

Thomas

Teresa Agnes

Newt

Jorge

Minho

Frypan

Brenda

Ava Paige

Janson

Vince
Thomas ve arkadaşları (Kayranlılar), devasa Labirent'ten canlı çıkmayı başarmışlardır. Ancak bu kaçış bir kurtuluş değil, çok daha büyük bir oyunun başlangıcıdır. Gençler, kendilerini kurtardığını iddia eden gizemli bir tesiste uyanırlar; fakat Thomas kısa sürede buranın aslında WICKED (İSYAN) tarafından kontrol edilen yeni bir merkez olduğunu keşfeder.
Kaçmaktan başka çareleri kalmayan grup, dünyanın geri kalanıyla tanışır: Güneş patlamalarıyla kavrulmuş, kumlarla örtülü ve "Işıl" (Cranks) adı verilen zombileşmiş yaratıklarla dolu bir cehennem olan Alev. Thomas ve ekibi, bu uçsuz bucaksız çölü aşarak efsanevi direniş grubu "Sağ Kol"a (The Right Arm) ulaşmaya çalışırken, bir yandan WICKED'ın üzerlerindeki gizli planlarını deşifre ederler. Film, dostluğun ihanetle sınandığı, hayatta kalmanın ise imkansıza yaklaştığı editoryal bir kaçış hikâyesi sunuyor.
Filmin başrolünde, Thomas karakterine karizmatik ve kararlı bir liderlik katan Dylan O'Brien yer alıyor. O'Brien, karakterin yaşadığı suçluluk duygusunu ve hayatta kalma azmini aksiyon sahnelerindeki fiziksel başarısıyla perçinliyor.
Teresa rolünde Kaya Scodelario, grubun içindeki en gizemli ve tartışmalı figür olarak karşımıza çıkarken; Newt rolünde Thomas Brodie-Sangster ve Minho rolünde Ki Hong Lee, ekibin sadakat ve güç dengesini sağlıyor. Bu devam filminde kadroya dahil olan Aidan Gillen (Janson) "soğukkanlı kötü adam" performansıyla gerilimi artırırken, Giancarlo Esposito ve Rosa Salazar gibi güçlü isimler hikâyeye yeni bir soluk getiriyor.
Yönetmen Wes Ball, ilk filmdeki klostrofobik atmosferi bu kez geniş açılı, yıkık dökük şehir manzaraları ve uçsuz bucaksız çöl atmosferiyle değiştiriyor. The Scorch Trials, bir önceki filmin gizemli havasından sıyrılıp tam bir "koş ve hayatta kal" aksiyonuna dönüşüyor. Sinematografik açıdan harabe binaların ve terk edilmiş alışveriş merkezlerinin görsel tasarımı, post-apokaliptik atmosferi başarıyla yaşatıyor. "Işıl" sahnelerindeki korku öğeleri, filmi klasik genç-yetişkin (YA) yapımlarından daha sert bir noktaya taşıyor.
Distopik dünyaları, post-apokaliptik senaryoları ve "zombi" benzeri gerilim öğelerini sevenler bu filmi kaçırmamalı. Eğer The Hunger Games (Açlık Oyunları) veya Divergent (Uyumsuz) gibi serilere ilginiz varsa, bu seri aksiyon dozuyla sizi daha fazla tatmin edebilir. Serinin ilk filmini izleyip olayların nereye varacağını merak edenler için de izlenmesi zorunlu bir devam halkası.
Film, ilk filmdeki "Labirent neden var?" sorusunun ötesine geçerek, WICKED organizasyonun etik dışı deneylerini ve insanlığın kurtuluşu için nelerin feda edilebileceğini sorguluyor. Aksiyon sahnelerinin koreografisi ve görsel efektlerin kalitesi, türün en iyi örneklerinden biri olduğunu kanıtlıyor. Ayrıca, bir grubun birbirine olan bağlılığının dış dünyadaki kaos karşısında nasıl bir kalkana dönüştüğünü görmek oldukça etkileyici.
İhanet ve Sadakat: Kimin tarafında olduğunuzun hayati önem taşıdığı bir dünyada güvenin kırılganlığı.
Ahlaki İkilemler: "Azınlığın hayatı, çoğunluğun kurtuluşu için feda edilebilir mi?" sorusu.
Özgürlük vs. Güvenlik: WICKED'ın sunduğu kontrollü güvenlik yerine tehlikeli bir özgürlüğü seçme cesareti.
Bu tarz gençlerin hayatta kalma mücadelesini konu alan yapımları sevdiyseniz; The Hunger Games, The 100 dizisi veya zombi kıyameti atmosferi için World War Z ilginizi çekebilir.
Film, James Dashner'ın aynı adlı romanından uyarlandı ancak kitaptan çok farklı bir olay örgüsü izlediği için hayranlar arasında uzun süre tartışıldı.
Dylan O'Brien, filmdeki aksiyon sahnelerinin çoğunda dublör kullanmamayı tercih etmiştir.
"Işıl" yaratıklarının tasarımı, geleneksel zombi figüründen farklı olarak "insanlıklarını yavaşça kaybeden mutasyonlar" şeklinde kurgulanmıştır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...