
The Offering, finansal sıkıntılar yaşayan Arthur'un, hamile eşi Claire ile birlikte uzun süredir görüşmediği babası Saul'un yanına dönmesiyle başlar. Saul, Brooklyn’deki Hasidik Yahudi toplumunda bir cenaze evi işletmektedir. Başlarda sadece bir aile barışması gibi görünen bu ziyaret, morglarına gelen gizemli bir cesetle birlikte kabusa dönüşür. The Offering, izleyiciyi daha ilk dakikalardan itibaren içine çeken tekinsiz bir yas ve pişmanlık atmosferi kuruyor.
Filmin geçtiği cenaze evi, sadece bir mekan değil, adeta yaşayan bir karakter gibidir. Arthur, babasının güvenini kazanmaya çalışırken farkında olmadan kadim bir mühürle hapsedilmiş bir iblisi serbest bırakır. The Offering, bu noktadan itibaren klostrofobik bir hayatta kalma mücadelesine evrilir. "Çocuk hırsızı" olarak bilinen mitolojik varlık Abyzou, ailenin en savunmasız üyesini, yani henüz doğmamış bebeği hedef aldığında gerilim doruk noktasına ulaşır.
Diğer dini korku filmlerinden farklı olarak The Offering, gücünü Kabala öğretilerinden ve Yahudi demonolojisinden alıyor. Film, sadece görsel efektlerle değil, karakterlerin geçmişteki hataları ve kederleriyle beslenen psikolojik bir korku inşa ediyor. The Offering, sahnelerindeki ışık oyunları ve başarılı ses tasarımıyla, izleyiciye bir an bile rahat nefes aldırmayan karanlık bir dünya vaat ediyor.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...