Oscar
Akademi Ödülleri (Oscar)


Mark Zuckerberg

Eduardo Saverin

Cameron Winklevoss / Tyler Winklevoss

Tyler Winklevoss (Body Double)

Sean Parker

Divya Narendra

Christy Ling

Marylin Delpy

Sy

Gage
2003 yılının bir sonbahar gecesinde, Harvard Üniversitesi öğrencisi ve bilgisayar dehası Mark Zuckerberg, sevgilisi tarafından terk edilmenin verdiği hırsla bilgisayarının başına oturur. Yalnızca birkaç saat içinde kodladığı "Facemash" sitesi, kampüsün tüm sistemini çökertir ve Mark’ı bir gecede okulun en çok konuşulan ismi yapar. Ancak bu küçük çaplı kaos, aslında dijital bir devrimin ve sosyal medyanın geleceğini şekillendirecek olan Facebook'un doğum sancılarıdır.
Mark, sınıf arkadaşları olan Winklevoss ikizlerinin fikrinden ilham alarak geliştirdiği bu platformu, en yakın arkadaşı Eduardo Saverin’in maddi desteğiyle devasa bir ağa dönüştürür. Harvard yurt odasında başlayan bu girişim, Silikon Vadisi’nin parıltılı dünyasına uzanırken; dostluklar, telif hakları ve milyarlarca dolarlık davalarla dolu bir hukuk savaşına evrilir. Film, başarının zirvesine çıkarken kaybedilen güveni ve "500 milyon arkadaş edinmek için birkaç düşman edinmeniz gerekir" mottosunun perde arkasını etkileyici bir tempoyla işler.
Jesse Eisenberg, Mark Zuckerberg rolünde kariyerinin en ikonik performansını sergiliyor; karakterin hızlı konuşma tarzını, sosyal beceriksizliğini ve entelektüel kibrini kusursuz bir dengeyle yansıtıyor. Eduardo Saverin rolündeki Andrew Garfield, filmin duygusal merkezini oluştururken, karakterinin yaşadığı ihaneti ve hayal kırıklığını izleyiciye en saf haliyle hissettirmeyi başarıyor.
Napster’ın kurucusu Sean Parker’a hayat veren Justin Timberlake, manipülatif ve karizmatik bir vizyoner portresi çizerek hikayeye farklı bir enerji katıyor. Ayrıca Armie Hammer, Winklevoss ikizlerinin her ikisini de canlandırarak fiziksel ve teknik açıdan takdire şayan bir iş çıkarırken, Rooney Mara çok kısa süren rolünde bile hikayenin fitilini ateşleyen kilit bir performans sergiliyor.
Yönetmen David Fincher ve senarist Aaron Sorkin’in bir araya gelmesi, bu yapımı sadece bir teknoloji filmi olmaktan çıkarıp modern bir klasiğe dönüştürüyor. Sorkin’in tıkır tıkır işleyen, adeta mermi gibi hızlı diyalogları, Fincher’ın soğuk ama kusursuz görsel estetiğiyle birleşince ortaya yüksek tempolu bir dram çıkıyor. Trent Reznor ve Atticus Ross’un hazırladığı, gerilimi her daim taze tutan elektronik müzikler ise filmin zamansız atmosferini tamamlayan en önemli unsurlardan biri.
Girişimcilik dünyasına ilgi duyan, bir fikrin nasıl ticarileştiğini ve küreselleştiğini merak eden herkes bu filmi mutlaka izlemeli. Eğer diyalogların ön planda olduğu, zekice kurgulanmış ve biyografi türünün en iyi örneklerinden birini arıyorsanız The Social Network sizin için ideal. Aynı zamanda modern dünyanın nasıl bu hale geldiğini anlamak isteyenler için de bu hırslı yapıdaki hikaye oldukça sürükleyici olacaktır.
Bu film, sadece bir web sitesinin kuruluşunu değil, insan doğasındaki temel duyguları; hırsı, yalnızlığı ve onaylanma ihtiyacını anlatıyor. Klasik bir kahramanlık hikayesi yerine, ana karakterin etik açıdan gri bölgelerde dolaşması filmi çok daha gerçekçi ve tartışmaya açık kılıyor. Teknoloji tarihinin en büyük hukuk savaşlarından birini, bir Shakespeare trajedisi derinliğinde izlemek için bu platform filmi eşsiz bir fırsat sunuyor.
Fikri Mülkiyet ve Hakikat: Bir fikrin gerçek sahibinin kim olduğu ve icraatın fikirden üstün olup olmadığı tartışması.
Sosyal Yalıtılmışlık: Milyonlarca insanı birbirine bağlayan bir platformun kurucusunun yaşadığı derin bireysel yalnızlık.
Sadakat ve İhanet: Eduardo ve Mark arasındaki dostluğun, para ve başarı uğruna nasıl parçalandığı.
Sınıf Farklılıkları: Harvard’ın köklü elit aileleri ile zekasıyla sınıf atlamaya çalışan yeni nesil teknoloji dehaları arasındaki çatışma.
Eğer bu tarzdaki "yükseliş ve bedel" hikayelerini seviyorsanız, Apple'ın kurucusunu anlatan Steve Jobs filmi tam size göre. Finans dünyasının karanlık ve hızlı yüzüne bakmak isterseniz The Big Short (Büyük Açık) veya bir diğer modern hırs öyküsü olan The Wolf of Wall Street (Para Avcısı) bu yapımın bıraktığı tadı devam ettirecek seçenekler arasındadır.
Filmin senaristi Aaron Sorkin, Facebook'un kurucularıyla görüşmeden, sadece dava kayıtları ve Ben Mezrich’in kitabından yola çıkarak senaryoyu yazmıştır.
Mark Zuckerberg gerçek hayatta filmin kostüm tasarımını "gri tişörtler ve kapüşonlular" açısından çok gerçekçi bulduğunu söylemiştir.
Açılış sahnesi olan barda geçen konuşma bölümü, mükemmel ritmi yakalamak için tam 99 kez tekrar çekilmiştir.
Film gerçek olaylara ve dava dosyalarına dayansa da, Aaron Sorkin bazı diyalogları ve karakter çatışmalarını dramatik etkiyi artırmak amacıyla kurgulamıştır.
Zuckerberg filmi izlediğini ve filmdeki giyim tarzının doğruluğuna şaşırdığını ancak motivasyonlarının (kız arkadaş bulma isteği gibi) gerçeği yansıtmadığını belirtmiştir.
Gerçek hayatta Eduardo Saverin, Facebook üzerindeki hakları için açtığı davayı kazanmış, adı kurucu ortak olarak iade edilmiş ve şirketteki payı sayesinde dünyanın en zengin isimlerinden biri olmuştur.
Akademi Ödülleri (Oscar)
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...