

Celeste Montgomery

Young Celeste / Albertine

Manager

Eleanor "Ellie" Montgomery

Josie

Journalist

Cullen Active

Ms. Dwyer

Mrs. Montgomery

Father Cliff
Vox Lux, 1999 yılında bir okul baskınından sağ kurtulan genç Celeste’in, bu travmayı bir anma töreninde bestelediği şarkıyla ulusal bir fenomene dönüşmesini konu alır. Şiddetin estetiğiyle harmanlanan bu beklenmedik başarı, Celeste’i menajerinin ve kız kardeşinin yardımıyla küresel bir süperstara dönüştürür. Ancak bu yükseliş, masumiyetin hızla kaybedildiği, endüstrinin dişlileri arasında öğütülen bir kimliğin inşasıdır.
Yıllar sonra, 2017’de, Celeste artık skandallarla boğuşan, kızıyla bağları kopma noktasına gelmiş ve geçmişinin gölgelerinden kaçamayan hırçın bir pop ikonudur. Tam da büyük bir geri dönüş turnesine hazırlanırken, Avrupa’da gerçekleşen bir terör saldırısında saldırganların onun ikonik maskelerini kullanmasıyla hayatı yeniden trajedi ve şöhretin kirli kesişim noktasına savrulur. Film, bir kadının portresi üzerinden 21. yüzyılın toplumsal travmalarını ve pop kültürünün bu travmaları nasıl tükettiğini sorgular.
Natalie Portman, Celeste’in yetişkinliğini canlandırırken kelimenin tam anlamıyla patlayıcı bir performans sergiliyor. Narsist, kırılgan ve sahne ışıkları altında devleşen bir divayı, tüm iticiliği ve trajedisiyle ete kemiğe büründürüyor. Portman’ın aksanı ve agresif sahne varlığı, şöhretin yarattığı canavarı kusursuzca yansıtıyor.
Genç Celeste ve yetişkin Celeste’in kızı Albertine rollerinde çift karakterle karşımıza çıkan Raffey Cassidy, filmin duygusal köprüsü görevini görüyor. Jude Law ise Celeste’in sadık ama yozlaşmış menajeri rolünde, müzik dünyasının karanlık kulislerini temsil eden soğukkanlı bir portre çiziyor.
Yönetmen Brady Corbet, Vox Lux ile izleyiciye geleneksel bir biyografi değil, sarsıcı bir "21. yüzyıl portresi" sunuyor. Anlatıcı ses kullanımı ve bölümlere ayrılmış yapısıyla epik bir hava taşıyan film, pop müziğin parıltısını terörün soğukluğuyla yan yana getiriyor. Görüntü yönetimi, sahne ışıklarının kör ediciliği ile otel odalarının kasvetli yalnızlığı arasında keskin bir kontrast yaratırken, Sia tarafından bestelenen şarkılar filmin pop kültür eleştirisini güçlendiriyor.
Şöhretin karanlık yüzüne ve popüler kültürün toplumsal olayları nasıl manipüle ettiğine dair derinlikli analizler arayanlar Vox Lux’u mutlaka izlemeli. Klasik bir müzikal veya başarı hikayesi bekleyenlerden ziyade, sanatın ve şiddetin iç içe geçtiği psikolojik dram türündeki cesur denemelerden hoşlanan izleyiciler için biçilmiş kaftandır. Natalie Portman’ın uçlarda gezinen oyunculuğunu merak eden her sinemasever bu deneyime ortak olmalıdır.
Film, trajedinin nasıl bir "markaya" dönüştürüldüğünü ve modern dünyada masumiyetin ne kadar kısa sürede tükendiğini göstermesi açısından oldukça kıymetli. Bir pop konserinin sadece bir eğlence değil, aynı zamanda toplumsal bir ayine dönüşebileceğini anlatan son sekansı, sinematografik açıdan oldukça etkileyicidir.
Şöhret ve Travma: Kişisel acıların kitleler tarafından tüketilebilir bir ürüne dönüşmesi.
Modern Şiddet: Bireysel silahlanma ve terörün popüler kültür üzerindeki sarsıcı etkisi.
Kimlik Kaybı: Sahne personasının, gerçek kişiliği yavaş yavaş yutması ve yok etmesi.
Şöhretin getirdiği yıkımı ve sanatçının içsel parçalanışını seviyorsanız, yine Natalie Portman’ın başrolde olduğu Black Swan (Siyah Kuğu) ilk tercihiniz olmalı. Pop dünyasının karanlık kulislerini ve sahne arkasındaki kaosu işleyen The Neon Demon veya yıldız olmanın bedelini farklı bir yerden ele alan A Star Is Born, bu pop dramı sonrasında izlenebilecek güçlü alternatiflerdir.
Filmin orijinal şarkıları dünyaca ünlü pop yıldızı Sia tarafından bestelenmiş, koreografileri ise Portman’ın eşi Benjamin Millepied tarafından hazırlanmıştır.
Filmin anlatıcılığını efsanevi aktör Willem Dafoe üstlenmektedir, bu da filme masalsı ama karanlık bir hava katar.
Yönetmen Brady Corbet, filmi "tarihin bir anıtı" olarak nitelendirmiş ve 11 Eylül sonrası Amerikan toplumunun geçirdiği evrimi anlatmak istemiştir.
Hayır, Celeste tamamen kurgusal bir karakterdir ancak yaratılırken modern pop ikonlarının genel özelliklerinden ve müzik endüstrisinin dinamiklerinden ilham alınmıştır.
Evet, Natalie Portman filmdeki pop şarkılarını kendisi seslendirmiş ve sahne performansları için yoğun bir hazırlık süreci geçirmiştir.
Konser sekansı, Celeste’in kimliğinin tamamen "performans" tarafından ele geçirildiğini ve izleyicinin de bu kitle hipnozunun bir parçası haline geldiğini göstermek amacıyla uzun tutulmuştur.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...