

Robin Longstride

Marion Loxley

Sir Walter Loxley

William Marshal

Godfrey

Prince John

King Richard the Lionheart

Eleanor of Aquitaine

Friar Tuck

Sheriff of Nottingham
Robin Hood, alışılagelmiş "zenginden alıp fakire veren" neşeli hırsız imajını bir kenara bırakarak, hikâyeyi çok daha karanlık ve gerçekçi bir tarihsel zemine oturtuyor. Kral Richard’ın ordusunda görev yapan yetenekli okçu Robin Longstride, kralın Fransa’daki ölümü sonrası bir grup yoldaşıyla birlikte İngiltere’ye geri döner. Ancak döndüğü ülke, yolsuzlukla çürümüş, ağır vergiler altında ezilen ve iç savaşın eşiğine gelmiş bir yerdir.
Robin, ölmek üzere olan bir şövalyeye verdiği sözü tutmak için Nottingham’a gider ve burada dul kalan Lady Marion ile tanışır. Kendisini ölen şövalyenin yerine koyarak hem Marion’un topraklarını korumaya çalışır hem de yeni kralın beceriksiz yönetimine karşı halkın sesi olur. Fransız işgali tehdidi kapıya dayandığında, Robin sadece bir firari değil, İngiltere’yi birleştirecek bir lider haline gelmek zorundadır. Film, bir efsanenin doğuşunu siyasi entrikalar ve epik meydan savaşlarıyla harmanlayan bir aksiyon draması sunuyor.
Russell Crowe, Robin Hood rolünde Gladyatör’den aşina olduğumuz o vakur ve güçlü duruşunu sergiliyor; karakteri bir süper kahraman gibi değil, savaşın yorduğu bilge bir asker olarak canlandırıyor. Cate Blanchett, Lady Marion rolünde geleneksel "kurtarılmayı bekleyen prenses" kalıbını kırarak, toprağını ve insanlarını koruyan dirayetli bir kadın portresi çiziyor.
Kötü adam rollerinde ise Mark Strong, ihanet içindeki Godfrey karakteriyle filme tekinsiz bir gerilim katarken; Oscar Isaac, şımarık ve zalim Kral John rolünde unutulmaz bir performans sergiliyor. William Hurt ve Max von Sydow gibi usta isimlerin varlığı, filmin dramatik derinliğini ve editoryal kalitesini artıran unsurlar arasında yer alıyor.
Yönetmen Ridley Scott, bu yapımda efsaneyi mitolojik öğelerinden arındırıp ayakları yere basan bir tarih filmi atmosferine büründürüyor. Görsel dil, Scott’ın imzası haline gelen soluk renk paleti, çamurlu savaş alanları ve görkemli kale kuşatmalarıyla şekilleniyor. Filmin temposu, politik tartışmalarla büyük çaplı çarpışmalar arasında dengeli bir seyir izliyor. Özellikle filmin finalindeki sahil çıkarma sahnesi, Scott’ın epik sinema konusundaki dehasını bir kez daha kanıtlıyor. Masalsı bir Robin Hood bekleyenler için şaşırtıcı derecede ciddi ve gerçekçi bir anlatım sunuluyor.
Orta Çağ dönemini, kale kuşatmalarını ve siyasi stratejileri seven izleyiciler bu filmi mutlaka izlemeli. Eğer Kingdom of Heaven (Cennetin Krallığı) veya Braveheart (Cesur Yürek) gibi yapımlardan keyif alıyorsanız, bu macera dolu anlatım tam size göre olacaktır. Russell Crowe ve Ridley Scott ikilisinin epik iş birliğini özleyen her sinemasever için Robin Hood doyurucu bir seyirlik sunuyor.
Bu film, Robin Hood efsanesinin "neden" ve "nasıl" başladığına dair en mantıklı ve tarihsel olarak tutarlı teoriyi sunuyor. Magna Carta’nın temellerinin atıldığı bir dönemde bireysel özgürlüklerin önemini vurgulaması, filmi sadece bir okçuluk gösterisi olmaktan çıkarıp düşünsel bir boyuta taşıyor. Ridley Scott'ın teknik ustalığı ve muazzam prodüksiyon tasarımı, izleyiciyi 1200’lü yılların İngiltere’sine tamamen hapsediyor.
Adalet ve Özgürlük: Zorba bir yönetime karşı halkın haklarını arama mücadelesi.
Kimlik Arayışı: Bir askerin, babasının geçmişini keşfederek kendi kaderini tayin etmesi.
Sadakat ve İhanet: Taht kavgaları gölgesinde ülkeye duyulan bağlılık ve kişisel çıkarların çarpışması.
Birlik Olmak: İç tehditlere rağmen dış düşmana karşı birleşen bir ulusun hikâyesi.
Benzer bir tarihsel epik atmosfer arıyorsanız, Ridley Scott’ın bir diğer başyapıtı olan Kingdom of Heaven (Cennetin Krallığı) ilk tercihiniz olmalı. Ayrıca, daha çiğ ve sert bir Orta Çağ hikâyesi sunan The Last Duel (Son Düello) veya Mel Gibson imzalı klasik Braveheart (Cesur Yürek) bu türün meraklıları için ideal önerilerdir.
Filmin çekimleri sırasında Russell Crowe, okçuluk konusunda uzmanlaşmak için aylarca eğitim almış ve hedefleri gerçekten vurabilecek seviyeye gelmiştir. Başlangıçta senaryonun adı "Nottingham" idi ve hikâye, Şerif'in gözünden anlatılan bir dedektiflik hikâyesi olarak kurgulanmıştı; ancak Ridley Scott projeye dahil olunca hikâyeyi klasik bir köken anlatısına dönüştürdü. Nottingham köyü sahneleri için devasa ve gerçekçi setler inşa edilmiştir.
Robin Hood’un gerçekte yaşayıp yaşamadığı kesin olarak kanıtlanmamıştır; ancak 13. ve 14. yüzyıl İngiliz halk edebiyatında birçok farklı gerçek figürün birleşiminden oluştuğu düşünülmektedir.
Film, 12. yüzyılın sonu ve 13. yüzyılın başında, Kral Aslan Yürekli Richard’ın ölümü ve kardeşi John’un tahta geçiş sürecini kapsamaktadır.
Hayır, bu film Robin Hood efsanesinin başlangıcını anlatan bağımsız bir yapımdır; ancak yönetmen Ridley Scott hikâyeyi olası bir devam filmine açık kapı bırakarak sonlandırmıştır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...