

Roy Neary

Claude Lacombe

Ronnie Neary

Jillian Guiler

David Laughlin

Project Leader

Wild Bill

Farmer
ARP Musician

Barry Guiler
Sıradan bir elektrik teknisyeni olan Roy Neary, bir gece aracıyla seyir halindeyken açıklanamayan ışıklı cisimlerle karşılaşır. Bu olay sadece bir gözlem değil, Roy’un zihninde derin izler bırakan bir deneyimdir. O günden sonra Roy, zihninde sürekli beliren gizemli bir dağı takıntı haline getirir ve bu saplantı yavaş yavaş ailesiyle olan bağlarını kopma noktasına getirir. Roy, yalnız olmadığını fark ettiğinde; kendisi gibi "seçilmiş" diğer insanlarla birlikte, hükümetin halktan gizlediği devasa bir operasyonun merkezine çekilir.
Aynı zamanda bilim insanı Claude Lacombe liderliğindeki bir ekip, dünyanın dört bir yanında aniden beliren İkinci Dünya Savaşı uçakları gibi imkansız kalıntıları ve evrensel bir müzik dilini incelemektedir. Tüm bu ipuçları, Wyoming’deki Şeytan Kulesi adı verilen noktada, insanlık tarihinin en büyük karşılaşmasının gerçekleşeceğini işaret etmektedir. Film, bilinmeyene duyulan korkunun yerini merak ve umuda bıraktığı epik bir yolculuk sunar.
Richard Dreyfuss, Roy Neary rolünde, takıntısının peşinden giden bir babanın yaşadığı içsel parçalanmayı ve çocuksu heyecanı muazzam bir enerjiyle sergiliyor. Melinda Dillon, kaybolan oğlunu arayan çaresiz anne Jillian karakterine duygusal bir derinlik katarken, izleyicinin empati kurmasını sağlıyor.
Ünlü Fransız yönetmen François Truffaut’un canlandırdığı Claude Lacombe karakteri, filme entelektüel bir ağırlık ve insancıl bir bilimsel bakış açısı getiriyor. Truffaut’un varlığı, bu bilim kurgu filmi için türün ötesinde bir sinemasal değer yaratıyor. Oyuncuların performansları, uzaylı temasını bir korku unsuru olmaktan çıkarıp, evrensel bir iletişim arzusuna dönüştürüyor.
Steven Spielberg, bu yapıtıyla uzaylı temasını "istila" korkusundan arındırarak spiritüel ve görkemli bir keşif hikâyesine dönüştürmüştür. Filmin temposu, gizemli ipuçlarının yavaş yavaş birleşmesiyle ustaca inşa edilirken, Douglas Trumbull tarafından tasarlanan özel efektler 1977 yılı için devrim niteliğindedir. Işık ve sesin bir iletişim dili olarak kullanılması, sinemanın sadece görsel değil işitsel bir büyü olduğunu kanıtlar niteliktedir.
Evrende yalnız olup olmadığımızı merak eden ve uzaylı temalı yapımlarda aksiyondan ziyade felsefi derinlik arayanlar için bu film bir başyapıttır. Klasik sinemaya ilgi duyanlar ve görsel hikâye anlatımının zirvesini görmek isteyenler bu macera filmi deneyimini kaçırmamalıdır. Ayrıca John Williams’ın o meşhur beş notalı bestesini merak eden müzikseverler için de unutulmaz bir seyirlik sunar.
Bu film, bilim kurgu türünün çehresini değiştiren "iyimser" bakış açısıyla benzerlerinden ayrılır. Uzaylıları bir tehdit olarak değil, hayranlık uyandırıcı birer misafir olarak tasvir etmesi devrimci bir yaklaşımdır. Final sahnesindeki görsel şölen ve kurulan iletişim köprüsü, sinema tarihinin en etkileyici ve umut verici anlarından biri olarak kabul edilir.
Kozmik İletişim: Kelimelerin ötesinde, ışık ve müzik aracılığıyla kurulan evrensel dil.
Takıntı ve Arayış: Gerçeği bulma arzusunun bireyi toplumsal normların dışına itmesi.
Çocuksu Merak: Bilinmeyene karşı korku yerine saf bir hayranlıkla yaklaşmak.
Eğer bu filmin yarattığı atmosferden etkilendiyseniz, iletişimin zorluğunu dilbilimsel bir açıdan ele alan Arrival (Geliş) veya Spielberg'in bir diğer klasiği olan E.T. gibi yapımları izleyebilirsiniz. Ayrıca yine 1977 yapımı olan ancak farklı bir tonda ilerleyen aksiyon filmleri ve uzay destanlarına ilgi duyuyorsanız Star Wars kaçınılmaz bir duraktır.
Filmin unutulmaz beş notalı iletişim melodisi, John Williams tarafından yüzlerce farklı kombinasyon arasından seçilmiştir. Spielberg, bu notaların basit ama akılda kalıcı bir selamlaşma gibi tınlamasını istemiştir. Ayrıca filmdeki devasa ana gemi maketi üzerinde, o dönem yeni vizyona giren Star Wars'un ünlü robotu R2-D2'nun küçük bir figürü "gizli bir şaka" olarak yerleştirilmiştir.
Bu terim, ufolog J. Allen Hynek tarafından geliştirilen bir sınıflandırmadır. Birinci tür görsel gözlem, ikinci tür fiziksel kanıt, üçüncü tür ise canlı uzaylı varlıklarla doğrudan temas anlamına gelir.
Evet, bu devasa kaya oluşumu ABD'nin Wyoming eyaletinde bulunmaktadır ve filmin popülaritesinden sonra dünya çapında tanınan bir turistik merkez haline gelmiştir.
Spielberg, Truffaut'un büyük bir hayranıydı ve Lacombe karakterinin sahip olması gereken şefkati ve entelektüel derinliği sadece onun verebileceğine inanıyordu. Truffaut da Spielberg'in yeteneğine saygı duyduğu için bu teklifi kabul etmiştir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...