

Joan Burrows

Olympia

Paul

Bishop

Delgardo
Sandra

Teenage Joan

Susie

Jeff

Melvin
İz 3D (Scar), Ovid kasabasında yaşayanların hafızasından silinmeyen korkunç bir trajedinin gölgesinde başlıyor. On altı yıl önce, kasabanın cenaze levazımatçısı Ernie Bishop, gençleri morgun soğuk bodrumuna hapsederek onlara tarif edilemez işkenceler yapmıştı. Bishop'un en sarsıcı yöntemi, kurbanlarına çektikleri acıyı ve vücutlarındaki yıkımı bir ayna aracılığıyla izletmesiydi. Bu cehennemden sağ kurtulmayı başaran tek kişi olan Joan Burrows, Bishop’u öldürerek kasabayı terk etmiş ve Denver’da kendine yeni bir gelecek kurmuştur.
Yıllar sonra Joan, yeğeni Olympia'nın lise mezuniyeti için doğduğu topraklara geri döner. Ancak onun gelişiyle birlikte kasabada gençlerin yeniden kaybolmaya başlaması, eski yaraları kanatır. Cinayetlerin işleniş biçimi ve kurbanların maruz kaldığı yöntemler, akıllara tek bir soruyu getirir: Bishop geri mi döndü, yoksa yeni bir taklitçi mi dehşet saçıyor? Şüphe okları, geçmişin travmasını atlatamadığı düşünülen Joan'ın üzerinde toplanırken, yeğeni Olympia’nın da ortadan kaybolması olayları geri dönülemez bir noktaya taşır. Joan, hem kendi masumiyetini kanıtlamak hem de sevdiklerini kurtarmak için zamana karşı karanlık bir yarışa girer.
Filmin başrolünde, Joan Burrows karakterine hayat veren Angela Bettis yer alıyor. Bettis, geçmişin yükünü omuzlarında taşıyan, kırılgan ama hayatta kalma içgüdüsü güçlü bir kadının psikolojisini muazzam bir derinlikle yansıtıyor. Korku sinemasının sevilen yüzlerinden biri olan Bettis, karakterin yaşadığı paranoyayı izleyiciye geçirmekte oldukça başarılı.
Yeğen Olympia rolünde Brittany Allen, gençliğin enerjisi ile kapana kısılmışlık hissini dengeli bir performansla sunuyor. Filmin karanlık figürü Ernie Bishop karakterinde ise Ben Cotton, kısa sahnelerinde bile tüyler ürpertici bir soğukkanlılık sergiliyor. Oyuncu kadrosu, bir kasabanın kolektif korkusunu ve bireysel trajedileri etkileyici bir dille beyaz perdeye taşıyarak filmin gerilim dozunu sürekli yukarıda tutuyor.
Yönetmen Jed Weintrob, İz 3D ile "slasher" türünün sert örneklerinden birine imza atıyor. Film, adından da anlaşılacağı üzere çekildiği dönemin teknolojisini kullanarak derinlik algısını ve görsel dehşeti ön plana çıkarıyor. Ancak yapımın asıl gücü, sadece kanlı sahnelerinden değil, Joan karakterinin içsel hesaplaşmalarından geliyor. Görüntü yönetimi, morgun ve bodrum katlarının klostrofobik atmosferini başarıyla yansıtırken, "ayna" metaforu üzerinden izleyiciye rahatsız edici bir seyir deneyimi sunuyor. Editoryal bir bakışla, yapım sadece fiziksel değil, kalıcı psikolojik izlerin (scar) hikâyesini anlatıyor.
Bu yapım, özellikle "hayatta kalan kız" (final girl) temalı hikâyeleri ve psikopat bir katilin izini süren korku filmi örneklerini seven izleyiciler için biçilmiş kaftan. Slasher türünün grafiksel anlatımından çekinmeyen ve bir kasaba gizemini çözmeye çalışan gerilim tutkunları bu filme şans verebilir. Eğer geçmişten gelen bir lanetin günümüzü nasıl mahvettiğini konu alan karanlık bir macera arıyorsanız, İz 3D beklentilerinizi karşılayacaktır.
İz 3D'yi izlemek için en büyük neden, Angela Bettis'in etkileyici oyunculuğu ve filmin alışılagelmiş korku kalıplarını sarsıcı bir "izleme/izletme" temasıyla birleştirmesidir. Katilin kurbanlarına ayna tutarak kendi acılarına tanık etmesi, izleyiciyi de ahlaki bir sorgulamanın içine çekiyor. Ayrıca, kasaba halkının bir kurbana karşı nasıl hızlıca cellada dönüşebileceğini gösteren toplumsal alt metni, yapımı türdaşları arasında farklı kılıyor.
Travma ve İyileşme: Geçmişte yaşanan dehşetin insan ruhunda bıraktığı silinmez izler.
Bakış ve Röntgencilik: Acının bir ayna vasıtasıyla kurbana dayatılmasının yarattığı psikolojik yıkım.
Önyargı ve Suçlama: Bir toplumun günah keçisi ilan etme konusundaki hızı ve acımasızlığı.
İntikam ve Adalet: Eski bir hesabın kapanmadığının anlaşılmasıyla başlayan yeni bir hayatta kalma mücadelesi.
Eğer bir seri katilin yarattığı kasaba dehşetini sevdiyseniz, türün kült örneklerinden My Bloody Valentine veya I Know What You Did Last Summer (Geçen Yaz Ne Yaptığını Biliyorum) filmlerini izleyebilirsiniz. Ayrıca, psikolojik derinliğiyle ön plana çıkan May, başrol oyuncusu Angela Bettis'in performansını daha yakından görmek isteyenler için bu korku kategorisinde benzer bir alternatif olabilir.
Film, çekildiği dönemde yüksek çözünürlüklü dijital 3D teknolojisiyle çekilen ilk slasher filmlerinden biri olma özelliğini taşımaktadır.
Başrol oyuncusu Angela Bettis, bağımsız korku sinemasındaki başarısı nedeniyle yönetmen Jed Weintrob tarafından bizzat bu rol için seçilmiştir.
Filmdeki işkence sahnelerinin tasarımı, izleyici üzerinde gerçekçi bir rahatsızlık yaratmak amacıyla tıbbi ve psikolojik veriler ışığında kurgulanmıştır.
Joan, Bishop'u öldürdüğünden emindir ancak kasabadaki yeni cinayetler, ya Bishop'un hayatta olduğunu ya da onun mirasını devralan korkunç bir taklitçinin varlığını işaret etmektedir.
Evet, slasher türünün doğası gereği filmde görsel olarak sarsıcı, sert ve kanlı şiddet sahneleri mevcuttur; bu nedenle hassas izleyiciler için uygun olmayabilir.
3D teknolojisi, özellikle işkence sahnelerinde ve klostrofobik mekanlarda izleyiciyi olayın içine daha fazla çekmek ve derinlik algısını artırmak amacıyla kullanılmıştır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...