
Savaş, Dram, Tarih

Sgt. Clell Hazard

Samantha Davis

Sgt. Maj.'Goody' Nelson

Jackie Willow

Capt. Homer Thomas

Rachel Feld

Slasher Williams

Betty Rae

Lt. Webber

Pete Deveber
1960'ların sonunda, Vietnam Savaşı tüm hızıyla devam ederken kıdemli Başçavuş Clell Hazard, Arlington Ulusal Mezarlığı’ndaki saygın "Eski Muhafız" birliğinde görev yapmaktadır. Hazard için bu görev, her gün genç askerlerin cenazelerini törenle toprağa vermenin getirdiği ağır bir vicdani yük demektir. Savaşın gidişatını ve anlamsızlığını sorgulayan Hazard, gençlerin cephede boş yere ölmesini engellemek için onları daha iyi eğitmek ister ancak bürokrasi ve askeri disiplin arasında sıkışıp kalır.
Birliğe yeni katılan hırslı ve idealist er Willow, cepheye gidip savaşmak için yanıp tutuşmaktadır. Hazard, genç askeri bir oğul gibi benimser ve onu savaşın acı gerçeklerine karşı uyarmaya çalışır. Film, savaşın kanlı meydanlarını değil, o meydanlardan dönen tabutların ardındaki "taş bahçeleri" ve geride kalanların yaşadığı sessiz travmayı anlatır. Bir yanda askeri geleneklere olan bağlılık, diğer yanda vatanseverlik kavramının sorgulanması, filmin duygusal iskeletini oluşturur. Bu dokunaklı savaş dramı, izleyiciyi askeri üniformaların altındaki insani zayıflıklarla yüzleştirir.
James Caan (Clell Hazard): Caan, karakterinin sert asker dış görünüşü ile içindeki derin kederi dengeleyen muazzam bir performans sergiliyor. Savaş yorgunu bir liderin sessiz otoritesini ve genç askerlere duyduğu babacan şefkati izleyiciye çok net hissettiriyor.
Anjelica Huston (Samantha Davis): Hazard’ın savaş karşıtı gazeteci sevgilisi rolünde Huston, filme entelektüel bir derinlik katıyor. Ordu içindeki gelenekçi yapı ile sivil dünyadaki sorgulayıcı bakış açısı arasındaki köprüyü kuruyor.
James Earl Jones (Goody Nelson): Hazard’ın en yakın dostu ve silah arkadaşı rolündeki Jones, her zamanki karizmatik ses tonu ve güçlü varlığıyla filme ağırlık katıyor. İkilinin arasındaki dostluk, filmin en samimi anlarını oluşturuyor.
D.B. Sweeney (Jack Willow): Savaşın trajedisini temsil eden idealist genç asker rolünde Sweeney, karakterinin saflığını ve görev bilincini başarıyla yansıtıyor.
Francis Ford Coppola, bu yapımıyla savaş türüne alışılmışın dışında, oldukça durağan ama sarsıcı bir perspektiften yaklaşıyor. Apocalypse Now filmindeki kaotik ve sürreal anlatımın aksine, burada daha klasik, ağırbaşlı ve hüzünlü bir dil tercih ediyor. Filmin atmosferi, tıpkı adı gibi taşlaşmış bir kederi temsil ediyor. Yönetmenlik, askeri törenlerin kusursuz düzeni ile savaşın yarattığı düzensiz yıkım arasındaki zıtlığı ustalıkla vurguluyor. Film, bir aksiyon yapımı değil, savaşın toplumsal ve bireysel maliyetine dair editoryal bir ağıt niteliğindedir.
Savaşın psikolojik boyutuna ve askerlik mesleğinin etik değerlerine ilgi duyanlar için bu film mutlaka izlenmesi gereken bir yapımdır. Eğer sadece çatışma sahnelerinden ibaret olmayan, daha çok karakter gelişimi ve toplumsal eleştiri barındıran politik dramlar ilginizi çekiyorsa, Gardens of Stone beklentinizi karşılayacaktır. Ayrıca Coppola’nın filmografisindeki daha sakin ve kişisel hikâyeleri merak eden sinemaseverler için değerli bir seyirliktir.
Bu film, "askerlik onuru" ile "savaşın anlamsızlığı" arasındaki o zorlu dengeyi tarafsız bir yerden anlatmayı başarır. Savaşta ölenlerin sadece birer sayıdan ibaret olmadığını, her birinin bir ailesi, hayalleri ve onları uğurlayan bir tören birliği olduğunu hatırlatır. James Caan ve James Earl Jones’un karşılıklı sahneleri, sinematografik açıdan ders niteliğinde bir oyunculuk sergiler. Savaşın cephe gerisindeki sessiz yıkımını bu kadar duru anlatan az sayıda yapımdan biridir.
Yas ve Ritüeller: Cenaze törenlerinin disiplini üzerinden ölümün kurumsallaşması.
Kuşak Çatışması: Tecrübeli askerlerin şüpheciliği ile gençlerin saf idealizmi.
Vicdan ve Görev: Doğru olduğuna inanılmayan bir savaşa asker yetiştirmenin ahlaki ağırlığı.
Aidiyet: Orduyu bir aile, mezarlığı ise kutsal bir bahçe olarak görme duygusu.
Askeri disiplin ve karakter odaklı benzer bir atmosfer için Rob Reiner imzalı A Few Good Men (Birkaç İyi Adam) veya savaşın geride bıraktığı boşluğu işleyen Hal Ashby klasiği Coming Home (Eve Dönüş) önerilebilir. Ayrıca, askerliğin ruhani tarafını ele alan The Thin Red Line (İnce Kırmızı Hat) bu filmin yarattığı melankoliyi tamamlayacak bir yapımdır.
Film çekimleri sırasında James Caan'ın oğlu Scott Caan da sette babasına eşlik etmiştir; bu durum James Caan’ın filmdeki babacan tavırlarını daha da güçlendirmiştir.
Coppola, bu filmi kurgularken kendi oğlunun trajik ölümüyle sarsılmıştı; bu nedenle filmin yas ve kayıp temaları yönetmen için çok kişisel bir anlam taşır.
Filmde gösterilen "Eski Muhafız" (The Old Guard), ABD ordusunun gerçekten var olan ve Arlington Ulusal Mezarlığı'ndaki törenlerden sorumlu olan en eski birliğidir.
Bu ifade, Arlington Ulusal Mezarlığı'ndaki binlerce beyaz mermer mezar taşını temsil eder. Savaşta hayatını kaybeden askerlerin ebedi istirahatgahına verilen hüzünlü bir isimdir.
Film, Nicholas Proffitt’in kendi askeri deneyimlerinden yola çıkarak yazdığı aynı adlı romandan uyarlanmıştır. Olaylar kurgusal olsa da yansıttığı atmosfer ve askeri rutinler gerçeğe oldukça sadıktır.
Coppola'nın amacı savaşın fiziksel şiddetini değil, o şiddetin sivil hayattaki ve askerlerin ruhundaki yankısını göstermektir. Bu nedenle bilinçli bir tercih olarak aksiyon yerine duygusal derinliğe odaklanılmıştır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...