
Aile, Komedi

Nicolas' mother

Nicolas' father

Nicolas

Isabelle

Mr. Moucheboume

Blédurt

Director

'Le bouillon'

Mr. Bernique

'Mémé'
Okulun kapanmasıyla birlikte Pıtırcık, annesi, babası ve büyükannesi (Memé) ile birlikte unutulmaz bir yaz tatili için deniz kenarına, Mavi Plaj Oteli'ne gider. Pıtırcık için tatil demek; yeni arkadaşlar, kumsalda oyunlar ve tabii ki ufak tefek yaramazlıklar demektir. Kumsalda tanıştığı yeni arkadaş grubuyla (Blaise, Fructueux, Djodjo ve diğerleri) hızla kaynaşan Pıtırcık’ın keyfi, otel sahibinin kızı Isabelle ile tanışınca biraz kaçar.
Pıtırcık, büyüklerin şakaları yüzünden Isabelle ile evlendirileceğini sanmaya başlar ve bu "korkunç" kaderden kurtulmak için arkadaşlarıyla birlikte birbirinden komik planlar kurar. Bu sırada Pıtırcık’ın babası tatilin tadını çıkarmaya çalışırken başına türlü işler açar, annesi ise tatilde bile ev düzenini koruma peşindedir. Film, 1960’ların o nostaljik ve renkli atmosferinde, çocuk olmanın masumiyetini ve yetişkinlerin dünyasının karmaşıklığını Pıtırcık’ın gözünden anlatıyor.
Filmin merkezindeki Pıtırcık karakterine, bu filmde Mathéo Boisselier hayat veriyor. Boisselier, karakterin o meraklı ve saf hallerini editoryal bir doğallıkla canlandırarak izleyiciyi kendine bağlamayı başarıyor. Pıtırcık’ın babası rolünde usta komedyen Kad Merad ve annesi rolünde Valérie Lemercier, Fransız sinemasının en ikonik ebeveyn performanslarından birini sergiliyorlar.
Özellikle Kad Merad’ın sakar ama iyi niyetli baba figürü, filmin mizah yükünü başarıyla sırtlıyor. Büyükannne rolündeki Dominique Lavanant ise hikâyeye kattığı absürt neşeyle kadroyu tamamlıyor. Çocuk oyuncuların birbirleriyle olan dinamik etkileşimi, filmin bir "çocukluk rüyası" gibi akmasını sağlıyor.
Yönetmen Laurent Tirard, René Goscinny ve Jean-Jacques Sempé’nin ölümsüz eserine sadık kalarak, görsel olarak büyüleyici bir dünya yaratmış. Pıtırcık Tatilde, 1960’ların pastel renklerini, retro kıyafetlerini ve o dönemin yazlık belde ruhunu harika bir sinematografiyle yansıtıyor. Film, sadece çocuklara değil, kendi çocukluğunu özleyen yetişkinlere de hitap eden ince bir mizaha sahip. Tempo, bir yaz tatili kadar canlı ve her sahnesi bir kartpostal kadar estetik.
Ailecek izlenecek, küfürsüz ve kaliteli bir mizah arayanlar için bu komedi filmi tam puanlık bir tercih. Eğer Pıtırcık kitaplarını okuyarak büyüdüyseniz veya Fransız sinemasının o kendine has naifliğini seviyorsanız, bu aile filmi sizi gülümsetecektir. Hafta sonu kafa dağıtmak ve nostaljik bir yolculuğa çıkmak isteyen izleyiciler için biçilmiş kaftan.
Film, izleyiciyi modern dünyanın gürültüsünden uzaklaştırıp, arkadaşlığın, dondurmanın ve güneşin en büyük dert olduğu o eski güzel günlere götürüyor. Pıtırcık’ın dünyasındaki "büyüklerin tuhaflıkları" üzerine yapılan gözlemler çok zekice. Ayrıca filmin prodüksiyon tasarımı o kadar başarılı ki, kendinizi gerçekten 60’lı yılların Fransa’sında bir oteldeymiş gibi hissediyorsunuz.
Çocukluk Masumiyeti: Dünyayı ve yetişkinlerin sözlerini kendi hayal gücüyle yorumlamak.
Arkadaşlık ve Dayanışma: Ortak bir "tehlikeye" (Isabelle ile evlenmek!) karşı kurulan çocukluk ittifakı.
Nostalji: 1960'ların yaz tatili kültürü ve aile yapısına duyulan özlem.
Yaramazlık ve Macera: Sıradan bir tatili devasa bir operasyona dönüştürme yeteneği.
Bu filmin neşesini ve çocuksu ruhunu sevdiyseniz, serinin ilk filmi olan Pıtırcık (Le Petit Nicolas) filmini mutlaka izlemelisiniz. Ayrıca yine çocuk kahramanların başrolde olduğu Amélie (atmosfer olarak) veya İsveç yapımı Haylaz Çocuk Emil gibi yapımlar da benzer bir keyif verecektir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...