
Komedi, Korku, Savaş

Joey

Bart Gregory

Janet

Mathilda

Baily

Palance

Mourner

Mourner

Mourner

Mourner
Bart Gregory, Irak’ta görev yaparken bir pusuda hayatını kaybetmiş, askeri törenle defnedilmiş genç bir askerdir. Ancak Bart için ölüm, sonun değil, oldukça tuhaf ve kanlı bir başlangıcın kapısını aralar. Mezarda uyanan ve en yakın dostu Joey’nin kapısını çalan Bart, neden geri döndüğünü bilmese de hayatta kalmak (veya çürümemek) için tek bir şeye ihtiyacı olduğunu fark eder: Taze insan kanı.
Film, bir zombi anlatısını vampir mitolojisiyle harmanlarken, bunu Los Angeles’ın arka sokaklarında geçen karanlık bir dostluk hikayesine dönüştürüyor. Bart ve Joey, "yaşayan ölü" olmanın getirdiği lojistik sorunları çözmeye çalışırken, bir yandan da Bart’ın beslenme ihtiyacını "topluma faydalı" bir şekilde gidermek için suçluların peşine düşerler. Ancak bu "kanlı kahramanlık" girişimi, kontrol edilemez bir şiddet sarmalını ve trajikomik olaylar zincirini beraberinde getirir.
Filmin merkezindeki Bart Gregory karakterine hayat veren David Anders, bir ölünün hissizliğini ve hayatta kalma içgüdüsünü harika bir dengeyle yansıtıyor. Anders’ın performansı, karakterin trajedisini komediyle birleştiren filmin en güçlü dayanağı. Bart’ın sadık ama bir o kadar kafası karışık dostu Joey rolünde ise Chris Wylde, filmin mizah yükünü sırtlanarak unutulmaz bir yandaş portresi çiziyor.
İkilinin arasındaki kimya, filmi sadece bir korku öğesi olmaktan çıkarıp sağlam bir "buddy-movie" (dostluk filmi) atmosferine sokuyor. Yan rollerde karşımıza çıkan Louise Griffiths ise Bart’ın eski sevgilisi olarak, hikayeye duygusal bir derinlik ve "ölüm bizi ayırana dek" temasına karanlık bir yorum katıyor.
Yönetmen Kerry Prior, kısıtlı bütçesine rağmen türler arasında ustaca dans eden bir yapıma imza atmış. The Revenant, klasik bir zombi filmi beklentisiyle gelenleri şaşırtarak; kara mizah, aksiyon ve varoluşsal sancıları aynı potada eritiyor. Filmin temposu, Bart’ın durumunu kabullenme süreciyle birlikte ivme kazanırken, özel efektlerin pratik ve inandırıcı oluşu türün meraklılarını fazlasıyla tatmin ediyor.
Anlatım dili, ölümden sonra yaşamın kutsallığını değil, aslında ne kadar "zahmetli" ve kirli bir süreç olabileceğini hicvediyor. Film, Hollywood’un parlatılmış korku klişelerine bir başkaldırı niteliğinde; hem güldüren hem de mide bulandıran sahneleriyle kült mertebesine erişmeyi hak eden, cesur ve orijinal bir sinema dili sunuyor.
Korku ile komedinin iç içe geçtiği "Shaun of the Dead" veya "Tucker & Dale vs. Evil" gibi yapımlardan hoşlananlar için bu film gizli bir hazine niteliğindedir. Alışılmışın dışında bir anti-kahraman hikayesi arayanlar ve türlerin birbirine karıştığı, kuralların yıkıldığı bağımsız sinema örneklerine ilgi duyan izleyiciler bu filme mutlaka şans vermelidir.
The Revenant, zombi türüne getirdiği "bilinçli ve konuşan ölü" perspektifiyle fark yaratıyor. Sadece bir korku filmi değil, aynı zamanda dostluk ve sadakat üzerine yazılmış absürt bir mektup gibi. Beslenme sahnelerindeki yaratıcı çözümler ve karakterlerin içine düştüğü ahlaki ikilemler, filmi benzerlerinden ayırarak hafızalarda yer etmesini sağlıyor.
Sadakat: Bir arkadaşın, canavara dönüşse bile dostunu terk etmeme çabası.
Ahlaki İkilemler: Hayatta kalmak için başkasına zarar vermenin etik sınırları.
Varoluş: Ölümden sonra anlam arayışı ve "yaşayan ölü" olmanın bürokratik zorlukları.
Kara Mizah: Trajik durumların absürt bir dille ele alınması.
Deadbeat at Dawn: Bağımsız ruhu ve şiddet dozuyla benzer bir atmosfer sunar.
Shaun of the Dead: Korku ve komediyi harmanlayan türün en başarılı örneklerinden.
What We Do in the Shadows: Ölümsüzlerin gündelik hayata adaptasyon sancılarını mizahi bir dille işlemesiyle benzerlik kurar.
Film, dünya prömiyerini yaptığı festivallerden pek çok ödülle dönmüş, ancak hak ettiği popülerliğe dijital platformlar sayesinde ulaşmıştır.
Yönetmen Kerry Prior, aynı zamanda filmin görsel efektlerini de üstlenmiş ve düşük bütçeyle oldukça etkileyici işler çıkarmıştır.
Film, orijinalinde 2 saati aşan süresiyle bağımsız bir korku filmi için oldukça uzun bir kurguya sahiptir.
Hayır, film tamamen kurgusal bir hikayeye dayanmaktadır ve zombi/vampir mitlerini modern bir dille yeniden yorumlayan bir kara komedidir.
Filmin çekimleri Amerika Birleşik Devletleri'nin California eyaletinde, özellikle Los Angeles ve çevresindeki kentsel alanlarda gerçekleştirilmiştir.
Film, bölgesel haklara bağlı olarak Prime Video veya Shudder gibi korku odaklı platformlarda bulunabilmektedir.
Film, yoğun şiddet, kanlı sahneler ve argo kullanımı içerdiği için +18 yaş kategorisi ve yetişkin izleyiciler için uygundur.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...