

Tonya

Jeff

LaVona

Diane Rawlinson

Shawn

Martin Maddox

Dody Teachman

Nancy Kerrigan

Tonya (3 ½ Yrs)

Tonya (8-12 Yrs)
Tonya Harding, işçi sınıfından gelen, yetenekli ancak çevresi tarafından sürekli dışlanan bir buz patencisidir. Annesi LaVona’nın katı ve duygusuz disiplini altında büyüyen Tonya, pistlerde zarafetten ziyade güç ve hırsla var olmaya çalışır. 1991 yılında Amerikalı bir kadın sporcu tarafından gerçekleştirilmesi imkansız görülen "üçlü axel" atlayışını yaparak tarihe geçer. Ancak Tonya'nın hayatı, sadece buz üstündeki başarılarıyla değil, saha dışındaki kaotik ilişkileriyle de şekillenmektedir.
1994 Kış Olimpiyatları öncesinde, Tonya’nın en büyük rakibi Nancy Kerrigan’a yapılan fiziksel saldırı, spor dünyasını sarsar. Bu saldırının arkasında Tonya’nın eski eşi Jeff Gillooly ve koruması Shawn Eckhardt’ın olduğunun ortaya çıkmasıyla, Tonya bir gecede ulusal bir kahramandan halk düşmanına dönüşür. Spor filmi kalıplarını yıkan bu yapım, "gerçek" kavramını karakterlerin kendi bakış açılarından anlatarak, izleyiciyi suçlu ve kurban arasındaki ince çizgide düşünmeye sevk ediyor.
Filmin başrolünde Margot Robbie, Tonya Harding’in hem hırçın hem de kırılgan yapısını muazzam bir enerjiyle canlandırıyor. Robbie, sadece fiziksel olarak değil, karakterin yaşadığı sınıfsal aşağılanmayı ve sevgi arayışını da derinden hissettiriyor. Ancak filmin asıl parlayan yıldızı, Tonya’nın zalim annesi rolüyle Allison Janney. Janney, bu performansıyla "En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu" Oscar'ını kazanırken, sinema tarihinin en unutulmaz ve nefret edilen anne figürlerinden birine imza atıyor.
Jeff Gillooly rolünde Sebastian Stan, karakterin şiddet yanlısı ama zavallı doğasını başarıyla yansıtırken; Paul Walter Hauser, beceriksiz koruma Shawn rolünde filmin kara mizah dozunu artıran bir performans sergiliyor. Oyuncuların dördüncü duvarı yıkarak doğrudan kameraya konuştukları sahneler, anlatımı daha samimi ve çarpıcı kılıyor.
Yönetmen Craig Gillespie, biyografi türüne dinamik ve modern bir soluk getiriyor. Film, sahte bir belgesel (mockumentary) tarzında kurgulanarak, olaylara dahil olan her karakterin kendi "gerçeğini" anlatmasına izin veriyor. Bu durum, hikayenin tek taraflı bir yargılamadan öte, sınıfsal önyargıların ve medya manipülasyonunun bir eleştirisine dönüşmesini sağlıyor. Yabancı filmler arasında kurgusu ve temposuyla dikkat çeken yapım, 90’ların ruhunu ve o dönemin trajikomik atmosferini kusursuz bir şekilde yansıtıyor.
Sporun sadece rekabetten ibaret olmadığını, arka planındaki psikolojik ve sosyal savaşları merak edenler için bu film bir başyapıttır. Eğer dram filmleri içinde kara mizah unsurlarını seviyorsanız ve karakterlerin mükemmel olmadığı, hatalarıyla var olduğu hikayeler ilginizi çekiyorsa I, Tonya’yı mutlaka izlemelisiniz. Ayrıca, medya tarafından nasıl "canavarlaştırıldığımızı" anlamak isteyen izleyiciler için de derin çıkarımlar sunuyor.
Bu yapım, Tonya Harding’i aklamak için değil, onu anlamak için çekilmiş bir film. "Üçlü axel" sahnelerindeki teknik başarısı, Allison Janney’in devleşen oyunculuğu ve 80-90’ların ikonik müzikleriyle harmanlanmış atmosferi filmi benzersiz kılıyor. Başarıya giden yolda çekilen acıların ve sınıfsal engellerin ne kadar yıkıcı olabileceğini görmek adına izlenmesi gereken, empati duygusunu tetikleyen bir eser.
Sınıf Ayrımı: "Beyaz çöp" (white trash) olarak adlandırılan kesimin, elitist bir spor dalı olan buz pateninde kabul görme mücadelesi.
Aile İçi Şiddet: Annesi ve eşi tarafından fiziksel ve psikolojik şiddete maruz kalan bir kadının döngüyü kıramayışı.
Gerçeğin Göreceliği: Herkesin kendi hikayesinin kahramanı olduğu bir dünyada objektif gerçeğin yitip gitmesi.
Medya Zorbalığı: Reyting uğruna bir insanın hayatının nasıl bir sirk malzemesine dönüştürülebileceği.
Bu filmin sert ve alaycı anlatım dilini sevdiyseniz, şu yabancı dram filmleri listesine göz atabilirsiniz:
The Big Short: Finansal krizi benzer bir dördüncü duvarı yıkma tekniği ve yüksek tempoyla anlatır.
Foxcatcher: Güreş dünyasındaki karanlık bir hırs ve trajedi hikayesini konu alan sarsıcı bir spor filmi.
Nightcrawler: Başarı için etik sınırları zorlayan bir karakterin ve medyanın karanlık yüzünün portresini çizer.
Margot Robbie, buz pateni sahneleri için aylarca yoğun bir eğitim almış olsa da, dünyada sadece birkaç kadının yapabildiği "üçlü axel" hareketi filmde görsel efekt yardımıyla canlandırılmıştır. Gerçek Tonya Harding, senaryoyu okuduktan sonra bazı kısımların kendisini çok sert yansıttığını düşünse de, filmin mizahını ve Margot Robbie’nin performansını beğenmiştir. Ayrıca, Allison Janney’in karakterinin film boyunca omzunda oturan gerçek papağan, çekimler sırasında oyuncuya zor anlar yaşatmıştır.
Film bu soruyu net bir şekilde cevaplamaz ve Tonya’nın olaydan ancak gerçekleştikten sonra haberdar olduğu yönündeki beyanına sadık kalır; ancak bu durum hala spor tarihinin en çok tartışılan konularından biridir.
Üçlü axel, buz patenindeki en zor atlayışlardan biridir. Tonya Harding, bu hareketi 1991 yılında başarıyla tamamlayan ilk Amerikalı kadın sporcu olmuştur.
Olaydan sonra ömür boyu buz pateninden men edilen Tonya, bir dönem profesyonel boks yapmış, daha sonra ise çeşitli televizyon programlarında yer almıştır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...