
Romantik, Dram, Gizem

Seh-hee (after surgery)

Ji-woo

Seh-hee (before surgery)

Plastic Surgeon

Seo Yeong-hwa

Guy 1

Guy 2

Guy 3

Guy 4

Waitress in Cafe
Seh-hee ve Ji-woo, iki yıldır tutkulu ama zamanla monotonlaşan bir ilişki yaşamaktadır. Seh-hee, sevgilisinin kendisine olan ilgisinin azaldığını ve başka kadınlara bakmaya başladığını düşündükçe derin bir kıskançlık ve özgüvensizlik sarmalına girer. Zamanın aşkı tükettiğine inanan genç kadın, radikal bir karar vererek ortadan kaybolur ve ağır estetik ameliyatlar geçirerek yüzünü tamamen değiştirir.
Aylar sonra, tamamen farklı bir görünümle "yeni" bir kadın olarak Ji-woo’nun karşısına çıkar ve onu yeniden baştan çıkarmaya çalışır. Ancak bu tehlikeli oyun, kimlik karmaşasına ve her iki taraf için de geri dönülemez bir psikolojik yıkıma neden olur. Güney Koreli usta yönetmen Kim Ki-duk, insanın dış görünüşü ile ruhu arasındaki bağı sorgularken, modern dünyanın güzellik takıntısını ve aşkın doğasını sarsıcı bir dille ele alıyor.
Filmin başrollerinde yer alan Sung Hyun-ah (Seh-hee’nin ameliyat sonrası hali) ve Park Ji-yeon (ameliyat öncesi hali), aynı ruhu taşıyan ama farklı yüzlere sahip olan bir kadının yaşadığı boşluğu başarıyla yansıtıyorlar. Her iki oyuncu da karakterin takıntılı ve kırılgan yapısını izleyiciye geçirmekte oldukça başarılı.
Ji-woo rolündeki Ha Jung-woo ise sevdiği kadının kaybıyla baş etmeye çalışan, ardından gizemli bir yabancıya çekilen adamın kafa karışıklığını ve vicdani hesaplaşmasını etkileyici bir performansla sunuyor. Oyuncuların minimal ama derinlikli oyunculukları, filmin editoryal gücünü ve duygusal ağırlığını artırıyor.
Kim Ki-duk, Zaman filmiyle sinemasının en provokatif işlerinden birine imza atıyor. Estetik ameliyat sahnelerinin çiğliği ile aşkın lirik anlatımı arasındaki tezatlık, yönetmenin sarsıcı üslubunun bir göstergesi. Film, sadece bir kıskançlık öyküsü değil; aynı zamanda insanın kendi varlığını ve hatıralarını nasıl yok edebileceğine dair karanlık bir meditasyon. Görüntü yönetimi, özellikle heykel bahçesi gibi sembolik mekanlarda karakterlerin yalnızlığını ve "sabitlik" arayışını sanatsal bir estetikle vurguluyor.
Psikolojik derinliği olan, insan doğasının karanlık dehlizlerine inen ve modern toplumun dayattığı güzellik standartlarını sorgulayan izleyiciler bu yapımı mutlaka izlemeli. Uzak Doğu sinemasının sembolik ve sert dilini sevenler için bu film, sarsıcı bir deneyim sunacaktır. Eğer sıradan aşk hikayelerinden sıkıldıysanız ve psikolojik drama türünde zihin açıcı bir eser arıyorsanız, Zaman beklentinizi fazlasıyla karşılayacak bir sanat filmi niteliğindedir.
Zaman, aşkın görselliğe mi yoksa ruha mı bağlı olduğu sorusunu en radikal şekilde soran filmlerden biri. Filmi benzerlerinden ayıran yönü, estetik cerrahiyi sadece fiziksel bir değişim olarak değil, bir insanın geçmişinden ve kendinden kaçış çabası olarak işlemesidir. İzleyiciyi ahlaki bir ikileme sürükleyen yapım, finaliyle hafızalardan kolay silinmeyecek bir etki bırakıyor.
Zaman ve Değişim: Zamanın duyguları ve bedeni nasıl yıprattığına dair varoluşsal sancılar.
Kimlik Kaybı: Başkası olma arzusunun bireyi kendi benliğinden uzaklaştırması.
Modern Güzellik Algısı: Toplumun dayattığı kusursuzluk arayışının yol açtığı psikolojik yıkım.
Bu filmin yarattığı tekinsiz ve melankolik atmosferi sevdiyseniz, yine Kim Ki-duk imzalı Nefes veya kimlik değişimi temasını farklı bir dille işleyen Pedro Almodóvar yapımı İçinde Yaşadığım Deri (The Skin I Live In) filmlerine göz atabilirsiniz. Ayrıca, aşkın doğasını bilim kurgu öğeleriyle sorgulayan dram filmi Sil Baştan (Eternal Sunshine of the Spotless Mind) da benzer bir tematik derinliğe sahiptir.
Filmde gösterilen estetik ameliyat görüntüleri gerçektir ve Kim Ki-duk bu görüntüleri kullanarak izleyiciyi fiziksel müdahalenin ürkütücülüğüyle yüzleştirmek istemiştir. Film, vizyona girdiği dönemde Güney Kore'deki yoğun estetik cerrahi çılgınlığına yönelik sert bir eleştiri olarak kabul edilmiş ve dünya çapında pek çok festivalde tartışmalara yol açmıştır.
Evet, filmde kullanılan bazı operasyon görüntüleri gerçektir. Yönetmen, operasyonun geri dönülemez ve sert doğasını vurgulamak için bu görüntüleri kullanmayı tercih etmiştir.
Seh-hee, ilişkisindeki monotonluğun ve sevgilisinin ilgisizliğinin kendi yüzünden kaynaklandığına inanır. "Yeni" bir yüzün, sevgilisini heyecanlandıracak tek yol olduğunu düşünmektedir.
Filmin sonu, değişimin bir sonu olmadığını ve insanın kendinden kaçtıkça sonsuz bir döngüde hapsolacağını simgeleyen döngüsel bir anlatıma sahiptir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...