

İbrahim

Ferhat

Hulusi

Ayşen

Suzan

Penguen Ersin

Aslıhan

-

-
-
Ferit, üniversiteden mezun olmuş ancak bir türlü iş bulamamış, hayalleri ile gerçekler arasında sıkışmış bir gençtir. Uzun süredir birlikte olduğu sevgilisiyle evlenmek istemektedir; ancak kızın babası, damat adayının düzenli bir işi ve geleceği olması konusunda oldukça katıdır.
Ferit’in babası İbrahim ise, oğlunun bu durumuna üzülen, eski toprak, onurlu ve idealist bir adamdır. Oğluna iş görüşmelerinde şans getirmesi için kendi "uğurlu" ceketini verir. Bu ceket, sadece bir giysi değil; dürüstlüğün, babalık fedakarlığının ve kuşaklar arası bağın bir sembolüdür.
Film, Türk sinemasının usta isimlerini ve yetenekli gençlerini bir araya getiriyor:
Müfit Can Saçıntı (İbrahim): Filmin hem yönetmeni hem de "Baba" figürü olarak, dürüst adamın modern dünyadaki duruşunu yine o kendine has felsefesiyle canlandırıyor.
Mert Turak (Ferit): İşsiz bir gencin yaşadığı hayal kırıklıklarını ve umudu büyük bir başarıyla yansıtıyor.
Erkan Can: Usta oyuncu, hikayeye derinlik ve tecrübe katan kilit bir rolde karşımıza çıkıyor.
Ayşen Gruda: Türk sinemasının efsane isminin son rollerinden biridir; varlığıyla filme büyük bir değer katıyor.
Altan Erkekli: İbrahim'in arkadaşı rolünde, dostluğun ve eski değerlerin önemini hatırlatıyor.
Müfit Can Saçıntı, Mandıra Filozofu serisinde olduğu gibi bu filmde de "neden sürekli bir şeylere yetişmek zorundayız?" ve "insanın değeri yaptığı işle mi ölçülür?" sorularını soruyor. Ancak bu sefer odağına bir babanın oğlu için verdiği sessiz mücadeleyi alıyor.
Sinematografik açıdan İstanbul’un mütevazı mahallelerini ve plaza hayatının soğukluğunu karşılaştıran film, teknik anlamda samimi bir dille kurgulanmış. Bir yerli film olarak sadece güldürmeyi değil, boğazda bir düğüm bırakmayı da başarıyor. Bir platform filmi olarak dijital mecralarda ailece izlenecek "iyileştirici" yapımlar arasında yer alıyor.
Mezun olup iş arama sürecindeki gençler, çocukları için her şeyi yapmaya hazır babalar ve günümüz çalışma hayatının absürt taraflarına gülmek isteyenler için harika bir seçim. Müfit Can Saçıntı’nın toplumsal eleştirilerini sevenler için çok katmanlı bir aile komedisi.
Film, en büyük mirasın para ya da kariyer değil, onurlu bir isim ve sevgi dolu bir aile olduğunu hatırlatıyor. Nicole Kidman’ın Destroyer’daki o sert ve hatalarla dolu ebeveynlik hikayesinin tam aksine; Babamın Ceketi, sevginin ve doğruluğun iyileştirici gücüne inanan bir baba-oğul hikayesi sunuyor. Özellikle Ayşen Gruda ve Altan Erkekli gibi ustaları bir arada izlemek büyük bir keyif.
Baba-Oğul İlişkisi: Kuşak çatışmasının yerini alan karşılıklı anlayış ve fedakarlık.
İşsizlik ve Sistem: Günümüz dünyasında işe alım süreçlerinin ve "kariyer" takıntısının ironik eleştirisi.
Dürüstlük: "Eski toprak" değerlerin modern dünyadaki sınavı.
Umut: Her türlü zorluğa rağmen hayata tutunma azmi.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...