

Michael MacCauley

Alex Murphy

Captain Hawthorne

Walt

Joanna

Karen MacCauley

Dylan

Vince

Tony

Conductor Sam
Michael MacCauley, on yıldır her gün aynı banliyö treniyle işe gidip gelen, düzenli hayatı olan bir sigortacıdır. Emekliliğine az bir süre kala aniden işten çıkarılmasıyla dünyası başına yıkılır. Maddi kaygıların ağırlığı altında evine dönerken, trende karşısına Joanna adında gizemli bir kadın çıkar. Joanna, Michael’a reddetmesi zor bir oyun teklif eder: Trendeki yolcular arasında oraya ait olmayan "yabancı" birini bulması karşılığında büyük bir ödül alacaktır.
Başlangıçta bu teklifi tuhaf bir varsayım sanan Michael, kısa sürede kendisini geri dönüşü olmayan ölümcül bir komplonun içinde bulur. Trenin vagonları arasında geçen bu zamana karşı yarış, sadece Michael’ın değil, tüm yolcuların hayatını tehlikeye atan devasa bir suç ağının parçasıdır. Her durak, Michael için hem bir çıkış umudu hem de gerilimin dozunun arttığı yeni bir çatışma alanına dönüşür.
Liam Neeson, Michael MacCauley karakteriyle artık imzası haline gelen "ailesini korumaya çalışan sıradan adam" profilini başarıyla yansıtıyor. Neeson’ın fiziksel performansı kadar, karakterin yaşadığı çaresizlik ve ahlaki ikilemleri yansıtma biçimi de etkileyici. Vera Farmiga ise Joanna rolünde, sadece sesi ve bakışlarıyla bile hikayeye tekinsiz bir hava katmayı başarıyor.
Patrick Wilson, Michael’ın eski polis ortağı Alex Murphy olarak hikayenin kilit noktalarından birinde yer alırken, Jonathan Banks ve Sam Neill gibi tecrübeli isimler yan rollerde derinlik sağlıyor. Film, sadece başrole odaklanmak yerine trendeki diğer yolcuların şüpheli hallerini de ustalıkla kullanarak dinamik bir kadro performansı sergiliyor.
Yönetmen Jaume Collet-Serra, kısıtlı bir mekanda klostrofobik bir gerilim yaratma konusundaki ustalığını bu filmde de konuşturuyor. Filmin temposu, trenin hızıyla paralel şekilde sürekli yükseliyor. Kurgu, izleyiciyi sürekli bir "Kim yaptı?" sorusunun peşinden koştururken, aksiyon sahneleri gerçekçi koreografilerle desteklenmiş. Özellikle tren vagonları arasındaki geçişler ve ışık kullanımı, sıradan bir yolculuğu tekinsiz bir labirente dönüştürüyor.
Hızlı tempolu aksiyon filmleri seven ve gizem çözmeyi önceliğine alan izleyiciler için bu yapım oldukça tatmin edicidir. Hitchcockvari gerilim öğelerinin modern bir aksiyonla harmanlandığı hikayeleri beğenenler, bu gerilim filmleri kategorisindeki güçlü adayı kaçırmamalıdır. Ayrıca Liam Neeson'ın başrolde olduğu suç temalı yapımların hayranları için film tam bir seyir zevki sunuyor.
Film, izleyiciyi sadece bir seyirci konumunda bırakmıyor; Michael ile birlikte trendeki yabancıyı aramaya iterek interaktif bir merak duygusu uyandırıyor. Tek mekanda geçen hikayelerin yarattığı o sıkışmışlık hissi ve ana karakterin ahlaki sınırlarının zorlanması, filmi sadece bir dövüş sahnesi yığını olmaktan çıkarıp zekice kurgulanmış bir bulmacaya dönüştürüyor.
Ahlaki İkilemler: Maddi sıkıntılar karşısında bir insanın doğru ile yanlışı ayırt etme yetisinin nasıl sınandığı.
Sıradan İnsanın Gücü: Hiç beklemediği bir anda kahramana dönüşmek zorunda kalan bir babanın mücadelesi.
Sistem ve Güç: Arka planda işleyen büyük komploların küçük insanların hayatlarını nasıl hiçe saydığı.
Eğer bu tarzdaki tren temalı gerilimleri seviyorsanız, yine bir Jaume Collet-Serra ve Liam Neeson iş birliği olan Non-Stop filmine mutlaka göz atmalısınız. Uçakta geçen o hikaye, benzer bir kapalı alan gizemi sunuyor. Ayrıca benzer bir tempo için Source Code veya Bullet Train gibi yüksek enerjili aksiyon filmleri listesine eklenebilir.
Film, Liam Neeson ve yönetmen Jaume Collet-Serra'nın dördüncü ortak çalışmasıdır.
Tren çekimlerinin çoğu stüdyoda yapılmış olmasına rağmen, efektlerin başarısı sayesinde gerçekçi bir banliyö hattı hissi verilmiştir.
Liam Neeson, çekimler sırasında dövüş sahnelerinin çoğunda dublör kullanmamayı tercih etmiştir.
Filmde kullanılan Hudson Hattı gerçektir ancak çekimlerin büyük çoğunluğu İngiltere'deki Pinewood Stüdyoları'nda kurulan özel setlerde gerçekleştirilmiştir.
Michael, trendeki yolcuları kurtardıktan sonra geçmişindeki polislik tecrübesi ve sergilediği kahramanlık sayesinde sisteme karşı verdiği mücadelede yeni bir sayfa açar.
Joanna, çok daha büyük ve derin bir suç ağının "yüzü" veya aracıdır; Michael gibi insanları zayıf noktalarından yakalayarak onları kirli işlerine alet eden bir operasyon yöneticisidir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...