

Galip Bey

Topkapılı Cambaz

Sabri Toprak

Peyker

Captain John G. Bennett

Vera

Halide Edip

Mustafa Kemal Paşa

Eleni

-
Zaferin Rengi, 1918-1923 yılları arasında işgal altındaki İstanbul’da geçen, gerçek bir tarihsel başarıyı merkeze alan epik bir dramdır. Mondros Mütarekesi’nin ardından İstanbul’un sokakları yabancı postallarla çiğnenirken, halkın moral kaynağı olan tek bir şey kalmıştır: Futbol. Film, Fenerbahçe Spor Kulübü’nün kurucu üyelerinden ve kaptanı olan Galip Bey’in (Galip Kulaksızoğlu) liderliğinde, bir avuç gencin işgal güçlerine karşı yeşil sahada verdikleri onur mücadelesini konu alıyor.
Hikaye, Anadolu’da başlayan Milli Mücadele’nin İstanbul ayağındaki direnişini, futbolun birleştirici gücüyle harmanlıyor. İşgal komutanı General Harington’ın kendi adıyla düzenlenen kupa maçında, Fenerbahçe’nin İngiliz karma takımına karşı verdiği o efsanevi mücadele, filmin zirve noktasını oluşturuyor. Sadece bir maçın değil, bir milletin "biz buradayız" haykırışının hikayesi olan film, izleyiciyi gözyaşları ve gurur dolu bir zaman yolculuğuna çıkarıyor.
Filmin başrolünde Galip Bey karakterine hayat veren Kubilay Aka, bir sporcunun disiplini ile bir vatanseverin azmini dengeli bir performansla sergiliyor. Ona eşlik eden Gülper Özdemir, dönemin ruhunu yansıtan güçlü kadın figürü Peyker rolüyle hikayeye duygusal bir derinlik katıyor. Nejat İşler, Sabri Toprak karakteriyle tecrübesini konuştururken; Timuçin Esen, Topkapılı Cambaz rolünde direnişin yeraltı dünyasındaki karizmatik liderliğini başarıyla yansıtıyor.
Kadroda ayrıca Yiğit Özşener'in Mustafa Kemal Paşa rolündeki vakur duruşu ve Gonca Vuslateri'nin Vera karakterindeki performansı dikkat çekiyor. Birce Akalay ise Halide Edib Adıvar olarak dönemin entelektüel direnişini temsil ediyor. Bu yıldızlar geçidi, sadece bir futbol filmi değil, dev bir dönem draması izlediğimizi her sahnede hissettiriyor.
Yönetmen Abdullah Oğuz, Zaferin Rengi ile Türk sinemasının son yıllardaki en görkemli dönem yapımlarından birine imza atmış. Filmin prodüksiyon kalitesi, 1920’lerin İstanbul’unu, Beyoğlu’nu ve tarihi stadyum atmosferini muazzam bir titizlikle yeniden inşa ediyor. Sinematografideki sepya tonlar ve kostüm tasarımları izleyiciyi anında o dönemin hüzünlü ama umutlu havasına sokuyor. Senaryo, futbol sahasındaki gerilimi, siyasi entrikalar ve gizli direniş faaliyetleriyle besleyerek tempoyu 2 saatten fazla süre boyunca diri tutuyor. Film, bir spor kulübünün tarihinden çok daha fazlasını; bir şehrin ve bir ülkenin hürriyet sevdasını anlatıyor.
Tarihi dramaları, sporun birleştirici gücünü anlatan hikayeleri ve Milli Mücadele dönemini seven her Türk vatandaşı bu filmi mutlaka izlemeli. Eğer Fenerbahçe taraftarıysanız kulübünüzün tarihindeki en gururlu sayfaya tanıklık etmek paha biçilemez olacaktır; ancak film renk fark etmeksizin tüm sporseverlere ve vatanseverlere hitap eden evrensel bir kahramanlık öyküsü sunuyor. Dram ve biyografi türünden hoşlananlar için de oldukça doyurucu bir yapım.
Zaferin Rengi, bugünkü özgürlüğümüzün ve spor kültürümüzün hangi zor şartlar altında yeşerdiğini hatırlatan bir hafıza tazeleme niteliğinde. Filmi benzerlerinden ayıran en büyük özellik, futbolu sadece bir oyun olarak değil, diplomatik ve askeri bir zaferin öncüsü olarak kurgulaması. Oyunculuklardaki samimiyet ve tarihe duyulan saygı, filmi sadece bir sinema eseri değil, bir belge niteliğine de taşıyor. Finaldeki kupa sahnesi, sinemada nadir görülen bir coşku ve gurur patlaması yaşatıyor.
Milli Direniş: İşgal altındaki bir şehrin her alanda verdiği hürriyet mücadelesi.
Futbolun Gücü: Sporun, toplumun moralini yükselten ve kitleleri birleştiren bir araç olması.
Fedakarlık: Vatan uğruna hem sahada hem de cephede canını dişine takan gençlerin öyküsü.
Tarihi Onur: Bir kupanın sadece bir metal parçası değil, bir milletin haysiyeti oluşu.
Bu filmin yarattığı tarihi atmosferi ve sporun toplumsal etkisini sevdiyseniz, yine işgal dönemi İstanbul'unu ve direnişi konu alan Veda veya bir spor dalı üzerinden milli gururu işleyen Cep Herkülü: Naim Süleymanoğlu yapımlarına göz atabilirsiniz. Dünya sinemasından ise benzer bir ruh taşıyan Escape to Victory (Zafere Kaçış) bu türdeki en önemli spor filmleri arasındadır.
Filmin çekimleri için 1918-1923 yıllarının İstanbul’unu yansıtan devasa bir plato kuruldu ve tarihi yarımada çekimler için titizlikle hazırlandı. Filmin zirve noktası olan Harington Kupası maçı, o dönemki kurallara ve futbol topu gibi detaylara sadık kalınarak çekildi. Yapım süreci boyunca tarihçiler ve spor tarihçileriyle danışmanlık yapıldı. Ayrıca, Fenerbahçe Spor Kulübü’nün müzesindeki bazı tarihi eşyaların replikaları film için özel olarak üretildi.
Evet, 29 Haziran 1923’te Taksim Stadı’nda oynanan ve Fenerbahçe’nin İngiliz işgal kuvvetlerini 2-1 yenerek kazandığı maç tarihin en önemli futbol başarılarından biridir.
Evet, filmde Mustafa Kemal Paşa’nın İstanbul’daki direniş faaliyetlerine ve Fenerbahçe kulübüne olan ilgisine dair tarihi gerçekliklere dayanan sahneler yer almaktadır.
Hayır, Fenerbahçe ana odakta olsa da film, o dönemdeki Türk kulüplerinin (Beşiktaş, Galatasaray vb.) ortak dayanışmasını ve bir milletin topyekûn direnişini anlattığı için tüm sinemaseverlere hitap etmektedir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...