

Charley Brewster

Jerry Dandrige

Jane Brewster

Peter Vincent

Amy Petersen

Ed Thompson

Mark

Ben Wegner

Adam
Ginger
Lise öğrencisi Charley Brewster, popüler bir kızla çıkmaya başlamış ve hayatını rayına oturtmuşken, yan evine taşınan Jerry adındaki yeni komşusuyla huzuru kaçar. Jerry ilk bakışta karizmatik ve yakışıklı bir adam gibi görünse de, Charley onun davranışlarında bir gariplik sezer. Mahallede yaşanan gizemli kaybolmaların ardından Charley, Jerry’nin aslında bir vampir olduğunu keşfeder. Ancak bu gerçeğe annesi dahil kimseyi inandıramaz.
Jerry, kimliğinin deşifre olduğunu anladığında Charley ve sevdikleri için av başlar. Charley, bu ölümsüz ve durdurulamaz canavarla tek başına mücadele edemeyeceğini anlayınca, Las Vegas’ta vampir avcısı şovu yapan ancak aslında sahtekar bir alkolik olan Peter Vincent’tan yardım istemeye karar verir. Banliyönün sessiz sokakları, güneş battığında hayatta kalma mücadelesinin verildiği bir savaş alanına dönüşecektir.
Filmin en güçlü kozu, Jerry rolündeki Colin Farrell. Farrell, karakteri canlandırırken hem yırtıcı bir hayvanın vahşiliğini hem de baştan çıkarıcı bir cazibeyi ustalıkla harmanlıyor; onun vampiri pelerinli bir asilzade değil, deri ceketli bir seri katil gibi hissettiriyor. Charley rolünde Anton Yelchin, izleyicinin empati kurabileceği, zeki ama köşeye sıkışmış genç kahraman profilini başarıyla dolduruyor.
Vampir avcısı Peter Vincent rolünde David Tennant, kendine has enerjisi ve mizah anlayışıyla filme bambaşka bir hava katıyor. Karizmatik bir şovmen ile korkak bir adam arasındaki geçişleri harika yansıtıyor. Kadroda ayrıca Charley’nin annesi rolünde Toni Collette ve kız arkadaşı rolünde Imogen Poots yer alarak hikâyeye sağlam bir dramatik altyapı sağlıyorlar.
Yönetmen Craig Gillespie, 1985 yapımı orijinal filmin ruhunu korurken, modern izleyicinin beklentilerine uygun, yüksek tempolu ve görsel açıdan tatmin edici bir yeniden çevrim ortaya koymuş. Film, mizah ve dehşet arasındaki o ince çizgide başarıyla yürüyor. Özellikle gece çekimlerindeki ışık oyunları ve vampirlerin dönüşüm sahneleri, türün hayranlarını mest edecek cinsten. Senaryo, klişeleri yıkmasa da onları o kadar enerjik bir şekilde sunuyor ki, izleyici başından sonuna kadar ekran başında kalıyor.
Vampir türüne modern ve biraz da "serseri" bir bakış açısı arayanlar için bu film biçilmiş kaftan. Eğer hem gerilmek hem de yer yer karakterlerin diyaloglarına gülmek istiyorsanız, Korku Gecesi tam size göre. Aksiyon dozajı yüksek bir korku filmi arayanlar ve Colin Farrell’ın tekinsiz oyunculuğunu merak eden her sinemasever bu yapımı listesine eklemeli.
Bu yapım, vampirlerin "parlayan" veya "romantik" figürler olduğu algısını yıkarak, onları yeniden gerçek ve tehlikeli birer avcı konumuna getiriyor. Filmdeki pratik efektlerin kalitesi ve özellikle otoyoldaki takip sahnesi gibi aksiyon sekansları, türdeşlerinden çok daha üstün bir prodüksiyon kalitesi sunuyor. David Tennant ve Colin Farrell gibi iki dev ismin karşılıklı sahneleri bile tek başına izlemek için yeterli bir sebep.
Gizli Tehlike: En güvenli yer olan "ev"in ve "komşu"nun bir tehdit haline gelmesi.
Büyüme Sancısı: Charley’nin bir çocuktan, sorumluluk alan ve savaşan bir yetişkine dönüşümü.
Sahte Kahramanlık: Peter Vincent üzerinden, dış görünüş ile içsel cesaret arasındaki uçurum.
İnanç ve İrade: Doğaüstü bir güce karşı sadece fiziksel değil, zihinsel bir direnç gösterme gerekliliği.
Bu filmin sunduğu modern vampir atmosferini sevdiyseniz, şu önerilere göz atabilirsiniz:
Disturbia (Şüphe): Vampirler yerine bir seri katil komşu temasını işleyen harika bir gerilim yapımı.
The Lost Boys (Kayıp Çocuklar): Vampir gençlik kültürünün atası sayılan kült eser.
From Dusk Till Dawn (Gün Batımından Şafağa): Aksiyon ve vampir avcılığının zirve noktalarından biri olan bir başka korku filmi.
Shaun of the Dead (Zombilerin Şafağı): Korku ve komediyi dengelemek konusunda benzer bir başarı yakalayan yapım.
Film, 1985 yapımı orijinal kült klasiğin resmi yeniden çevrimidir.
David Tennant’ın canlandırdığı Peter Vincent karakteri, orijinal filmdeki yaşlı bir korku filmi sunucusuyken, bu filmde bir Las Vegas illüzyonistine dönüştürülmüştür.
Colin Farrell, karakteri için gerçek bir köpek balığının avlanma taktiklerini incelediğini ve Jerry’yi bir "predatör" olarak kurguladığını belirtmiştir.
Evet, film özellikle ikinci yarısından itibaren oldukça kanlı ve şiddetli sahneler barındırıyor; ancak bu sahneler genellikle stilize edilmiş bir aksiyonla sunuluyor.
Kesinlikle. Film, hikâyeyi sıfırdan ve modern bir atmosferde başlattığı için önceki yapımı bilmenize gerek yok.
Film bittikten sonra jenerik akarken karakterlerin son durumlarına ve Peter Vincent’ın şovuna dair eğlenceli küçük detaylar görebilirsiniz.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...