal baskıları tarihsel bir gerçeklik üzerine inşa edilmiştir.
Şart değildir. Pearl, X’ten yıllar öncesini anlatan bir "origin" hikâyesidir. Ancak X’i izlemek, Pearl karakterinin gelecekte neye dönüştüğünü anlamak açısından seyir keyfini artırır.
Film bir "slasher" alt türüne girse de şiddet kullanımı daha çok psikolojik bir alt metne hizmet eder. Yine de bazı sahnelerin oldukça grafik ve rahatsız edici olduğunu belirtmek gerekir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...