
Film, dünyanın bilinmeyen bir köşesinde, içinde ne olduğu gizlenen devasa ve derin bir kanyonu (Gorge) korumakla görevlendirilen iki elit keskin nişancının hikayesini anlatıyor. Levi (Miles Teller) kanyonun batı kulesine, Litvanyalı Drasa (Anya Taylor-Joy) ise doğu kulesine yerleştirilir. Görevleri basittir: Kanyonun içinden çıkmaya çalışan her neyse onu durdurmak. Ancak en önemli kural, iki kulenin birbiriyle asla iletişim kurmamasıdır.
Yalnızlık ve izolasyon içindeki bu iki profesyonel katil, bir süre sonra dürbünler ve yazı tahtaları aracılığıyla bu kuralı çiğnerler. Aralarındaki mesafe ve gizemli kanyonun yarattığı gerilime rağmen, uzaktan uzağa derin bir bağ kurarlar. Ancak kanyonun dibinden yükselen "Hollow Men" (Boş Adamlar) adlı mutasyona uğramış yaratıklar saldırıya geçtiğinde, hayatta kalmak için sadece yeteneklerine değil, birbirlerine olan güvenlerine de ihtiyaç duyacaklardır. Film, bir aşk hikayesi olarak başlasa da, kanyonun derinliklerindeki biyokimyasal sırlar ve "Darklake" adlı gizli şirketin kirli oyunları ortaya çıktıkça vahşi bir hayatta kalma mücadelesine dönüşür.
Anya Taylor-Joy (Drasa): Litvanyalı, yetenekli ve özgür ruhlu bir keskin nişancıyı canlandırıyor. Taylor-Joy, karakterine hem bir savaşçının sertliğini hem de aşık bir kadının zarafetini katarak filmin duygusal yükünü sırtlıyor.
Miles Teller (Levi): Travmaları olan, disiplinli eski bir Amerikan deniz piyadesine hayat veriyor. Teller ve Taylor-Joy arasındaki "ekran kimyası", filmin en çok övülen yönlerinden biri olmuştur.
Sigourney Weaver (Bartholomew): Levi'yi bu göreve ikna eden ve kanyonun arkasındaki karanlık organizasyonu temsil eden gizemli bir üst düzey yetkiliyi canlandırıyor.
Sope Dirisu (J.D.): Levi'nin kuledeki selefi olarak kısa ama etkileyici bir performans sergiliyor.
Doctor Strange ve The Black Phone gibi başarılı yapımların yönetmeni Scott Derrickson, bu filmde türler arası keskin geçişler yapmayı tercih etmiş. İlk yarısı oldukça yavaş ilerleyen, karakterlerin birbirini tanımasına odaklanan romantik bir dram atmosferindeyken; ikinci yarısı Trent Reznor ve Atticus Ross’un tekinsiz müzikleri eşliğinde tam bir canavar ve aksiyon şölenine evriliyor.
Görsel olarak, kanyonun sürekli sisli ve klostrofobik yapısı ile kulelerin izole edilmişliği izleyicide yüksek bir gerilim yaratıyor. Eleştirmenler, filmin senaryosundaki bazı mantık hatalarına ve hızlıca geçiştirilen finaline dikkat çekse de, başrol oyuncularının karizması ve özgün yaratık tasarımları sayesinde "eğlenceli bir seyirlik" olarak nitelendiriliyor.
Tür Karmaşası Sevenler: Romantizmden bir anda vahşi bir bilim kurgu-korkuya geçilmesinden rahatsız olmayanlar.
Anya Taylor-Joy Hayranları: Aktrisini bir kez daha gizemli ve güçlü bir rolde izlemek isteyenler.
Post-Apokaliptik ve "Gizli Deney" Meraklıları: Resident Evil veya The Last of Us benzeri mutasyon hikayelerine ilgi duyanlar.
İzolasyon ve Bağ Kurma: En zorlu şartlarda ve fiziksel engellere rağmen insanın sevgiye duyduğu ihtiyaç.
Kurumsal İhanet: Devletlerin veya şirketlerin "insan hayatı" pahasına yürüttüğü gizli biyolojik silah projeleri.
Kefaret: Geçmişte çok can yakmış iki katilin, bu sefer birini kurtarmak için savaşması.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...