

Queen Victoria

Abdul Karim

Sir Henry Ponsonby

Bertie, Prince of Wales

Mohammed

Lord Salisbury

Dr. James Reid

Baroness Churchill

Miss Phipps

Alick Yorke
Kraliçe Victoria’nın ellinci altın yılı kutlamaları için Hindistan’dan İngiltere’ye getirilen genç katip Abdul Karim, başlangıçta sadece törensel bir görev için saraydadır. Ancak Kraliçe’nin katı saray kurallarından, sahte nezaketten ve yalnızlıktan bunalmış ruhu, Abdul’un samimiyeti ve ona sunduğu yeni dünya görüşüyle canlanır. Abdul, kısa sürede Kraliçe’nin en yakın sırdaşı ve "Munshi"si (öğretmeni) haline gelir.
Bu beklenmedik yakınlık, saray çevresinde ve kraliyet ailesinde büyük bir huzursuzluk yaratır. Kraliçe’nin Hintli bir hizmetkarı böylesine onurlandırması, dönemin ırksal ve sınıfsal önyargılarıyla çarpışır. Dram filmi unsurlarını tarihsel bir zeminle birleştiren yapım, imparatorluğun zirvesindeki bir kadının, tüm engellere rağmen dostluğa ve öğrenmeye duyduğu tutkulu bağlılığı konu alıyor.
Efsanevi oyuncu Judi Dench, Kraliçe Victoria rolünde bir kez daha devleşerek karakterin hem otoriter gücünü hem de yaşlılığın getirdiği kırılganlığı muazzam bir dengede sunuyor. Dench’in bakışlarındaki hüzün ve merak, filmin duygusal motorunu oluşturuyor. Abdul Karim rolünde izlediğimiz Ali Fazal, karaktere büyük bir sadakat ve zarafet katarak Judi Dench ile etkileyici bir ekran uyumu yakalıyor.
Kraliyet ailesinin diğer üyeleri ve saray görevlileri rollerinde Eddie Izzard, Michael Gambon ve Olivia Williams gibi deneyimli isimler yer alıyor. Özellikle Eddie Izzard, Kraliçe’nin oğlu Bertie (Gelecek Kral VII. Edward) rolünde, annesinin bu dostluğuna karşı duyduğu öfkeyi ve statü kaygısını başarıyla yansıtıyor.
Yönetmen Stephen Frears, kraliyet protokollerinin soğukluğunu ve İngiliz kırsalının güzelliğini ustalıkla harmanlıyor. Film, tarihsel bir biyografi olmasının yanı sıra, iki farklı kültürün birbirini anlama çabasını naif bir dille işliyor. Yabancı filmler arasında prodüksiyon tasarımı ve dönem kostümleriyle dikkat çeken yapım, izleyiciyi 19. yüzyıl sonu İngiltere’sine götürürken, mizah ve hüznü bir arada sunuyor. Gerçek hayattan uyarlanan filmler kategorisinde, saray arşivlerinden silinmeye çalışılmış bir hikayeyi gün yüzüne çıkarması açısından oldukça kıymetli.
Tarihsel dönem yapımlarından hoşlananlar, İngiliz kraliyet ailesinin bilinmeyen yönlerine merak duyanlar ve farklı kültürlerin kesişme noktalarını seven izleyiciler bu filmi mutlaka görmeli. Eğer dram filmleri içinde sakin ama derinlikli bir hikaye arıyorsanız ve usta oyuncu Judi Dench’in performansına tanıklık etmek istiyorsanız Victoria & Abdul sizin için doğru bir tercih olacaktır.
Bu film, tarihin kazananlar tarafından nasıl sansürlenebileceğini ve bir dostluğun siyasi sınırları nasıl aşabileceğini gösteriyor. Kraliçe Victoria’nın ölmeden önceki son büyük tutkusunu ve öğrenme açlığını görmek, karakterin bilinen soğuk imajını yumuşatıyor. Ayrıca, filmin harika manzaraları ve Thomas Newman imzalı müzikleri, izleyiciyi atmosferin içine çeken önemli unsurlar arasında yer alıyor.
Kültürel Değişim: Doğu ve Batı dünyasının, önyargılardan arınmış bir dostluk aracılığıyla birbirini keşfetmesi.
Yalnızlık ve Yaşlılık: Dünyanın en güçlü kadını bile olsa, gerçek bir dostluğa duyulan insani ihtiyaç.
Irkçılık ve Sınıf Ayrımı: İngiliz aristokrasisinin, kendi hiyerarşik düzenine tehdit olarak gördüğü "ötekine" karşı tutumu.
Tarihsel Sansür: Kraliyet ailesinin, Kraliçe’nin ölümünden sonra bu dostluğun izlerini yok etme çabası.
Bu tarihsel atmosferi ve karakter odaklı anlatımı sevdiyseniz şu yabancı dram filmleri de ilginizi çekebilir:
The King's Speech (Zoraki Kral): Bir başka kraliyet üyesinin, beklenmedik bir dostluk sayesinde kendi engellerini aşmasını anlatır.
Mrs. Brown: Kraliçe Victoria’nın daha önceki yıllarında, hizmetkarı John Brown ile olan yakınlığını konu alan benzer bir yapım.
The Queen: Yine Stephen Frears tarafından yönetilen, modern İngiliz monarşisinin iç dünyasına bakan etkileyici bir dram.
Film, Shrabani Basu’nun aynı adlı kitabından uyarlanmıştır. Gerçek hayatta bu dostluk, kraliyet ailesi tarafından o kadar istenmeyen bir durumdu ki, Kraliçe’nin ölümünden sonra Abdul Karim Hindistan’a geri gönderilmiş ve Kraliçe ile olan tüm yazışmaları yakılmıştır. Ancak Abdul’un günlüğü 2010 yılında torunları tarafından bulunmuş ve bu gizli dostluk resmen kanıtlanmıştır.
Evet, film gerçek olaylara dayanmaktadır. Yıllarca bir şehir efsanesi olduğu düşünülen bu dostluk, 2010 yılında Abdul Karim’in kişisel günlüklerinin bulunmasıyla tarihçiler tarafından doğrulanmıştır.
Aslında Abdul, Kraliçe Victoria’nın tahttaki 50. yılını kutlamak için düzenlenen törenlerde hediye sunmak üzere seçilen iki Hintli katipten biriydi.
Çekimlerin büyük bir kısmı, Kraliçe Victoria’nın Wight Adası’ndaki gerçek ikametgahı olan Osborne House’da gerçekleştirilmiştir. Bu, malikanenin kapılarının bir film prodüksiyonuna nadir açıldığı sahnelerden biridir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...