
Dram, Romantik

Eugenia Young

Robert Acton

Mr. Wentworth

Clifford

Gertrude

Lizzie Acton
Charlotte

Mr. Brand

Mrs. Acton

Felix Young
The Europeans, Henry James’in klasik romanından uyarlanan, kültürel zıtlıkların ve sosyal normların incelikli bir portresini çizen bir dönem dramasıdır. Hikâye, 1850’li yılların New England bölgesinde, zengin ve oldukça dindar olan Wentworth ailesinin sakin hayatına odaklanır. Bu dingin hayat tarzı, Avrupa’dan gelen iki kuzenlerinin; Barones Eugenia ve kardeşi Felix Young’ın gelişiyle tamamen sarsılır.
Avrupa’nın modern, yer yer alaycı ve çok daha rahat kültürünü temsil eden bu iki kardeş, Amerikan muhafazakârlığının kalbine adeta birer yabancı gibi düşerler. Eugenia, bozulan evliliği ve belirsiz geleceği için yeni fırsatlar ararken; sanatçı ruhlu Felix, Wentworth ailesinin kızıyla bir bağ kurmaya başlar. Film, bu iki farklı dünyanın karşı karşıya gelmesini, büyük patlamalarla değil, ince espriler ve derin anlamlar taşıyan diyaloglarla anlatır. Dram filmleri içindeki zarif duruşuyla bilinen yapım, izleyiciyi spoilersız bir sosyal gözleme davet eder.
Filmin başrolünde, Barones Eugenia karakterine hayat veren efsanevi Lee Remick yer alıyor. Remick, karakterinin gururlu, manipülatif ama bir o kadar da kırılgan yapısını muazzam bir asaletle canlandırıyor. Onun her bir bakışı, Avrupa’nın eski dünya aristokrasisini Amerikan taşrasına taşıyan editoryal bir güce sahip. Felix Young rolündeki Tim Woodward ise, neşeli ve hayata bağlı tavırlarıyla filmin karanlık sayılabilecek sosyal eleştirilerine ışık tutuyor.
Yardımcı kadroda yer alan Lisa Eichhorn ve Wesley Addy, Amerikan gelenekçiliğini temsil eden performanslarıyla hikâyeye sağlam bir zemin oluşturuyor. Oyuncuların her biri, karakterlerin sınıfsal ve kültürel ağırlığını o kadar doğal bir dille yansıtıyor ki, izleyici kendisini 19. yüzyılın salonlarında birer misafir gibi hissediyor. Bu kadro, tarihi filmler içindeki insan odaklı derinliği başarıyla yansıtıyor.
James Ivory’nin yönettiği ve yapımcılığını Ismail Merchant’ın üstlendiği bu yapım, ünlü Merchant-Ivory ortaklığının ilk büyük başarılarından biridir. Filmin temposu, dönemin ruhuna uygun olarak yavaş ama oldukça akıcı bir ritimle ilerler. Kostüm tasarımları ve Ruth Prawer Jhabvala’nın kaleminden çıkan senaryo, Henry James’in edebi dilini sinemanın görselliğiyle kusursuzca birleştirir. Film, estetik bir doygunluk sunarken aynı zamanda sınıfsal farklılıkları sessizce eleştirir.
Bu film, özellikle Jane Austen veya Henry James uyarlamalarını seven, dönem atmosferine düşkün izleyiciler için mükemmel bir tercihtir. Eğer aksiyondan ziyade diyalogların ve sosyal çatışmaların ön planda olduğu romantik dram türündeki yapımlardan keyif alıyorsanız, Avrupalılar mutlaka listenizde olmalı. Sanat yönetimi ve kostüm işçiliğine ilgi duyan her sinefil, bu görsel şöleni değerlendirmelidir.
The Europeans, Amerikan ve Avrupa kültürleri arasındaki o bitmek bilmeyen rekabeti ve etkileşimi en saf haliyle işleyen yapımlardan biridir. Filmin her karesi, adeta birer tablo estetiğinde tasarlanmıştır. "Eski Dünya"nın yorgun ama bilge yüzü ile "Yeni Dünya"nın taze ama katı kuralları arasındaki gerilimi izlemek, insani ilişkiler üzerine derin bir düşünme süreci başlatır.
Kültürel Çatışma: Avrupa’nın sofistike yaşam tarzı ile Amerika’nın püriten ahlak anlayışı arasındaki uyumsuzluk.
Fırsatçılık ve Aşk: Maddi güvence arayışının gerçek duygularla girdiği rekabet.
Gelenek ve Modernite: Değişen dünya düzeninde eski alışkanlıklara tutunmanın zorluğu.
Bu filmin zarif dokusunu sevdiyseniz, yine Henry James uyarlaması olan The Portrait of a Lady (Bir Kadının Portresi) veya Merchant-Ivory ekibinin diğer başyapıtları olan A Room with a View (Manzaralı Bir Oda) ve Howards End filmlerini mutlaka izlemelisiniz.
Film, son derece kısıtlı bir bütçeyle çekilmesine rağmen, dönem atmosferini yaratmadaki başarısıyla eleştirmenlerden tam not almıştır. Çekimlerin yapıldığı New England’daki tarihi evler ve doğal ışık kullanımı, filme benzersiz bir gerçeklik hissi katmıştır. Ayrıca bu yapım, James Ivory’nin edebiyat uyarlamaları konusundaki ustalığını tüm dünyaya kanıtladığı film olarak kabul edilir.
Temel çatışma, Avrupa'nın karmaşık sosyal kuralları ve bireyselliği ile Amerikan taşrasının katı ahlaki değerleri ve dürüstlüğü arasındadır.
Her ikisi de; film romantik ilişkiler üzerinden aslında o dönemin iki büyük kıtasının birbirine olan bakış açısını eleştirir.
Senaryo, romanın ruhunu ve diyalog yapısını büyük bir sadakatle korurken, karakterlerin duygusal derinliğini sinematografik bir dille zenginleştirmiştir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...