
Komedi, Dram, Romantik

Mario Ruoppolo

Pablo Neruda

Beatrice Russo

Telegrapher

Donna Rosa

Di Cosimo

Matilde

Peasant

Priest
-
1950'li yılların başında, İtalya’nın sakin bir adasına siyasi nedenlerle sürgün edilen dünyaca ünlü Şilili şair Pablo Neruda'nın gelişi, adada büyük bir heyecan yaratır. Adada yaşayan, balıkçılıktan nefret eden ve hayatta bir amacı olmayan Mario ise sadece şaire gelen mektupları taşımak üzere özel postacı olarak işe alınır. Başlarda sadece bir iş olarak başlayan bu süreç, Mario'nun şairin dünyasına ve kelimelerin büyüsüne duyduğu merakla derin bir dostluğa dönüşür.
Mario, Neruda’dan metaforların ne olduğunu ve duyguların nasıl kağıda döküleceğini öğrenirken, bu yeni kazandığı bakış açısını güzel Beatrice’in kalbini çalmak için kullanır. Ancak bu dostluk sadece romantizmle sınırlı kalmaz; Mario, şairin etkisiyle çevresindeki dünyaya, adaletsizliğe ve siyasi bilince karşı da gözlerini açar. Film, en basit insanın bile şiirle nasıl devleşebileceğini gösteren, hüzünlü ve umut dolu bir yolculuktur.
Massimo Troisi, Mario karakterinde sinema tarihinin en samimi ve dokunaklı performanslarından birini sergiliyor. Troisi'nin karakterine kattığı o çocuksu merak ve kırılganlık, filmin başarısının temel taşıdır. Aktörün çekimler sırasında ciddi sağlık sorunları yaşamasına rağmen çalışmaya devam etmesi, performansa trajik bir derinlik katar.
Philippe Noiret, Pablo Neruda rolünde bilgeliği ve zarafetiyle büyüleyici bir portre çiziyor. Şairin mesafeli duruşunun zamanla samimi bir hocalığa dönüşmesini ustalıkla yansıtıyor. Beatrice rolündeki Maria Grazia Cucinotta ise İtalyan güzelliğini ve filmin romantik damarını başarıyla temsil ederek kadroyu tamamlıyor.
Michael Radford’un yönettiği film, sinemanın şiirle en kusursuz buluştuğu anlardan biridir. İtalyan kıyılarının eşsiz görselliği, dalga sesleri ve rüzgarın uğultusu, filmin anlatım dilinde adeta birer karaktere dönüşür. Komedi ve dram dengesini büyük bir ustalıkla kuran yapım, izleyiciyi bir yandan Mario’nun saflığına güldürürken, diğer yandan kelimelerin ağırlığı altında duygulandırır. Luis Bacalov’un Oscar ödüllü müzikleri ise hikâyenin melankolik ve lirik yapısını mükemmel bir şekilde destekler.
Edebiyatın, şiirin ve sanatın iyileştirici gücüne inanan herkes bu filmi mutlaka izlemelidir. İnsan ruhuna dokunan, naif ve derinlikli dram filmleri arayan izleyiciler için Il Postino vazgeçilmez bir eserdir. Ayrıca, Akdeniz atmosferini ve hayatın küçük detaylarındaki güzelliği keşfetmeyi seven, içinde hem tebessüm hem de gözyaşı barındıran komedi dram türündeki hikâyelerden hoşlananlar için idealdir.
Bu film, şiirin sadece kitaplarda değil, rüzgarda, deniz kıyısında ve bir insanın bakışında olduğunu anlatır. Büyük bir şair ile okuma yazması bile zayıf olan bir adamın kurduğu bağ, sınıfsal ve kültürel engellerin samimiyetle nasıl aşılabileceğini gösterir. Massimo Troisi’nin veda niteliğindeki performansı ve filmin sarsıcı finali, izleyicinin zihninde ve kalbinde uzun süre yankılanacak cinstendir.
Kelimelerin Gücü: Şiirin ve metaforların sıradan bir hayatı nasıl anlamlandırdığı.
Dostluk ve Ustalık-Çıraklık: İki farklı dünya arasındaki köprülerin sevgiyle kurulması.
Siyasi Bilinç ve Değişim: Sanatın bireyi toplumsal gerçekliklere karşı uyandırması.
Edebiyat ve hayatın kesiştiği Dead Poets Society (Ölü Ozanlar Derneği), ilham verici yönüyle bu filme benzer bir duruş sergiler. Ayrıca, İtalyan sinemasının samimiyetini ve çocuksu merakı işleyen Cinema Paradiso da bu yapımın ardından izlenebilecek en kaliteli dram filmleri arasındadır.
Filmin başrol oyuncusu Massimo Troisi, kalp ameliyatını çekimler bitene kadar ertelemiş ve çekimlerin tamamlanmasından sadece 12 saat sonra hayatını kaybetmiştir. Film, 1996 yılında 5 dalda Oscar’a aday gösterilmiş ve yabancı dilde bir film olmasına rağmen "En İyi Film" adaylığı kazanan nadir yapımlardan biri olmuştur. Senaryo, Antonio Skármeta'nın "Ardiente Paciencia" adlı romanından uyarlanmıştır.
Evet, Neruda 1952 yılında siyasi nedenlerle Şili'den ayrılmak zorunda kalmış ve bir süre İtalya'nın Capri adasında yaşamıştır.
Hayır, Mario karakteri ve şairle olan bu özel dostluk hikâyesi kurgusaldır; ancak o dönemdeki toplumsal yapıyı yansıtmak amacıyla romandan uyarlanmıştır.
Film orijinal olarak İtalyanca çekilmiştir, ancak Pablo Neruda karakteri ve bazı kısımlarda şairin Şilili kimliğine vurgu yapılır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...