
Dram, Romantik

Emma

Deedee

Wayne

Yuri

Emilia

Adelaide
Sevilla
Carolyn

Carter

Michael
Emma ve DeeDee, yıllar önce aynı bale topluluğunda dans eden, gelecek vadeden iki yakın arkadaştır. Ancak hayat onları farklı yol ayrımlarına sürükler. Emma, kariyerini seçerek bir primabalina olurken; DeeDee hamile kalınca dansı bırakıp evlenmeyi ve taşrada bir aile kurmayı tercih eder. Yıllar sonra Emma’nın bale topluluğu DeeDee’nin yaşadığı şehre turneye geldiğinde, bu iki kadın geçmişin hayaletleriyle ve "ne olabilirdi?" sorusuyla yüzleşmek zorunda kalır.
DeeDee, kızı Emilia’nın da yetenekli bir balerin olarak Emma’nın yanına, New York’a gitmesiyle kendi yarım kalmış hayallerini kızında görmeye başlar. Emma ise yaşlanmanın getirdiği fiziksel zorluklar ve yalnızlıkla boğuşurken, arkadaşının sahip olduğu aile sıcaklığına içten içe hasret duyar. Film, sadece bale üzerine bir yapım değil, iki kadının on yıllara yayılan kıskançlıklarını, pişmanlıklarını ve nihayetinde birbirlerine duydukları derin bağı keşfettikleri sarsıcı bir dramdır.
Anne Bancroft, Emma rolünde bir sanatçının zarafeti ile kariyerinin sonuna yaklaşmanın getirdiği melankoliyi muazzam bir asaletle canlandırıyor. Shirley MacLaine ise DeeDee karakterine hayat verirken, bastırılmış duyguların ve ev hanımlığına hapsolmuş bir yeteneğin patlama anlarını büyük bir doğallıkla sergiliyor. İkilinin meşhur kavga sahnesi, sinema tarihinin en güçlü oyunculuk düellolarından biri olarak kabul edilir.
Film aynı zamanda gerçek bir bale efsanesi olan Mikhail Baryshnikov’un beyaz perdedeki ilk önemli rolüne ev sahipliği yapıyor. Baryshnikov, sadece olağanüstü dans yeteneğiyle değil, canlandırdığı Yuri karakterinin karizmasıyla da hikâyeye büyüleyici bir hava katıyor. Genç Emilia rolündeki Leslie Browne ise profesyonel bir dansçı olmanın avantajını kullanarak sahne sahnelerinde izleyiciyi büyülüyor.
Yönetmen Herbert Ross, kendisi de eski bir koreograf olduğu için bale dünyasının perde arkasını büyük bir titizlikle ve gerçekçilikle yansıtıyor. Film, bir spor filmi disipliniyle sanatı ele alırken, arka planda işleyen yoğun drama ile izleyiciyi avucunun içine alıyor. Teknik anlamda dans sahnelerinin kurgusu ve ışıklandırması o kadar başarılıdır ki, izleyici kendini Broadway’in en ön sırasında hissediyor. 11 dalda Akademi Ödülü adaylığı kazanan yapım, karakter derinliğiyle türünün en iyi örnekleri arasında yer alıyor.
Sanatın disiplinli dünyasına ilgi duyanlar ve karakter odaklı güçlü dramalardan hoşlananlar için bu film bir mücevher değerindedir. Özellikle hayatında önemli yol ayrımlarına gelmiş, geçmişteki tercihlerini sorgulayan izleyiciler filmde kendilerinden çok şey bulacaktır. Dansın estetiğini ve bir aile filmi içinde işlenen kuşak çatışmalarını sevenler için de oldukça doyurucu bir seyir deneyimi vaat ediyor.
The Turning Point, hayalleri için neleri feda ettiğimizi ve bu fedakarlıkların bedelini dürüstçe sorgulayan nadir filmlerden biridir. Bale sahneleri bir görsel şölen sunarken, Anne Bancroft ve Shirley MacLaine’in karşılıklı döktürdüğü sahneler sinema dersi niteliğindedir. Film, başarının tanımını yeniden yaparken, dostluğun en karanlık kıskançlıklardan bile daha güçlü çıkabileceğini kanıtlar.
Kaçırılan Fırsatlar: Geçmişte yapılan seçimlerin yıllar sonra hayatın genelinde yarattığı etki.
Yaşlanma ve Sanat: Bir sanatçının zirveden inişe geçtiği süreçteki psikolojik mücadelesi.
Annelik ve Kariyer: Kadınların toplumsal rolleri ile bireysel tutkuları arasında sıkışmışlığı.
Bale dünyasının karanlık ve hırslı yönlerine ilgi duyuyorsanız Black Swan (Siyah Kuğu) veya daha klasik bir anlatım için The Red Shoes (Kırmızı Pabuçlar) mutlaka listenizde olmalı. Eğer kadın dostluğu ve yılların getirdiği hesaplaşmaları seviyorsanız, biyografi tadında gerçekçilik sunan Beaches veya yine bir sahne sanatları draması olan All About Eve bu filmin yanına yakışacak önerilerdir.
Film, 11 dalda Oscar'a aday gösterilip hiç ödül kazanamama konusunda sinema tarihinde nadir görülen bir rekora sahiptir. Filmin senaryosu, gerçek hayatta da arkadaş olan bale dünyasından Nora Kaye ve eşi yönetmen Herbert Ross'un kişisel deneyimlerinden esinlenilerek yazılmıştır. Mikhail Baryshnikov, bu filmdeki performansıyla "En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu" dalında Oscar adaylığı alarak dansçı kimliğinin yanına aktörlük yeteneğini de tescillemiştir.
Leslie Browne ve Mikhail Baryshnikov profesyonel bale dansçıları oldukları için tüm sahnelerde kendileri dans etmiştir. Anne Bancroft ve Shirley MacLaine ise yoğun bir hazırlık sürecinden geçmiş, ancak profesyonel gerektiren zorlu figürlerde profesyonel dansçılar tarafından desteklenmiştir.
Evet, senaryo genel olarak balerin Nora Kaye'in hayat hikâyesinden ve kariyer tercihlerinden esinlenilerek kaleme alınmıştır.
Bu başlık, karakterlerin gençliklerinde yaptıkları ve tüm hayatlarını kökten değiştiren o kritik karar anını, yani DeeDee'nin hamile kalıp ayrılmasını ve Emma'nın devam etmesini simgeler.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...