

Pepi

Luci

Bom

Policeman / Juan
Charito

Model / Singer

Girl in the Panties Commercial

Roxy Burton

Woman Dressed as Scarlett O'Hara

Bearded Woman
Film, Madrid’in yeraltı dünyasında yolları kesişen üç sıradışı kadının absürt, intikam dolu ve kuralsız hikayesini anlatır:
Pepi (Carmen Maura): Balkonunda esrar yetiştiren, modern ve özgür ruhlu bir genç kadındır. Bir polis memuru tarafından tecavüze uğrayınca, ondan intikam almayı hayatının amacı haline getirir.
Luci (Eva Siva): Pepi’nin intikam almak istediği polis memurunun karısıdır. Ancak Luci, kocasının baskıcı ve maço tavırlarından sıkılmış, mazoşist eğilimleri olan bir ev kadınıdır. Pepi ile tanışınca hayatı tamamen değişir.
Bom (Olvido Gara - "Alaska"): Vahşi, kural tanımaz bir punk şarkıcısıdır. Luci ile kurduğu garip ve tutkulu ilişki, filmin en aykırı damarlarından birini oluşturur.
Hikaye, bu üç kadının konserler, partiler, garip yarışmalar ve Madrid’in gece hayatı arasındaki savruluşlarını, her türlü tabuyu (cinsellik, uyuşturucu, şiddet) mizahi ve provokatif bir dille ele alarak anlatır.
Almodóvar’ın bugün dünya devi olan oyuncu kadrosunun "çekirdek" ekibi bu filmde şekillenmiştir:
Carmen Maura (Pepi): Almodóvar’ın en büyük ilham perisi, bu ilk filmde enerjisi ve doğallığıyla parlar.
Alaska (Bom): İspanyol punk ve pop müziğinin efsane ismi Olvido Gara, kendi ikonik kimliğini filme taşır.
Eva Siva (Luci): Dönemin "bastırılmış İspanyol kadını" tiplemesini absürt bir mazoşizmle harmanlayarak canlandırır.
Felix Rotaeta: Kötü kalpli ve maço polis memuru rolünde, eski rejimin karanlık yüzünü temsil eder.
Pepi, Luci, Bom..., teknik açıdan oldukça "kirli", düşük bütçeli ve neredeyse amatör bir ruhla çekilmiştir (Super 8'den 16mm'ye aktarılmıştır). Ancak bu teknik kusurlar, filmin samimiyetini ve punk estetiğini besleyen en büyük güçtür. Almodóvar, bu filmle İspanyol sinemasının o güne kadar süregelen "ciddi ve ağırbaşlı" havasını tekmeleyerek dağıtmıştır. Filmde hiçbir ahlaki ders yoktur; aksine, özgürlüğün en çiğ ve en neşeli hali sergilenir.
Eğer punk sinemasını, 80’lerin retro estetiğini ve "yeraltı" kültürünü seviyorsanız bu film tam bir görsel hazinedir. Almodóvar’ın bugün sahip olduğu sofistike tarzın hangi "vahşi" köklerden geldiğini merak eden her sinemasever bu başlangıç noktasını mutlaka görmelidir. Toplumsal tabularla dalga geçen, kuralları yıkan ve kadın dayanışmasını (ne kadar garip olursa olsun) merkezine alan yapımlardan hoşlananlar için bir kült eserdir.
Bu film, İspanya’nın prangalarından kurtuluşunun belgesidir. Sinema tarihçileri için bir dönemin kapanıp yeni bir dönemin (modern, özgürlükçü, kuir dostu İspanya) açılışını simgeler. Almodóvar’ın meşhur "kadın hikayeleri" geleneği burada başlamıştır. Ayrıca filmin içindeki o meşhur "genital ölçüm yarışması" gibi sahneler, yönetmenin mizahının ne kadar cesur ve sınır tanımaz olduğunun kanıtıdır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...