

James

Tara

Joleen

Randall

Mr. Reedy

Danni

Will

Sharon

Randall's Friend

Detective #1
Uyurgezer, hayatın sillesini yemiş iki karakterin; 11 yaşındaki Tara ve amcası James’in hayata tutunma mücadelesini merkezine alıyor. Tara’nın annesi Joleen, erkek arkadaşının yasadışı işleri nedeniyle hapse girme tehlikesiyle karşı karşıya kalınca, kızını kardeşi James’e bırakıp kaçar. James, kendi hayatını bile düzene sokmakta zorlanan, silik ve sorumluluk almaktan kaçan bir adamdır. Ancak yeğeninin sahipsiz kalması, onu hiç hazır olmadığı bir babalık rolüne soyunmaya zorlar.
İşini ve evini kaybeden James, Tara’yı da yanına alarak bir çıkış yolu bulmak amacıyla yollara düşer. Bu yolculuk, onları geçmişin karanlık anılarının saklı olduğu baba ocağına, yani sert ve otoriter babasının çiftliğine kadar götürür. Film, bir yandan yoksulluğun ve kimsesizliğin getirdiği ağırlığı hissettirirken, diğer yandan iki yaralı ruhun birbirine nasıl sığınak olduğunu incelikli bir dille işler. Yol boyunca yaşadıkları, her ikisi için de sadece fiziksel bir yer değişimi değil, aynı zamanda ruhsal bir uyanışın başlangıcıdır.
Filmin başrolünde, amca James karakterine hayat veren Nick Stahl, karakterinin o zayıf ve kararsız yapısını oldukça naif bir performansla sergiliyor. Ancak filmin asıl parlayan yıldızı, Tara rolündeki genç yetenek AnnaSophia Robb. Robb, çocuksu masumiyet ile vaktinden önce büyümek zorunda kalmanın getirdiği olgunluğu gözlerindeki hüzünle muazzam bir şekilde birleştiriyor.
Charlize Theron, sorumsuz anne Joleen rolünde kısa ama hikayenin gidişatını belirleyen etkileyici bir performans sunarken, usta oyuncu Dennis Hopper, ailenin despot babası rolünde tekinsiz varlığıyla filmin gerilim dozunu artırıyor. Oyuncuların arasındaki kimya, filmin bir aile dramı olarak inandırıcılığını en üst seviyeye taşıyor.
William Maher’in yönetmenliğini üstlendiği Uyurgezer (Sleepwalking), tipik bir Amerikan yol hikayesini, derinlemesine bir karakter incelemesiyle harmanlıyor. Film, görsel dilinde kullandığı soluk renkler ve geniş boşluklarla karakterlerin içsel yalnızlığını ve Amerikan kırsalının melankolisini başarıyla yansıtıyor. Tempoyu yavaş tutarak izleyiciyi karakterlerin duygu dünyasına ortak eden yönetmen, ajitasyona kaçmadan gerçekçi bir dram sunmayı başarıyor. Filmin ismi olan "Uyurgezer", aslında karakterlerin hayat karşısındaki uyuşmuş ve amaçsız hallerine dair güçlü bir metafor olarak kullanılmış.
Karakter odaklı, psikolojik derinliği olan ve aile içi dinamikleri sorgulayan hikayelerden hoşlananlar için Uyurgezer doğru bir tercih. Eğer bağımsız sinemanın o samimi ve süssüz anlatım dilini seviyorsanız, bu yapımı mutlaka izlemelisiniz. Özellikle "Little Miss Sunshine" veya "The Glass Castle" gibi aile filmleri içinde dramatik ağırlığı yüksek olan yapımlara ilgi duyan sinemaseverler bu filmden oldukça etkilenecektir.
Uyurgezer, sadece bir "terk edilme" öyküsü değil, aynı zamanda her şeye rağmen yeniden başlama cesaretini konu alıyor. Filmi benzerlerinden ayıran yönü, Nick Stahl ve AnnaSophia Robb arasındaki o kırılgan ama samimi bağın sahtelikten uzak olmasıdır. Hayatın acımasız gerçeklerine rağmen insanın içindeki şefkat kırıntılarının nasıl büyük bir kurtuluşa dönüşebileceğini görmek için bu film mutlaka izlenmeli.
Terk Edilme ve Aidiyet: Bir çocuğun en yakınları tarafından bırakılmasının yarattığı boşluk ve güven arayışı.
Geçmişle Yüzleşme: Travmaların kaynağı olan aile büyükleriyle ve çocukluk anılarıyla hesaplaşma.
Sorumluluk ve Büyüme: James’in bir yetişkin olmayı öğrenme süreci ile Tara’nın çocukluğunu koruma çabası.
Bu yapımın sunduğu hüzünlü yolculuk temasını beğendiyseniz, bir baba ve oğlunun distopik dünyadaki mücadelesini anlatan The Road (Yol) veya bir büyüme hikayesi olan Boyhood gibi yapımlara göz atabilirsiniz. Ayrıca, Charlize Theron’un yine güçlü bir dram performansı sergilediği North Country (Tek Başına) de benzer sosyal ve bireysel temalar içerir.
Filmin yapımcılığını aynı zamanda oyuncu kadrosunda yer alan Charlize Theron üstlenmiştir. Bağımsız bir yapım olması nedeniyle sınırlı bütçeyle çekilen film, özellikle AnnaSophia Robb’un kariyerindeki en başarılı dramatik performanslarından biri olarak kabul edilir. Çekimler Kanada’nın Saskatchewan eyaletinde gerçekleştirilmiş, bölgenin sert doğası hikayenin soğuk atmosferini pekiştirmiştir.
Film, klasik bir mutlu sondan ziyade, karakterlerin hayatlarında yeni ve umut dolu bir sayfa açtıklarını hissettiren, gerçekçi ve huzurlu bir finale sahiptir.
Charlize Theron hikayenin tetikleyici gücü olan anne karakterini canlandırıyor. Ekran süresi James ve Tara kadar çok olmasa da performansı filmin duygusal temelini oluşturuyor.
İçerdiği melankolik atmosfer ve aile içi şiddet/travma temaları nedeniyle daha çok yetişkinler ve olgun gençler için uygun bir dram filmidir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...