

Salim

Nihal

-

-

-

Muhtar

-

Sacit

Cide Commander

-
Serinin ikinci filmi, "Azrail'in emekli edemediği adam" Salim’in (Burçin Bildik) trajikomik hikâyesini tam gaz sürdürüyor. İlk filmde bir cenazeyi memleketine götürmeye çalışırken başına gelmeyen kalmayan Salim, bu kez yanına aldığı yol arkadaşı Nihal (Ezgi Asaroğlu) ile birlikte yeni bir kabusun içine düşer.
Nihal’in annesinin intikam peşindeki bir çete tarafından kaçırılmasıyla olaylar kontrolden çıkar. Salim, yine o kendine has saflığıyla olayları çözmeye çalışırken, her adımda istemeden de olsa arkasında bir ceset yığını bırakmaya devam eder. Kastamonu’nun yollarından orman derinliklerine uzanan bu kaçış öyküsünde; seri katiller, beceriksiz korumalar ve her seferinde yanlış anlaşılan Salim, izleyiciyi absürt olaylar silsilesiyle baş başa bırakıyor. Film, "korkunun ecele faydası yok ama kahkahaya çok faydası var" dedirten bir yapıya sahip.
Filmin başarısının en büyük mimarı, Salim karakterini bir fenomene dönüştüren Burçin Bildik. Bildik, karakterin o şaşkın, masum ama bir o kadar da bahtsız halini mükemmel bir zamanlamayla canlandırıyor. İlk filmdeki Fulya Zenginer'in yerine kadroya dahil olan Ezgi Asaroğlu, hikâyeye yeni bir soluk ve dinamizm katıyor. Filmin asıl renkli kısmını ise yan karakterler oluşturuyor; Murat Akkoyunlu, Hüseyin Avni Danyal, Metin Yıldız ve Nazlı Tosunoğlu gibi isimler, Türk sinemasının absürt komedi damarını sonuna kadar besliyorlar.
Yönetmen ve senarist Ersoy Güler, ilk filmdeki "kara komedi" ve "slapstick" (fiziksel komedi) dengesini bu filmde daha da uç noktalara taşımış. Sağ Salim 2: Sil Baştan, mantık aramaktan ziyade olayların absürtlüğüne odaklanan izleyiciler için tam bir eğlence paketi. Film, yer yer "Splatter" (kanlı komedi) türüne göz kırpsa da, bunu Türk usulü bir mizahla harmanlayarak izleyiciyi irite etmeden güldürmeyi başarıyor. Kastamonu'nun doğal güzellikleri ile karakterlerin başına gelen felaketler arasındaki tezat, filmin görsel dilini güçlendiriyor.
Absürt komedi tarzını seven, "bu kadar da olmaz" dedirten olaylara gülmekten hoşlanan ve Türk sinemasındaki yol filmlerine ilgi duyanlar için bu film biçilmiş kaftan. Eğer ilk filmi izleyip sevdiyseniz, bu devam filmi size aynı atmosferin daha fazlasını sunacaktır. Komedi ve macera türünün sınırlarını zorlayan, kafa dağıtmak ve günlük stresten uzaklaşmak isteyen izleyiciler için ideal bir tercih.
Bu film, Türk komedi sinemasındaki "saf kahraman" tiplemesini çok farklı bir yere taşıyor. Salim’in hiçbir suçu yokken dünyanın en tehlikeli adamıymış gibi görünmesi ve içine düştüğü paradokslar izlemesi son derece keyifli. Filmin temposu bir an olsun düşmüyor; aksiyon ve kahkaha el ele ilerliyor. Ayrıca, filmdeki şiveli konuşmalar ve yöresel tiplemeler, hikâyeye Anadolu’nun samimi ama bir o kadar da tuhaf bir rengini katıyor.
Bahtsızlık ve Kader: İnsanın ne yaparsa yapsın talihinden kaçamaması.
Yanlış Anlaşılmalar: Masumiyetin, olayların gidişatı yüzünden suçluluk gibi görünmesi.
Zoraki Kahramanlık: Korkak bir adamın, sevdikleri için (istemeden de olsa) tehlikenin içine atılması.
Absürt Adalet: Suçluların kendi beceriksizlikleri ya da tesadüfler sonucu cezalandırılması.
Bu tarz absürt yol komedilerini sevdiyseniz, yine bir yolculuk ve şanssızlık hikâyesi olan Çakallarla Dans serisine, Geniş Aile: Yapıştır filmine veya kara komedi unsurları taşıyan Ölümlü Dünya'ya göz atabilirsiniz. Dünya sinemasından ise benzer bir talihsizlik temasını işleyen Tucker & Dale vs. Evil (Korku ve komedi karışımı olarak) ilginizi çekebilir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...