

Desmond T. Doss

Captain Glover

Sgt Howell

Dorothy Schuttle

Smitty Ryker

Tom Doss

Bertha Doss

Lieutenant Manville

Colonel Stelzer

Andy 'Ghoul' Walker
Desmond Doss, inançları gereği şiddete ve adam öldürmeye kesinlikle karşı olan vicdani retçi bir gençtir. Ancak İkinci Dünya Savaşı patlak verdiğinde, ülkesine hizmet etmekten geri durmak istemez. Orduya katılarak cepheye gitmeyi kabul eder, fakat bir şartı vardır: Asla silah taşımayacak ve kimseyi öldürmeyecektir. Bu kararı, eğitim kampındaki komutanları ve silah arkadaşları tarafından korkaklık olarak nitelendirilir ve Doss ağır baskılara, hatta şiddete maruz kalır.
Tüm engellere rağmen tıbbi personel olarak cepheye gitmeyi başaran Doss, kendisini Okinawa Muharebesi’nin en dehşet verici noktası olan Maeda Escarpment (Hacksaw Ridge) kayalıklarında bulur. Japon kuvvetlerinin amansız saldırısı altında müttefik birlikleri geri çekilmek zorunda kaldığında, Doss tek başına geride kalarak ateş hattındaki yaralıları kurtarmaya karar verir. Hiçbir savunma silahı olmadan, sadece inancı ve cesaretiyle hareket eden bu genç adam, savaş tarihinin en büyük kahramanlık destanlarından birine imza atacaktır.
Andrew Garfield, Desmond Doss rolünde sergilediği performansla karakterin içsel dinginliğini, inancına olan sarsılmaz bağlılığını ve fiziksel dayanıklılığını muazzam bir derinlikle yansıtıyor. Garfield, karakterin kırılgan görünen yapısının altındaki çelik gibi iradeyi izleyiciye geçirmeyi başararak kariyerinin en iyi işlerinden birine imza atıyor.
Vince Vaughn, sert ama disiplinli Çavuş Howell rolünde alışılagelmiş komedi imajının dışına çıkarak şaşırtıcı bir dramatik performans sunuyor. Sam Worthington, Doss’un kararlılığını sorgulayan Yüzbaşı Glover rolüyle hikayeye güç katarken; Hugo Weaving, Doss’un savaş travması yaşayan babası Tom Doss karakteriyle aile içindeki trajik dokuyu ustalıkla işliyor. Teresa Palmer ise Desmond’ın motivasyon kaynağı olan eşi Dorothy rolünde duygusal dengeyi sağlıyor.
Yönetmen Mel Gibson, on yıllık bir aradan sonra bu yapımla sinemaya görkemli bir dönüş yapıyor. Gibson, savaşın vahşetini ve kaosu betimlerken hiçbir detaydan kaçınmıyor; bu da filmin ikinci yarısını son derece çarpıcı ve gerçekçi bir aksiyon filmi deneyimine dönüştürüyor. Ancak Hacksaw Ridge’i sıradan bir savaş filminden ayıran asıl güç, pasifist bir duruşun en şiddetli ortamda bile nasıl devleşebileceğini göstermesidir. Filmin kurgusu ve ses tasarımı, izleyiciyi adeta o cehennem vari kayalıklara hapsederek yüksek bir gerilim filmleri atmosferi yaratıyor.
Gerçek hayat hikayelerine dayanan destansı yapımları sevenler ve savaşın psikolojik boyutuna ilgi duyanlar bu filmi kesinlikle kaçırmamalı. Eğer karakterin etik değerleri ile dış dünyanın acımasız gerçekleri arasındaki çatışmayı konu alan güçlü dramalardan keyif alıyorsanız, Hacksaw Ridge sizin için unutulmaz bir deneyim olacaktır. İnanç, cesaret ve insanlık onuru üzerine derin bir macera filmleri anlatısı arayanlar için de ilk tercihlerden biri olmalı.
Bu film, kahramanlığın sadece yok etmekle değil, yaşatmakla da ilgili olduğunu kanıtlayan en güçlü sinematik örneklerden biridir. Mel Gibson’ın ustalıklı yönetimiyle çekilen savaş sekansları, türün en gerçekçi sahneleri arasında gösteriliyor. Desmond Doss’un "Bir tanesini daha kurtarmama yardım et" yakarışıyla sergilediği insanüstü çaba, izleyiciyi hem ağlatan hem de ilham veren nadir duygusal anlar barındırıyor.
İnanç ve İrade: Toplumsal baskıya rağmen kişisel etik değerlerden ve dini inançlardan taviz vermeme.
Pasifist Kahramanlık: Şiddet dolu bir dünyada, silah kullanmadan kahraman olunabileceği gerçeği.
Savaş Travması: Savaşın sadece cephede değil, aile içinde ve sivil hayatta bıraktığı kalıcı hasarlar.
Fedakarlık: Kendi canını hiçe sayarak başkalarının hayatını kurtarma içgüdüsü.
Savaşın kaosu ve bireysel kahramanlık temalarını sevdiyseniz, Steven Spielberg imzalı Er Ryan'ı Kurtarmak veya Sam Mendes’in tek çekim tekniğiyle hayran bırakan 1917 filmlerine göz atabilirsiniz. Ayrıca, inanç ve kişisel direniş odağındaki hikayeler için Unbroken (Boyun Eğmez), benzer bir suç filmleri ciddiyetinde dramatik bir derinlik sunacaktır.
Desmond Doss, İkinci Dünya Savaşı’nda eline silah almayı reddederek Onur Madalyası (Medal of Honor) kazanan ilk vicdani retçidir. Filmde gösterilenlerin çoğu gerçek olsa da, yönetmen Mel Gibson, Doss’un gerçek hayatta yaptıklarının bazılarının "izleyiciye inanılmaz geleceği" düşüncesiyle senaryoya dahil edilmediğini belirtmiştir. Çekimler Avustralya’da gerçekleştirilmiş ve savaş sahnelerindeki gerçekçilik için pratik efektlere büyük ağırlık verilmiştir.
Doss, Yedinci Gün Adventist Kilisesi’ne mensup dindar bir Hristiyan’dır ve "öldürmeyeceksin" emrine sadık kalarak, her türlü şiddeti reddetmeyi kendine ilke edinmiştir.
Orijinal adı Maeda Escarpment olan bölge, Okinawa’da bulunan yaklaşık 120 metre yüksekliğinde dik bir uçurumdur; Japon ordusunun stratejik savunma hattının merkezidir.
Mel Gibson, savaşın çirkinliğini ve vahşetini göstermek için tarihi belgelere sadık kalmıştır; sahneler Doss'un o gün yaşadığı kaotik ve dehşet dolu ortamı birebir hissettirmek üzere tasarlanmıştır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...