
Tova Sullivan, yıllar önce oğlunun gizemli bir şekilde denizde kaybolmasıyla hayatının merkezine devasa bir boşluk yerleştirmiş, bu boşluğu ise gece vardiyasında çalıştığı akvaryumda temizlik yaparak doldurmaya çalışan bir kadındır. Rutin hayatı, akvaryumun en zeki ve en huysuz sakini olan dev Pasifik ahtapotu Marcellus ile tanışmasıyla tamamen değişir. Marcellus, insanların sandığından çok daha fazlasını anlayan, gözlemleyen ve hatta insan doğasının karmaşıklığını çözümleyebilen sıra dışı bir canlıdır.
Tova ve Marcellus arasında kelimelere dökülemeyen, ancak her iki tarafın da yalnızlığını şifalandıran sessiz bir dostluk başlar. Marcellus, Tova’nın geçmişindeki o karanlık günü aydınlatabilecek ipuçlarına sahiptir. Film, bir yandan yas sürecinin ağırlığını işlerken diğer yandan imkansız gibi görünen bir dostluğun, bir aileyi yeniden bir araya getirme gücünü destansı bir dille anlatıyor.
Filmin başrolünde, Tova Sullivan karakterine hayat veren usta oyuncu, karakterin vakur duruşu ile içindeki dinmeyen acıyı muazzam bir dengeyle izleyiciye aktarıyor. Tova'nın sakin ama kararlı yapısı, ekran başında her yaştan izleyicinin empati kurabileceği bir derinlik sunuyor.
Marcellus karakteri ise teknoloji ve sanatın harmanlandığı bir görsel şölen olarak karşımıza çıkıyor. Ahtapotun hareketleri ve "bakışları", bir hayvandan ziyade kadim bir ruhun yansıması gibi hissettiriyor. Yan kadroda yer alan genç yetenekler ise kasaba hayatının sıcaklığını ve Tova’nın geçmişiyle bağ kuran yeni karakterlerin dinamizmini başarıyla temsil ediyor.
Olağanüstü Akıllı Yaratıklar, temposu düşük ancak duygusal yoğunluğu oldukça yüksek bir yapım. Yönetmen koltuğundaki isim, Shelby Van Pelt'in dünyasını sinemaya aktarırken görselliği sadece bir araç olarak kullanmış; asıl odak noktası ise duyguların saf hali olmuş. Akvaryumun loş ışıkları altındaki sahneler, izleyiciyi hem klostrofobik bir hüzne hem de suyun altındaki o huzurlu sessizliğe davet ediyor. Film, bir "hayvan dostu" hikayesinden çok daha fazlası; kayıp, yaşlılık ve hayata tutunma çabası üzerine kurulmuş editoryal bir başyapıt niteliğinde.
Bu film, özellikle ruhunu dinlendirmek isteyen ve duygusal dram türünden hoşlanan izleyiciler için idealdir. Eğer bir kitabın sinemaya ne kadar sadık kalınarak uyarlanabileceğini görmek istiyorsanız, bu kitap uyarlaması tam size göre. Aynı zamanda aile bağlarını ve gizemli geçmişleri konu alan yapımları sevenler için de sıcak bir aile filmi alternatifi sunuyor.
Filmi benzerlerinden ayıran en büyük özellik, anlatıcısının bir ahtapot olması ve bu durumun hiçbir şekilde absürt kaçmamasıdır. Marcellus'un perspektifi, insan hayatının ne kadar kısa ama anlamlı olduğunu hatırlatan sarsıcı bir ayna görevi görüyor. Mucizelerin bazen en beklenmedik yerlerde, bir akvaryum camının arkasında bile bulunabileceğini kanıtladığı için mutlaka izlenmeli.
Yas ve Kabulleniş: Kaybedilen bir evladın ardından hayata devam etmenin zorluğu.
İletişim ve Dostluk: Türler arası bağın, bazen insan ilişkilerinden daha güçlü olabilmesi.
Sırlar ve Gerçekler: Yıllarca saklı kalmış bir gizemin, zeki bir canlı aracılığıyla gün yüzüne çıkması.
Yalnızlık: Yaşlılık döneminde hissedilen toplumsal ve bireysel izolasyon.
Eğer bu filmin atmosferini sevdiyseniz, bir ahtapotla kurulan bağı belgesel tadında anlatan Ahtapottan Öğrendiklerim yapımına göz atabilirsiniz. Ayrıca, yaşlılık ve dostluk temalarını ustalıkla işleyen The Straight Story veya gizemli bir aile geçmişini aralayan Manchester by the Sea gibi kaliteli filmler de listenizde olmalı.
Filmin çekimleri sırasında ahtapot sahneleri için gerçekçi bir CGI teknolojisinin yanı sıra, oyuncuların etkileşimini kolaylaştırmak adına fiziksel maketler de kullanıldı. Kitabın hayranları tarafından uzun süredir beklenen bu uyarlama, özellikle Tova'nın evindeki dekorasyon detaylarından Marcellus'un akvaryumdaki kaçış planlarına kadar pek çok sahneyi romana sadık kalarak resmediyor.
Evet, film Shelby Van Pelt'in dünya çapında çok satan "Remarkably Bright Creatures" isimli romanından sinemaya uyarlanmıştır.
Filmde Marcellus'un düşünceleri bir dış ses (anlatıcı) vasıtasıyla izleyiciye aktarılıyor, bu da onun iç dünyasını anlamamızı sağlıyor.
Hayır, her ne kadar bir ahtapotu merkezine alsa da, film daha çok yetişkinlere hitap eden derin temalara ve duygusal bir derinliğe sahiptir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...