
Dram, Savaş, Tarih

Ali La Pointe

Colonel Philippe Mathieu

El-Hadi Jaffar

Halima

Petit Omar

-

Combattant FLN

The Drunk Man (uncredited)

Responsable FLN

Larbi Ben M'hidi
Deneyimli haber spikeri Howard Beale, düşük reytingler nedeniyle işten çıkarılacağını öğrenince canlı yayında beklenmedik bir şey yapar: Gelecek hafta ekran başında intihar edeceğini açıklar. Bu skandal duyuru, kanalın reytinglerini bir anda zirveye taşır.
Kanalın hırslı program müdürü Diana Christensen, Beale’in bu "deliliğini" paraya çevirmeye karar verir. Beale, artık bir haberci değil, halkın içindeki birikmiş öfkeyi kusan bir "televizyon peygamberi" haline getirilir. Meşhur "Cehennem kadar öfkeliyim ve artık buna dayanamayacağım!" (I'm as mad as hell, and I'm not going to take this anymore!) haykırışıyla milyonları sokağa döker. Ancak Beale, sistemin gerçek sahiplerini ve küresel sermayeyi eleştirmeye başladığında, medya devi için bir "reyting canavarı"ndan tehlikeli bir yüke dönüşecektir.
Peter Finch (Howard Beale): Sinema tarihinin en etkileyici performanslarından birini sergiler. Canlı yayındaki tiradlarıyla izleyiciyi sarsar. Finch, bu rolle vefatından sonra Oscar kazanan ilk oyuncu olmuştur.
Faye Dunaway (Diana Christensen): Duygusuz, tek amacı başarı ve reyting olan "televizyon nesli" kadınını mükemmel bir soğuklukla canlandırır. Bu rolüyle Oscar kazanmıştır.
William Holden (Max Schumacher): Haberciliğin eski, ahlaklı ekolünü temsil eder. Diana ile olan ilişkisi üzerinden kuşağının çöküşünü izler.
Beatrice Straight: Filmde sadece 5 dakika 2 saniye görünmesine rağmen, aldattığını öğrendiği kocasına verdiği tepkiyle "En Kısa Süreli Performansla Oscar Kazanan Oyuncu" rekorunu kırmıştır.
Paddy Chayefsky’nin Senaryosu: Sinema tarihinin en iyi senaryolarından biri kabul edilir. 1976 yılında yazılmış olmasına rağmen; reality şovları, haberlerin eğlenceye dönüşmesini ve kurumsal güçlerin dünyayı yönetmesini öngörmesiyle bugünün dünyasını tarif eder.
Medya Eleştirisi: Televizyonun sadece bir eğlence aracı değil, aynı zamanda düşünceleri uyuşturan bir silah olduğunu savunur.
Tiradlar: Filmdeki her bir monolog (özellikle Howard Beale ve Arthur Jensen’ın "Dünyanın Dengesi" konuşması) birer felsefi ders niteliğindedir.
Bugün sosyal medyanın, "tık" avcılığının ve dezenformasyonun ortasındayken, Network’ün 48 yıl öncesinden attığı çığlık her zamankinden daha anlamlıdır. Televizyon kanallarının ve dev şirketlerin aslında nasıl birer "inanç sistemi" gibi çalıştığını anlamak için bu filmi mutlaka izlemelisiniz.
Film, 1977 Oscar töreninde 10 dalda aday gösterilmiş ve 4 ödül kazanmıştır.
Yönetmen Sidney Lumet, filmi mümkün olduğunca doğal ışıkla ve sade bir dille çekerek diyalogların gücünü ön plana çıkarmıştır.
Howard Beale karakteri, kısmen o dönem canlı yayında intihar eden haberci Christine Chubbuck’ın trajedisinden esinlenilmiştir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...