
Aksiyon, Macera, Gerilim

Barney Ross

Lee Christmas

Max Drummer

Trench

Conrad Stonebanks

Doc

Gunner Jensen

Toll Road

Hale Caesar

Bonaparte
Cehennem Melekleri 3, ekibin lideri Barney Ross’un, grubun kurucularından biri olan ancak zamanla acımasız bir silah tüccarına dönüşen Conrad Stonebanks ile karşı karşıya gelmesini konu alıyor. Yıllar önce öldürdüğünü sandığı eski ortağının hayatta olduğunu ve şimdi ekibi yok etmeye ant içtiğini öğrenen Barney, bu kişisel intikam savaşında eski dostlarını tehlikeye atmak istemez. Stonebanks’in teknolojik ve askeri gücüyle başa çıkabilmek için radikal bir karar alan Barney, ekibi emekliye ayırarak daha genç, daha hızlı ve teknoloji odaklı yeni bir nesli kadroya dahil eder.
Ancak bu modern ve dinamik ekip, Stonebanks’in deneyimli stratejileri karşısında çaresiz kalınca, eski tüfeklerin yeniden sahaya inmesi kaçınılmaz hale gelir. Film, geleneksel savaş yöntemleri ile modern teknolojinin çatıştığı, her saniyesi barut kokan devasa bir operasyona dönüşür. Cehennem Melekleri 3, sadece bir kurtarma operasyonu değil, aynı zamanda geçmişin tecrübesi ile geleceğin enerjisinin harmanlandığı büyük bir gövde gösterisidir.
Filmin kadrosu adeta bir "aksiyon efsaneleri müzesi" niteliğindedir. Sylvester Stallone, ekibin sarsılmaz lideri Barney Ross olarak yine dümende yer alıyor. Filmin asıl sürprizi ve baş kötüsü ise Mel Gibson. Gibson, karizmatik ve bir o kadar tehlikeli Conrad Stonebanks rolüyle, Stallone’un karşısında durabilecek en güçlü antagonistlerden birini yaratıyor. Harrison Ford, emekli olan Bruce Willis’in boşluğunu otoriter bir CIA ajanı olan Max Drummer karakteriyle fazlasıyla dolduruyor.
Kadronun diğer devleri arasında Jason Statham, Arnold Schwarzenegger ve Dolph Lundgren kemik kadroyu korurken; Wesley Snipes, hapishaneden kurtarılan bıçak ustası Doc rolüyle ekibe geri dönüyor. Ayrıca Antonio Banderas, geveze ama ölümcül Galgo karakteriyle filme harika bir mizah katıyor. Genç nesli temsil eden Kellan Lutz ve profesyonel dövüşçü Ronda Rousey gibi isimler ise seriye taze bir kan pompalıyor.
Yönetmen Patrick Hughes, serinin bu üçüncü halkasında aksiyonun dozunu artırırken, türün meraklılarını memnun edecek editoryal bir denge kurmayı başarmış. Önceki filmlere göre daha geniş bir oyuncu havuzuna sahip olan yapım, her karaktere parlayabileceği kısa ama etkili anlar tanıyor. Filmin temposu, özellikle son yarım saatteki devasa kuşatma sahnesinde zirve yapıyor. Geleneksel aksiyon sinemasına bir saygı duruşu niteliğindeki anlatım dili, nostalji ile modern sinema estetiğini başarıyla birleştiriyor.
Bu film, özellikle 80’li ve 90’lı yılların sert aksiyon sinemasıyla büyümüş, o dönemin yıldızlarını tek bir karede görme hayali kuran izleyiciler için bir şölen. Patlamalar, silahlı çatışmalar ve birebir dövüş sahnelerinden hoşlanan macera tutkunları için ideal. Eğer stratejik askeri operasyonlar ile absürt ama eğlenceli karakter dinamiklerinin birleşimini seviyorsanız, bu yapım tam size göre.
Cehennem Melekleri 3'ü izlemek için en geçerli sebep, sinema tarihinde bir daha bir araya gelmesi imkansıza yakın olan o dev kadrodur. Mel Gibson'ın kötü adam performansı ve Antonio Banderas'ın komedi unsuru olan karakteri, filmi serinin diğer halkalarından bir adım öne çıkarıyor. Ayrıca, nesiller arası çatışmanın aksiyon sineması üzerinden bu denli eğlenceli bir dille işlenmiş olması izlemeye değer bir derinlik katıyor.
Nesil Çatışması: Eski usul kas gücü ile yeni nesil teknolojik savaş yöntemlerinin rekabeti ve uyumu.
Sadakat ve İhanet: Eski bir dostun en büyük düşmana dönüşmesinin yarattığı duygusal yıkım.
Kefaret: Geçmişteki hataların bedelini ödemek ve ekibi korumak için verilen mücadele.
Takım Ruhu: Bireysel yeteneklerin ötesinde, bir bütün olarak hareket etmenin hayati önemi.
Eğer bu devasa aksiyon fırtınasını beğendiyseniz, şu filmlere de göz atmalısınız:
The A-Team (A Takımı): Benzer bir paralı asker ekibinin yüksek tempolu ve eğlenceli operasyonlarını konu alan bir aksiyon komedi.
Fast Five (Hızlı ve Öfkeli 5): Kalabalık bir ekibin imkansız bir görevi gerçekleştirmek için bir araya geldiği, adrenalin dolu bir yapım.
Escape Plan (Kaçış Planı): Stallone ve Schwarzenegger'i bir kez daha yan yana getiren zekice kurgulanmış bir hapishaneden kaçış hikayesi.
Çekimler sırasında Jason Statham, kullandığı kamyonun frenlerinin boşalması sonucu denize uçmuş ve profesyonel dalgıçlık geçmişi sayesinde araçtan kurtularak büyük bir kaza atlatmıştır.
Wesley Snipes, filmdeki karakterinin hapisten kurtarılma sahnesiyle, kendi gerçek hayattaki vergi suçundan hapis yatmasına esprili bir gönderme yapmıştır.
Film, vizyona girmeden haftalar önce internete sızdırılmış ve bu durum gişe hasılatını ciddi oranda etkilemiş olmasına rağmen dünya çapında büyük bir izleyici kitlesine ulaşmıştır.
Mel Gibson, rolü için özel bir fiziksel hazırlık sürecinden geçmiş ve dövüş sahnelerinde Stallone ile bizzat karşı karşıya gelmiştir.
Willis'in çekim süreci ve ücret konusundaki anlaşmazlıklar nedeniyle kadrodan ayrıldığı, yerine Harrison Ford'un dahil edildiği bizzat Stallone tarafından açıklanmıştır.
Evet, filmde profesyonel MMA dövüşçüsü Ronda Rousey ve boks şampiyonu Victor Ortiz gibi gerçek sporcular yer almaktadır.
Serinin ilk iki filmi daha sert sahneler içerirken, üçüncü film daha geniş bir kitleye ulaşmak adına şiddet dozunu biraz daha stilize ederek (+13/15) yaş kategorisinde yer almıştır.
Evet, bu filmden yıllar sonra "Expend4bles" adıyla serinin dördüncü halkası izleyiciyle buluşmuştur.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...