

Girl

Kyung-hee

Jo-hyun

Yong-doo

Dae-gil

Tom

Dr. Baek

Dr. Byeon

Director Jang

Koo Ja-yoon
The Witch Part II: Diğeri, 2018 yapımı ilk filmin yarattığı evreni genişleterek, "Ark" adı verilen gizli bir laboratuvarın yıkıntıları arasından çıkan yeni bir protagonistin hikâyesini merkezine alıyor. Hayatı boyunca hapsedildiği steril dünyadan ilk kez çıkan "Diğeri", dış dünyadaki sosyal normlara ve insan duygularına tamamen yabancıdır. Tesadüfen karşılaştığı Kyung-hee ve kardeşiyle kurduğu kırılgan bağ, ona bir nebze olsun insaniyet aşılarken, peşindeki farklı fraksiyonlardan oluşan suikastçı gruplar bu huzuru bozmak için sabırsızlanmaktadır.
Film, sadece bir hayatta kalma mücadelesi değil, aynı zamanda genetik olarak modifiye edilmiş varlıkların "yaratıcılarına" karşı verdiği sessiz bir başkaldırıdır. Farklı güç odaklarının bu genç kızı ele geçirmek için birbirleriyle çatıştığı karmaşık bir satranç oyunu kurgulanırken, kızın kontrol edilmesi imkansız olan yıkıcı gücü her an patlamaya hazır bir bomba gibi beklemektedir. Bilim kurgu aksiyon türündeki bu yapım, ilk filmin mirasını korurken, görsel efektlerin sınırlarını zorlayan epik çatışma sahneleriyle tempoyu en üst seviyeye taşıyor.
Filmin başrolünde, binden fazla aday arasından seçilen genç yetenek Shin Si-ah yer alıyor. Oyuncu, neredeyse hiç diyalog kurmadan, sadece meraklı bakışları ve ürkütücü dinginliğiyle karakterin hem masumiyetini hem de ölümcül yanını muazzam bir dengede tutuyor. Ona eşlik eden Park Eun-bin, korumacı ve şefkatli tavrıyla hikâyeye insani bir sıcaklık katarken; Lee Jong-suk ise gizemli ve tekinsiz rütbeli asker rolüyle filmin merak unsurunu canlı tutuyor.
Kadrodaki suikastçı timi ve özel yetenekli diğer karakterler, her biri kendine has dövüş stilleriyle aksiyonun koreografisini zenginleştiriyor. Özellikle ilk filmden tanıdığımız bazı isimlerin sürpriz katılımı, hayranlar için büyük bir heyecan yaratırken; oyuncuların sergilediği fiziksel performanslar yeni çıkan filmler arasındaki aksiyon standartlarını yukarı çekiyor. Kadronun bu denli geniş ve yetenekli olması, karakterler arasındaki güç dengesini sürekli dinamik tutuyor.
Yönetmen Park Hoon-jung, bu devam filminde dünyayı sadece büyütmekle kalmıyor, aynı zamanda görsel bir şölen sunuyor. The Witch Part II: Diğeri, özellikle finaldeki uzun soluklu ve çok katmanlı aksiyon sekansıyla sinematografik bir başarıya imza atıyor. Filmin ilk yarısında karakter gelişimine ve atmosfere odaklanan ağır tempo, ikinci yarıda yerini durdurulamaz bir şiddet ve görsel efekt fırtınasına bırakıyor. Karanlık laboratuvar ortamları ile Jeju Adası'nın doğal güzellikleri arasındaki kontrast, filmin görsel dilini güçlendiren en temel unsurlardan biri.
Güney Kore sinemasının sert aksiyon tarzını ve "süper güç" temasının daha karanlık, daha gerçekçi yorumlarını sevenler için bu film bir başyapıt niteliğinde. Eğer genetik deneyler, hükümet komploları ve benzersiz dövüş koreografileri ilginizi çekiyorsa, bu gerilim aksiyon yapımını mutlaka izlemelisiniz. İlk filmi sevenler için zaten bir zorunluluk olan bu devam halkası, genel bilim kurgu meraklılarını da tatmin edecek bir derinliğe sahip.
Bu yapımı benzerlerinden ayıran en büyük fark, süper güçlere sahip bir karakteri "kahraman"laştırmak yerine, onu doğanın öngörülemez bir gücü olarak konumlandırmasıdır. Aksiyon sahnelerindeki yaratıcılık ve şiddetin estetik kullanımı, izleyiciyi görsel bir hipnoz altına alıyor. Ayrıca, ucu açık bırakılan gizemler ve serinin geleceğine dair atılan tohumlar, filmi sadece bir devam halkası değil, büyük bir destanın önemli bir parçası kılıyor.
Yaratılış ve Kontrol: İnsanın Tanrı rolüne soyunarak yarattığı varlıklar üzerindeki hakimiyet çabası.
Aidiyet ve Yabancılaşma: Hiçbir yere ait olmayan bir varlığın, sevgi ve aile kavramıyla ilk tanışması.
Gücün Bedeli: Mutlak gücün beraberinde getirdiği yalnızlık ve kaçınılmaz yıkım.
Bu filmin yarattığı atmosferden ve aksiyon dozundan keyif aldıysanız, serinin ilk filmi olan The Witch: Part 1. The Subversion yapımını (izlemediyseniz) hemen izlemelisiniz. Ayrıca benzer bir "deneyden kaçan kız" teması için Scarlett Johansson’ın başrolünde olduğu Lucy veya daha karanlık bir süper kahraman dekonstrüksiyonu olan Brightburn alternatif öneriler olabilir. Güney Kore sinemasından ise Night in Paradise benzer bir sertlik düzeyi sunabilir.
Başrol oyuncusu Shin Si-ah, bu filmdeki rolü için Kim Da-mi'nin (ilk filmin yıldızı) geçtiği süreçlere benzer bir eğitim kampından geçti. Çekimlerin büyük çoğunluğu, filmin atmosferine uygun mistik ve izole bir hava sunan Jeju Adası'nda gerçekleştirildi. Ayrıca filmin prodüksiyon aşamasında, ilk filmin bütçesinin çok üzerinde bir harcama yapılarak görsel efektlerin kalitesi Hollywood standartlarına yaklaştırılmaya çalışıldı.
Hikâye evreni doğrudan bir önceki filmdeki olaylar üzerine kurulu olduğu ve bazı kilit karakterler geri döndüğü için, ilk filmi izlemek olay örgüsünü tam anlamak adına oldukça önemlidir.
Evet, film Güney Kore aksiyon sinemasının karakteristik sertliğine sahiptir ve yer yer oldukça kanlı çatışma sahneleri içermektedir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...