

Robert 'Rocky' Balboa

Adrianna 'Adrian' Balboa

Paulie Pennino

George Washington Duke

Tommy 'Machine' Gunn

Robert 'Rocky' Balboa Jr.

Mickey Goldmill

Tony 'Duke' Evers

Jimmy

Karen
Ivan Drago ile yaptığı o meşhur ve yıkıcı maçın ardından Rocky, ciddi beyin hasarı aldığını öğrenir ve boksu bırakmak zorunda kalır. Ancak felaketler bununla sınırlı kalmaz; muhasebecisinin yaptığı yolsuzluklar yüzünden tüm servetini kaybeden Balboa ailesi, her şeyin başladığı yere, Philadelphia’nın fakir mahallesine geri döner. Rocky, artık fiziksel olarak ringe çıkamayacak olsa da, içindeki boks aşkını genç ve yetenekli bir boksör olan Tommy "Machine" Gunn’ı eğiterek dindirmeye çalışır.
Rocky, Tommy'yi kendi oğlu gibi benimseyip ona tüm sırlarını öğretirken, kendi öz oğlu Robert'ı ihmal etmeye başlar. Ancak profesyonel boks dünyasının acımasız menajerleri, Tommy'nin aklını parıltılı vaatlerle çeler. Tommy, ustasına ihanet ederek kirli dünyanın bir parçası haline gelir. Film, ringdeki bir maçtan ziyade, sokaklarda verilen bir onur mücadelesine ve bir babanın ailesini yeniden kazanma çabasına odaklanır. Finalde gerçekleşen sokak kavgası, serinin en alışılmadık ve sert anlarından biridir.
Sylvester Stallone, bu kez daha kırılgan, yaşlanmış ve hayal kırıklığına uğramış bir Rocky portresi çiziyor. Karakterin o eski naifliği ile fakirliğe geri dönmenin getirdiği hüzün arasındaki dengeyi başarıyla kuruyor. Filmde Rocky’nin oğlu Robert rolünde, Stallone’un gerçek hayattaki oğlu Sage Stallone yer alıyor. Baba-oğul arasındaki o samimi ama gerilimli ilişki, gerçeklik payıyla daha etkileyici bir hal alıyor.
Tommy Gunn rolünde gerçek bir ağır sıklet boksörü olan Tommy Morrison karşımıza çıkıyor; bu tercih, boks sahnelerinin teknik açıdan oldukça gerçekçi olmasını sağlıyor. Talia Shire (Adrian) ve Burt Young (Paulie), ailenin sarsılmaz direkleri olarak rollerini sürdürürken, Richard Gant canlandırdığı kurnaz menajer George Washington Duke karakteriyle (ünlü menajer Don King'e bir gönderme olarak) filmin ana antagonist yükünü sırtlıyor.
Serinin ilk filminin yönetmeni olan John G. Avildsen’in geri dönüşüyle çekilen Rocky 5, dördüncü filmin o renkli ve epik havasından uzaklaşıp köklere, yani Philadelphia’nın gri ve gerçekçi sokaklarına dönmeyi amaçlıyor. Diğer filmlerin aksine final maçının bir arenada değil, sokak ortasında gerçekleşmesi serinin hayranları arasında uzun süre tartışılsa da, filmin dramatik yapısı bir boksörün emeklilikten sonraki trajedisini anlatması bakımından değerlidir. Film, popüler kültürün parıltılı dünyasından ziyade, sadakat ve aile değerlerini ön plana çıkaran bir yapıya sahip.
Rocky serisinin tüm halkalarını tamamlamak isteyen sadık hayranlar için bu film bir zorunluluktur. Eğer bir başarı hikâyesinin sadece yükselişini değil, düşüşünü ve yeniden ayağa kalkma çabasını izlemekten keyif alıyorsanız Rocky 5 size hitap edecektir. Baba-oğul ilişkileri ve hayal kırıklıkları üzerine kurulu dramalardan hoşlanan izleyiciler, bu spor draması içinde kendilerinden bir parça bulabilirler.
Bu filmi izlemek için en önemli neden, Rocky Balboa’nın insani yönünü, zayıflıklarını ve bir baba olarak yaptığı hataları görmektir. Serinin diğer filmlerinde bir "süper kahraman" gibi sunulan Rocky, burada sıradan bir adamın hayatta kalma mücadelesini verir. Ayrıca gerçek bir boksör olan Tommy Morrison’ın dövüş sahnelerindeki hızı ve gücü, boks meraklıları için seyir zevki sunar. Mickey’nin (Burgess Meredith) flashback sahneleriyle geri dönmesi ise serinin duygusal bağını güçlendiren harika bir detaydır.
İhanet ve Sadakat: Usta-çırak ilişkisinin para ve şöhret karşısında nasıl sınandığı.
Baba-Oğul İlişkisi: Dışarıdaki başarıların peşinde koşarken evdeki en değerli varlığı (evladını) ihmal etmenin bedeli.
Köklerine Dönüş: Maddi varlıklar gitse de, karakterin ve onurun baki kalması.
Bir sporcunun çöküşünü ve geri dönüşünü anlatan hikâyeleri sevdiyseniz, The Wrestler (Şampiyon) veya daha modern bir usta-çırak çatışması için Whiplash (farklı bir disiplin olsa da) ilginizi çekebilir. Benzer bir mahalle kültürü ve boks anlatısı için The Fighter (Dövüşçü) harika bir alternatiftir. Ayrıca Rocky’nin yaşlılık dönemini çok daha başarılı bir şekilde işleyen Rocky Balboa (2006) filmini mutlaka izlemelisiniz.
Sylvester Stallone, başlangıçta filmin sonunda Rocky'nin ölmesini planlamış, ancak stüdyo ve hayranların tepkisinden çekinerek son anda senaryoyu değiştirmiştir.
Tommy Gunn'ı canlandıran Tommy Morrison, gerçek hayatta da başarılı bir ağır sıklet boksörüydü ve George Foreman gibi efsaneleri yenerek dünya şampiyonu olmuştur.
Filmdeki George Washington Duke karakteri, o dönem boks dünyasının en güçlü ve tartışmalı figürü olan Don King'in birebir karikatürize edilmiş halidir.
Ivan Drago ile yaptığı o sert maçta aldığı çok sayıda ağır darbe, tıp dilinde "cavum septum pellucidum" denilen duruma ve genel beyin travmasına yol açmış, bu da doktorların ona ring yasağı koymasına neden olmuştur.
Robert, babasının tüm vaktini ve ilgisini kendisi yerine Tommy'ye ayırmasından, kendisini Philadelphia'nın zorlu okul ortamında yalnız bırakmasından dolayı derin bir kırgınlık yaşamaktadır.
Çekimler sırasında oyuncular koreografiye sadık kalsalar da, finaldeki sokak kavgası sahneleri oldukça sert geçmiştir; Tommy Morrison’ın yumruklarının hızı ve Stallone’un fiziksel performansı sahneye büyük bir çiğ gerçeklik katmıştır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...