

Nikita Khrushchev

Lavrenti Beria

Georgy Malenkov

Field Marshal Zhukov

Vyacheslav Molotov

Vasily Stalin

Svetlana Stalin

Lazar Kaganovich

Anastas Mikoyan

Nicolai Bulganin
1953 yılının Moskova’sında, demir yumruklu lider Josef Stalin aniden yere yığılır. Ancak bu devasa ölüm, beraberinde yas değil; Kremlin’in koridorlarında yankılanan panik dolu bir güç savaşını getirir. Stalin’in en yakın çevresindeki bakanlar ve generaller, bir yandan cenaze törenini organize etmeye çalışırken, diğer yandan birbirlerini saf dışı bırakıp liderlik koltuğuna oturmak için akla hayale gelmeyecek entrikalara girişirler.
Yönetmen Armando Iannucci, Sovyetler Birliği’nin en karanlık dönemlerinden birini, absürt bir bürokrasi ve korku iklimi üzerinden anlatıyor. Kimin kimi infaz edeceği, hangi ismin tarihten silineceği saniyeler içinde değişirken, devletin zirvesindeki bu trajikomik debelenme izleyiciyi hem dehşete düşürüyor hem de güldürüyor. Komedi filmleri arasında siyasi hiciv gücüyle ayrılan yapım, tiranlığın sonrasındaki o tekinsiz boşluğu tüm çıplaklığıyla sergiliyor.
Filmin başarısının en büyük anahtarı, her biri karakterini karikatürize etmeden ama tüm absürtlüğüyle yansıtan dev kadrosudur. Steve Buscemi, kurnaz ve pragmatik Nikita Khrushchev rolünde kariyerinin en iyi performanslarından birini sergiliyor. Simon Russell Beale ise, dönemin en korkulan figürü Lavrenti Beria olarak ekranda tam anlamıyla buz gibi bir rüzgar estiriyor.
Jason Isaacs, madalyalarla dolu göğsü ve sert tavırlarıyla General Zhukov rolünde filmin mizah dozunu zirveye taşırken, Jeffrey Tambor beceriksiz ve şaşkın Georgy Malenkov karakteriyle iktidar hırsının ne kadar gülünç olabileceğini gösteriyor. Kadrodaki bu yetenekli isimler, korku ve kahkaha arasındaki o bıçak sırtı dengeyi muazzam bir uyumla koruyor.
Armando Iannucci, tarihin en kanlı dönemlerinden birini bir "palyaço gösterisine" çevirirken aslında sistemin ne kadar kırılgan olduğunu kanıtlıyor. Filmde kullanılan hızlı diyaloglar, karakterlerin sürekli birbirinin kuyusunu kazması ve her an infaz edilme korkusuyla yaşamaları, Sovyet bürokrasisinin parodisini değil, bizzat gerçeğini yansıtıyor. Siyasi hiciv türünün modern klasikleri arasına giren yapım, temposu hiç düşmeyen kurgusuyla izleyiciyi tarihsel bir labirentin içine sokuyor.
Tarihsel olaylara farklı bir pencereden bakmayı seven, zekice kurgulanmış kara mizah hayranları bu filmi kaçırmamalı. Siyasetin perde arkasındaki absürtlüğü merak edenler ve en iyi biyografi filmleri içinde daha cesur anlatımlar arayanlar için bu film bir başyapıt. Eğer iktidar oyunlarını ve toplumsal eleştiriyi kahkahayla harmanlayan yapımlardan hoşlanıyorsanız, Kremlin’in bu kaotik dünyası tam size göre.
Bu filmi izlemek için en büyük sebep, korkunun ve otoritenin ne kadar hızlı bir şekilde komediye dönüşebileceğini görmektir. Film, sadece bir dönemi anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda otoriter rejimlerin içindeki o aciz "insani" zaafları da deşifre ediyor. Ayrıca, ödüllü filmler kategorisinde yer alan yapımın senaryo başarısı, trajediyi bir eğlenceye dönüştürmeden ama ciddiyetini de yitirmeden anlatabilme becerisinde yatıyor.
İktidar Hırsı: Koltuk uğruna verilen etik dışı ve acımasız mücadeleler.
Korku İmparatorluğu: Herkesin birbirinden şüphelendiği bir sistemin kaçınılmaz çöküşü.
Bürokratik Absürtlük: Kuralların ve prosedürlerin insan hayatından daha değerli görüldüğü anlar.
Tarihin Değişebilirliği: Gücü elinde tutanın geçmişi ve geleceği nasıl yeniden yazdığı.
Filmin siyasi mizah tonunu sevdiyseniz, yine Iannucci imzalı In the Loop veya Amerikan siyasetini iğneleyen Vice (Arka Plan) filmlerini izleyebilirsiniz. Ayrıca, bir başka otoriter figür üzerinden ilerleyen The Great Dictator (Büyük Diktatör) veya yine tarihi bir kaosu işleyen Jojo Rabbit benzer bir hiciv tadı sunabilir.
Film, Rusya'da "ulusal değerlere hakaret" gerekçesiyle vizyondan kaldırılmış ve gösterimi yasaklanmıştır.
Filmde oyuncular Rus aksanı yapmamış, kendi doğal aksanlarıyla (İngiliz veya Amerikan) konuşmuşlardır; bu yönetmenin bürokrasiyi daha evrensel kılmak için bilinçli bir tercihidir.
Senaryo, Fabien Nury ve Thierry Robin imzalı aynı isimli bir Fransız çizgi romanından uyarlanmıştır.
Film, Stalin’in ölümü ve sonrasındaki olayların ana hatlarına sadık kalsa da, mizahı güçlendirmek adına kronolojide bazı değişiklikler yapılmış ve karakterlerin tepkileri stilize edilmiştir.
Kesinlikle bir yergi ve sistem eleştirisidir; Stalin’in yarattığı korku ikliminin, o öldükten sonra bile insanları nasıl gülünç hale getirdiğini gösterir.
Yönetmen, devletin zirvesindeki bu adamların panik anlarında tüm nezaket maskelerini atıp ne kadar kaba ve kontrolsüz olabileceklerini vurgulamak için bu dili tercih etmiştir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...