

Dina

Drakan

Nicodemus

Melussina

Master of Arms

Dama Lizea

Rosa

Master Maunus

Mrs. Petri

Davin
Dina, annesinden kendisine miras kalan ama aslında hiç istemediği doğaüstü bir yeteneğe sahiptir: İnsanların gözlerinin içine baktığında, onların ruhlarındaki en derin sırları, pişmanlıkları ve utançları görebilmektedir. Bu yetenek, onun toplum tarafından dışlanmasına ve korkulmasına neden olur.
Krallığın taht varisi, kendi ailesini vahşice katletmekle suçlandığında, bu korkunç cinayetlerin arkasındaki gerçeği ortaya çıkarabilecek tek kişi Dina'dır. Ancak gerçeği arama yolculuğu, onu beklediğinden çok daha büyük bir komplonun içine çeker. Dina, sadece adaleti aramakla kalmaz; ejderhaların, büyücülerin ve güç hırsıyla gözü dönmüş asillerin olduğu tehlikeli bir iktidar savaşının ortasında kendi hayatını da kurtarmaya çalışır. Cesaretin sadece kılıçla değil, gerçekleri söyleyebilme gücüyle ölçüldüğü bu fantastik dünyada, küçük bir kızın omuzlarındaki yük krallığın kaderini belirleyecektir.
Filmin başrolünde genç yetenek Rebecca Emilie Sattrup (Dina), karakterinin hem kırılganlığını hem de içsel gücünü muazzam bir şekilde yansıtıyor. Dina'nın annesi rolünde izlediğimiz Maria Bonnevie, yeteneğinin getirdiği ağırlığı ve annelik içgüdüsünü başarıyla harmanlıyor.
Kadronun en dikkat çeken isimlerinden biri olan Jakob Oftebro, tahtın haksız yere suçlanan varisi karakterinde güçlü bir performans sergilerken, Peter Plaugborg ise filmin karanlık ve tehditkar atmosferini pekiştiren antagonist rolünde devleşiyor. Danimarka sinemasının bu kaliteli oyuncu kadrosu, hikayeye editoryal bir derinlik ve ciddiyet kazandırarak filmi sıradan bir çocuk masalı olmaktan çıkarıp epik bir dram seviyesine taşıyor.
Kenneth Kainz tarafından yönetilen film, Lene Kaaberbøl’un popüler roman serisinden sinemaya uyarlanmıştır. "Danimarka’nın Game of Thrones’u" olarak nitelendirilen yapım, kuzeyin soğuk ve puslu doğasını sinematografik bir şölene dönüştürüyor. Görsel efektler, özellikle ejderha sahneleri ve mistik öğeler, bütçesinin çok üzerinde bir kalite sunuyor. Senaryo, dürüstlük ve utanç kavramlarını fantastik bir evrende sorgularken temposunu bir an bile düşürmüyor.
Yüzüklerin Efendisi veya Harry Potter gibi fantastik dünyalara ilgi duyanlar için bu film harika bir keşif olacaktır. İskandinav mitolojisinin o kendine has, biraz daha sert ve gerçekçi dokusunu sevenler, gizemli ve sürükleyici bir macera arayan yetişkinler ve gençler bu yapımı mutlaka izlemeli. Ayrıca, güçlü bir kadın kahramanın büyüme hikayesini izlemek isteyenler için de ilham verici bir tercih.
Film, gerçeği görmenin ve dürüst kalmanın çoğu zaman en zor ama en gerekli erdem olduğunu çok özgün bir metaforla anlatıyor. Hollywood dışı fantastik sinemanın ne kadar başarılı olabileceğini kanıtlayan yapım; hem görsel dünyasıyla hem de karakterlerin psikolojik derinliğiyle benzerlerinden ayrılıyor. Ejderha tasarımları ve orta çağ atmosferi o kadar başarılı ki, kendinizi bir anda o krallığın içinde buluyorsunuz.
Dürüstlük ve Utanç: İnsanın kendi geçmişiyle ve hatalarıyla yüzleşmesinin ağırlığı.
Miras Kalan Güç: İstenmeyen yeteneklerin birer sorumluluğa ve silaha dönüşmesi.
Adalet Arayışı: Siyasi komploların ortasında saf gerçeğin peşinden gitmek.
Cesaret: Korkuya rağmen geri adım atmamanın ve kendine inanmanın önemi.
Bu filmin fantastik ve mistik havasını sevdiyseniz, yine bir genç kızın karanlık masallarla dolu dünyasını anlatan Pan'ın Labirenti (Pan's Labyrinth) veya epik bir yolculuğu konu alan Eragon filmlerini izleyebilirsiniz. Ayrıca İskandinav sinemasının fantastik dokusunu taşıyan Valhalla da benzer bir seyir keyfi sunacaktır.
Film, Danimarka'nın en prestijli sinema ödülleri olan Robert Ödülleri'nde birçok dalda aday gösterilmiş ve teknik başarısıyla ödüller kazanmıştır.
Filmdeki ejderha sahneleri için çekimler Çek Cumhuriyeti'nde yapılmış ve Avrupa'nın en iyi görsel efekt ekiplerinden biriyle çalışılmıştır.
Lene Kaaberbøl’un "Skammerens Datter" serisi, pek çok dilde çok satanlar listesine girmiş bir edebiyat serisidir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...