
Komedi, Fantastik, Gerilim

Serap / Naciye

Tuncay / Hulusi

Suat

Feride

Fatoş

Kayınvalide

Kayınbaba

Tarık Selim

Osman

Seniye Gümüşçü
Türk sinemasının en özgün ve avangart yapımlarından biri olan film, Serap adındaki genç, modern ve başarılı bir tiyatro oyuncusunun hikayesini odağına alıyor. Serap, geleneksel aile yapısına ve kadına biçilen toplumsal rollere mesafeli, özgür ruhlu bir kadındır. Bir gün, "Belinda" isimli şampuan markasının reklam filminde oynamayı kabul eder. Reklamda canlandıracağı karakter, iki çocuklu ve tipik bir ev kadını olan Naciye’dir.
Çekimler sırasında, yönetmenin komutuyla saçlarını yıkarken bir anda kendini reklam setinde değil, Naciye’nin hayatının tam ortasında bulur. Etrafındaki herkes onu Naciye olarak tanımakta, kendi kimliği olan Serap’ı ise kimse hatırlamamaktadır. Modern dünyadan kopup mutfağa, çocuk bezlerine ve sıkıcı bir evlilik hayatına hapsolan Serap, bu kabustan uyanmak için çırpınırken izleyiciyi kimlik, toplumsal cinsiyet rolleri ve gerçeklik algısı üzerine derin bir yolculuğa çıkarır.
Müjde Ar, Serap ve Naciye gibi birbirine tamamen zıt iki karakteri aynı bedende canlandırarak kariyerinin zirve noktasına ulaşıyor. Ar'ın performansı, modern kadının hapsolduğu toplumsal kalıplara karşı verdiği tepkiyi ve yaşadığı sinir krizlerini öylesine gerçekçi kılıyor ki, film bir fantastik film olmaktan çıkıp toplumsal bir manifestoya dönüşüyor.
Macit Koper, Naciye’nin sıradan ve anlayışsız kocası rolünde, taşra zihniyetinin şehirleşmiş versiyonunu muazzam bir doğallıkla sergiliyor. Yan rollerde karşımıza çıkan Yılmaz Zafer ve usta oyuncu kadrosu, Serap’ın eski dünyası ile yeni hayatı arasındaki uçurumu belirginleştiren karakterlere hayat veriyorlar. Her bir oyuncu, Serap’ın çaresizliğini besleyen o "normalleştirilmiş" baskı ortamını kusursuzca yaratıyor.
Usta yönetmen Atıf Yılmaz’ın imzasını taşıyan bu başyapıt, 1980 sonrası Türk sinemasındaki bireyselleşme ve kadın kimliği arayışının en cesur örneğidir. Barış Pirhasan’ın kaleminden çıkan senaryo, gerçeküstü bir öğeyi toplumsal eleştiri için bir araç olarak kullanır. Filmin temposu, Serap’ın kabullenme ve reddetme süreçleri arasında gidip gelirken izleyiciyi sürekli tetikte tutar. Sinema tarihimizde türler arası geçişi bu denli başarıyla yapan az sayıda yapımdan biri olan film, teknik ve kurgusal açıdan döneminin çok ilerisindedir.
Sıradan senaryolardan sıkılan, metaforlarla dolu ve düşünsel derinliği olan yapımları seven her sinemasever bu filmi mutlaka izlemeli. Özellikle toplumsal cinsiyet rolleri, kadının toplumdaki yeri ve kimlik bunalımı temalarına ilgi duyanlar için vazgeçilmez bir eserdir. Müjde Ar’ın ikonik oyunculuğuna tanıklık etmek isteyen sanat filmi tutkunları için Aaahh Belinda, arşivin en üst sırasında yer almalıdır.
Bu film, bir kadının kabusunun aslında milyonlarca kadının gerçeği olduğunu tokat gibi çarptığı için izlenmelidir. Reklam estetiği ile hayatın acımasız tekdüzeliği arasındaki farkı "Belinda" şampuanı üzerinden ironik bir dille eleştirir. Sinemamızda pek alışık olmadığımız "paralel evren" veya "kimlik değişimi" temasını, yerel kodlarla harmanlayarak evrensel bir hikayeye dönüştürmesi onu eşsiz kılar. İzlerken hem güleceğiniz hem de karakterin kapana kısılmışlığından dolayı nefesinizin kesileceği nadir bir deneyim sunar.
Kimlik Çatışması: Bireyin kendi özgür benliği ile toplumun ona dayattığı roller arasındaki savaş.
Toplumsal Cinsiyet: Kadının "ev hanımı, anne ve eş" üçgenine sıkıştırılmasına yönelik sert eleştiri.
Tüketim Kültürü: Reklam dünyasının yarattığı "ideal hayat" imajının sahteliği.
Atıf Yılmaz’ın kadın üçlemesinin diğer halkaları olan Adı Vasfiye veya Düş Gezginleri filmleri, benzer gerçeküstü dokunuşlarla kadın ruhunu analiz eder. Ayrıca kimlik değişimi ve sistem eleştirisi dendiğinde dünya sinemasından The Stepford Wives veya yerli sinemadan Teyzem gibi psikolojik dram filmleri bu yapımla benzer temaları paylaşır.
Film, 1986 yılında Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde "En İyi Film", "En İyi Yönetmen" ve "En İyi Kadın Oyuncu" dallarında ödülleri toplayarak başarısını taçlandırmıştır. Çekimlerdeki reklam sahneleri, o dönemin yükselen reklamcılık sektörüne de bir gönderme niteliği taşır. Ayrıca film, 2023 yılında günümüz şartlarına uyarlanarak yeniden çekilmiştir, ancak orijinal yapımın yarattığı o tekinsiz ve vurucu atmosfer sinema tarihindeki yerini korumaktadır.
Filmin sonu izleyiciye bırakılmış bir muammadır; bu bir akıl tutulması mı, fantastik bir olay mı yoksa sistemin bireyi yutması mı olduğu filmin en çok tartışılan noktasıdır.
İsim, Serap’ın reklamda söylemek zorunda olduğu o sahte mutluluk nidası ile yaşadığı hayatın gerçek ızdırabı arasındaki ironik bir çelişkiyi temsil eder.
Hayır, Belinda tamamen film için yaratılmış, dönemin tüketim toplumunu ve reklam dünyasını simgeleyen kurgusal bir markadır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...