

Seretse Khama

Ruth Williams-Khama

Rufus Lancaster

Sir Alistair Canning

Naledi Khama

Muriel Williams

Lady Lilly Canning

Tshekedi Khama

George Williams

Charles
Film, 1940’ların sonunda, İkinci Dünya Savaşı’nın hemen ardından Londra’da geçen gerçek bir aşk hikâyesini konu alıyor. Botswana (o zamanki adıyla Bechuanaland) tahtının varisi olan Seretse Khama, hukuk eğitimi aldığı Londra’da bir ofis çalışanı olan Ruth Williams ile tanışır. Aralarındaki çekim kısa sürede derin bir aşka dönüşür; ancak bu birliktelik sadece iki kalbi değil, iki koca ülkeyi ve dönemin katı siyasi dengelerini de karşı karşıya getirir.
Çiftin evlenme kararı, hem İngiliz hükümetini hem de Botswana’daki kabile geleneklerini derinden sarsar. Güney Afrika'da yeni filizlenen apartheid rejiminin baskıları altında kalan İngiltere, bu evliliği siyasi bir kriz olarak görür ve çifti ayırmak için her türlü diplomatik ve kirli yolu dener. Seretse ve Ruth, sürgünlere, ırkçılığa ve toplumsal baskılara göğüs gererek sadece aşklarını korumakla kalmaz, aynı zamanda bir ulusun bağımsızlık yolundaki ilk adımlarına da ilham verirler. Bu biyografi niteliğindeki yapım, sevginin politik sınırları nasıl aşabileceğini gözler önüne seriyor.
David Oyelowo, Seretse Khama rolünde, hem bir aşık hem de vakur bir lider olarak muazzam bir performans sergiliyor. Oyelowo, karakterinin içindeki adalet duygusunu ve Ruth’a olan bağlılığını izleyiciye iliklerine kadar hissettiriyor. Rosamund Pike ise Ruth Williams rolünde, döneminin kalıplarını yıkan, cesur ve sadık bir kadını zarafetle canlandırıyor. Pike’ın, yabancısı olduğu bir kültüre uyum sağlama süreci ve ırkçılığa karşı dimdik duruşu, filmin duygusal gücünü zirveye taşıyor.
Yan kadroda Tom Felton ve Jack Davenport gibi isimler, İngiliz hükümetinin soğuk ve bürokratik yüzünü temsil eden karakterlerle hikâyeye gerekli çatışma unsurlarını başarıyla ekliyorlar. Editoryal bir yorumla; başrol oyuncuları arasındaki kimya, filmi basit bir dönem draması olmaktan çıkarıp epik bir kahramanlık hikâyesine dönüştürüyor.
Yönetmen Amma Asante, Aşkın Krallığı (A United Kingdom) ile tarihi gerçekleri romantik bir estetikle harmanlıyor. Film, sadece bir "yasak aşk" hikâyesi anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda sömürgecilik sonrası Afrika’nın siyasi dönüşümünü de incelikle işliyor. Görüntü yönetimi, Londra’nın kasvetli ve gri sokakları ile Botswana’nın uçsuz bucaksız, turuncu gün batımları arasında harika bir tezat oluşturuyor. Asante’nin anlatım dili, ajitasyona kaçmadan, adaletsizliğe karşı sessiz ama güçlü bir çığlık niteliği taşıyor.
Gerçek hayat hikâyelerine ilgi duyanlar, tarihi dramaları sevenler ve ırkçılıkla mücadele temalı yapımları takip edenler için bu film kaçırılmaması gereken bir eserdir. Bir aile filmi olarak da değerlendirilebilecek olan yapım, genç nesillere tarih bilinci ve hoşgörü aşılamak için harika bir örnektir. Eğer "güçlü kadın ve kararlı lider" figürlerinin yer aldığı biyografik anlatıları seviyorsanız, bu yapım sizi derinden etkileyecektir.
Film, yakın tarihin en büyük ama az bilinen aşk hikâyelerinden birini gün yüzüne çıkardığı için izlenmeli. Siyasetin kişisel hayatları nasıl mahvedebileceğini ve buna rağmen bir çiftin tüm dünyayı nasıl karşısına alabileceğini görmek, izleyiciye büyük bir motivasyon ve umut aşılıyor.
Irklar Arası Aşk: Toplumsal önyargılara ve yasal engellere rağmen vazgeçilmeyen duygular.
Siyasi Direniş: Bir halkın kendi liderine sahip çıkması ve bağımsızlık arzusu.
Fedakarlık: Tahtından ve rahat yaşamından vazgeçmeyi göze alan bir kralın onurlu duruşu.
Eğer bu filmdeki tarihi dokuyu ve ırkçılık mücadelesini sevdiyseniz, benzer şekilde gerçek bir hikâyeye dayanan Loving veya Nelson Mandela’nın hayatını konu alan Mandela: Özgürlüğe Giden Uzun Yol filmlerini de mutlaka izlemelisiniz. Bu yapımlar da sevginin ve adaletin toplumsal tabuları nasıl yıktığını başarıyla işler.
Film, Seretse Khama’nın gerçek oğlu ve Botswana’nın dördüncü başkanı olan Ian Khama’nın desteğiyle, olayların yaşandığı gerçek mekânlarda çekilmiştir. David Oyelowo, bu projeyi hayata geçirmek için yıllarca uğraşmış ve Khama ailesiyle bizzat görüşerek karakterine hazırlanmıştır. Ayrıca film, 2016 yılında Londra Film Festivali’nin açılış filmi olarak seçilerek büyük sükse yapmıştır.
Evet, film Seretse Khama ve Ruth Williams’ın 1948 yılında başlayan ve uluslararası krize neden olan gerçek evliliklerine ve siyasi mücadelelerine dayanmaktadır.
Seretse, geleneksel krallık unvanından vazgeçmek zorunda kalmış ancak Botswana bağımsızlığını kazandığında ülkenin demokratik yollarla seçilen ilk başkanı olmuştur.
O dönemde Bechuanaland olarak bilinen Botswana, İngiltere’nin bir himayesi (protectorate) altındaydı, bu da İngiliz hükümetinin evliliğe doğrudan müdahale etmesine olanak sağlıyordu.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...