Oscar
Akademi Ödülleri (Oscar)

Komedi, Dram

Rémy

Sébastien

Nathalie

Louise

Diane Leonard

Dominique St. Arnaud

Pierre Citrouillard

Claude

Gaëlle

First Lover
Barbarların İstilası (Les Invasions Barbares), hayatı boyunca özgürlüğüne, kadınlara ve entelektüel tartışmalara düşkün yaşamış olan üniversite profesörü Rémy’nin, amansız bir hastalığın pençesine düşmesiyle başlar. Uzun süredir görüşmediği ve kendisinden taban tabana zıt bir karakterde, hırslı bir iş adamı olarak yetişen oğlu Sébastien, annesinin ricasıyla Londra’dan Kanada’ya babasının yanına gelir. Başlangıçta aralarında büyük bir soğukluk olan baba ve oğul, ölümün gölgesinde zoraki bir ortaklığa girerler.
Sébastien, babasının son günlerini huzurlu ve ağrısız geçirmesi için tüm imkanlarını seferber ederken, Rémy’nin eski dostlarını, meslektaşlarını ve geçmişteki sevgililerini de bir araya getirir. Bu buluşma; siyasetin, felsefenin, geçmişteki ideallerin ve değişen dünyanın sorgulandığı uzun sofralara ve derin sohbetlere dönüşür. Film, bir yandan yaklaşan sonun hüznünü işlerken, diğer yandan hayatın neşesini, dostluğun gücünü ve kuşaklar arası çatışmanın nasıl bir anlayışa evrilebileceğini kara mizahla yoğrulmuş bir dille sunar.
Filmin merkezinde, Rémy karakterine hayat veren Rémy Girard, hayat dolu bir adamın fiziksel çöküşünü ama sönmeyen zihni parıltısını muazzam bir enerjiyle sergiliyor. Oğlu Sébastien rolünde Stéphane Rousseau, duygularını bastıran rasyonel bir adamın babasına duyduğu karmaşık sevgiyi çok dengeli bir performansla canlandırıyor. Marie-Josée Croze ise bağımlı bir genç kızı canlandırdığı Nathalie rolüyle, filme trajik bir derinlik katarak Cannes’da "En İyi Kadın Oyuncu" ödülünü kucakladı. Eski dostlar ve sevgililer rollerindeki yan kadronun birbirleriyle olan doğal etkileşimi, filmin sanki gerçekten yıllardır birbirini tanıyan bir grup insanı izliyormuşuz hissi vermesini sağlıyor.
Denys Arcand’ın yazıp yönettiği bu yapım, 2004 yılında "Yabancı Dilde En İyi Film" Oscar’ını kazanarak dünya sinemasında unutulmaz bir yer edindi. Dram filmleri kategorisinde ölümü bu kadar "yaşam dolu" anlatan az sayıda eser vardır. Film, 1980’lerde çekilen Amerikan İmparatorluğu’nun Çöküşü filminin karakterlerini yıllar sonra tekrar buluşturarak hem sinemasal bir devamlılık sağlar hem de değişen ideolojilere dair keskin bir toplum eleştirisi sunar. Zeki diyalogları ve hüzünlü atmosferiyle editoryal açıdan çok katmanlı bir yapıya sahiptir.
Entelektüel sohbetlerin, hayatın anlamı üzerine yapılan derin tartışmaların ve kaliteli kara mizahın peşinde olan izleyiciler bu filme bayılacaktır. Eğer komedi filmleri içinde absürt durumlardan ziyade, hayatın ironisinden beslenen bir mizah arıyorsanız Barbarların İstilası sizi çok tatmin edecektir. Ayrıca baba-oğul çatışmalarına ve bir vedanın nasıl huzurlu olabileceğine dair duygusal dram filmleri sevenler için de mutlak bir tercih olmalı.
Bu filmi izlemek için en büyük neden, ölüm gibi ağır bir konuyu ajitasyona kaçmadan, hatta bazen gülümseterek anlatabilme becerisidir. Film, modern dünyanın "barbarlık" olarak gördüğü şeyleri sorgularken aslında nelerin değerli olduğunu (dostluk, sanat, sadakat) hatırlatıyor. Marie-Josée Croze’nin dokunaklı performansı ve Rémy’nin hayatı kucaklayan o son vedası, sinema tarihinin en etkileyici sekanslarından biri olarak hafızalara kazınıyor.
Kuşak Çatışması: 68 kuşağı babanın idealizmi ile modern çağın pragmatist oğlunun çatışması.
Ölüm ve Onurlu Veda: Bir insanın hayatının son anlarını sevdiği şeylerle çevrili olarak geçirme arzusu.
İdeolojilerin Sonu: Geçmişteki büyük anlatıların ve siyasi inançların değişen dünya düzeninde aldığı yeni haller.
Dostluk ve Sadakat: Zamanın ve mesafelerin eskitemediği gerçek insan bağları.
Eğer Rémy’nin bu duygusal ve entelektüel yolculuğunu sevdiyseniz, aynı yönetmenin Amerikan İmparatorluğu’nun Çöküşü filmine mutlaka bakmalısınız. Benzer bir hüzünlü mizah tonu barındıran The Bucket List veya bir babanın son anlarını masalsı bir dille anlatan Big Fish de iyi birer eşleşme olabilir. Ayrıca Avrupa sinemasının o samimi dram filmleri havasını sevenler için Amour (Aşk) daha ağırbaşlı ve sarsıcı bir alternatif sunabilir.
Yönetmen Denys Arcand, filmi çekerken karakterlerin 17 yıl önceki hallerine selam göndererek neredeyse tüm orijinal kadroyu tekrar bir araya getirmiştir. Film, sadece Kanada’da değil, özellikle Fransa ve Amerika’da da büyük bir gişe başarısı elde ederek bağımsız bir yapım için nadir görülen bir ilgiyle karşılanmıştır. Ayrıca filmde işlenen tıbbi sistem eleştirisi ve uyuşturucu kullanımı gibi temalar, o dönemde Kanada’da çeşitli sosyal tartışmaları da tetiklemiştir.
Film yetişkin temaları, felsefi diyaloglar ve bazı hassas konular içerdiği için daha çok yetişkin izleyici kitlesine hitap etmektedir.
"Barbarlar", filmde değişen dünya düzenini, Amerikanlaşmayı ve yeni neslin pragmatik bakış açısını simgelerken; "İstila" ise bu değişimin kaçınılmazlığını temsil eder.
Tek başına izlenebilse de, karakterlerin gençliklerini anlatan 1986 yapımı "Amerikan İmparatorluğu’nun Çöküşü" (Le Déclin de l'empire américain) filminin bir nevi ruhani devamı niteliğindedir.
Akademi Ödülleri (Oscar)
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...