

Brandon Teena

Lana Tisdel

John Lotter

Tom Nissen

Candace

Kate

Lana's Mom

Brian

Lonny

Nicole
Erkekler Ağlamaz (Boys Don't Cry), Amerikan bağımsız sinemasının en güçlü ve gerçekçi yapımlarından biri olarak, trajik bir yaşam hikâyesini beyaz perdeye taşıyor. Brandon Teena, cinsel kimliğini özgürce yaşamak adına Nebraska’nın küçük bir kasabası olan Falls City’ye yerleşen genç bir adamdır. Brandon burada, yerel gençlerin arasına karışır, yeni dostluklar kurar ve kasabanın popüler kızı Lana Tisdel ile derin bir bağ kurar. Ancak Brandon’ın hayatı, göründüğünden daha karmaşık bir sır üzerine kuruludur.
Brandon’ın trans bir birey olduğu gerçeği, çevresindeki bazı kişiler tarafından öğrenildiğinde kasabanın huzurlu havası yerini karanlık bir öfkeye bırakır. Film, bir yandan Lana ve Brandon arasındaki saf aşkı ilmek ilmek işlerken, diğer yandan hoşgörüsüzlüğün ve dar kafalılığın nasıl şiddetli bir yıkıma dönüşebileceğini gösteriyor. Brandon’ın tek suçu, olduğu gibi kabul edilmek ve sevilmek istemesidir; ancak karşısındaki toplumsal baskı, onun için geri dönüşü olmayan bir trajedi hazırlar.
Filmin kalbinde, Hilary Swank’in sinema tarihine geçen ve ona ilk Oscar ödülünü kazandıran devleşmiş performansı yer alıyor. Swank, Brandon Teena rolünde sergilediği fiziksel ve duygusal dönüşümle izleyiciyi hayrete düşürüyor. Karakterin kırılganlığını, özgürlük arzusunu ve maruz kaldığı korkuyu öylesine dürüst bir yerden yansıtıyor ki, Brandon bir karakterden öte gerçek bir insan olarak kalbimize dokunuyor.
Lana Tisdel rolünde izlediğimiz Chloë Sevigny ise Swank ile muazzam bir kimya yakalıyor. Sevigny, sevdiği adamı tüm karmaşıklığıyla kabul eden, sadık ve tutkulu bir kadını canlandırırken sergilediği performansla editoryal bir başarı sunuyor. Filmin kötü karakterlerini canlandıran Peter Sarsgaard ve Brendan Sexton III, yarattıkları tekinsiz ve tehditkar atmosferle hikâyenin dramatik ağırlığını ve gerilimini zirveye taşıyorlar.
Yönetmen Kimberly Peirce, bu sarsıcı hikâyeyi anlatırken oldukça cesur ve dürüst bir dil benimsiyor. Film, melodramatik tuzaklara düşmek yerine, olayları tüm çıplaklığı ve sertliğiyle izleyicinin karşısına çıkarıyor. Görüntü yönetimi, Nebraska’nın uçsuz buçaksız topraklarını hem özgürlüğün hem de kaçacak bir yer olmamasının sembolü olarak kullanıyor. Erkekler Ağlamaz, bir biyografi filmi olmanın ötesinde, insan hakları ve toplumsal cinsiyet üzerine yapılmış en etkileyici sinematografik manifesto olarak kabul ediliyor.
Gerçek hayat hikâyelerinden esinlenen sarsıcı dramları sevenler ve toplumsal adalet temalı filmlere ilgi duyanlar için bu yapım bir başyapıt niteliğindedir. Eğer bir oyuncunun karakter içinde nasıl yok olduğunu ve bir hikâyenin izleyiciyi nasıl derinden sarsabileceğini görmek istiyorsanız, bu kült film listenizin ilk sırasında yer almalı. Güçlü bir klasik drama arayan her sinemasever bu esere mutlaka zaman ayırmalıdır.
Bu film, sadece bir kimlik mücadelesini değil, aynı zamanda sevginin her türlü engeli aşabilme gücünü ve buna engel olan cehaletin yıkıcılığını anlatıyor. Hilary Swank’in tarihe geçen oyunculuğu tek başına bile filmi izlemek için yeterli bir sebepken, senaryonun dürüstlüğü ve yönetmenlik başarısı filmi unutulmaz kılıyor. Erkekler Ağlamaz, empati kurmanın ve farklılıkları kabul etmenin hayati önemini yüzümüze bir tokat gibi çarpan nadir yapımlardan.
Kimlik Arayışı: Kişinin kendi doğasına uygun yaşama mücadelesi ve bunun bedelleri.
Hoşgörüsüzlük ve Şiddet: Toplumsal normların dışında kalan bireylere karşı uygulanan psikolojik ve fiziksel yıkım.
Koşulsuz Aşk: Her türlü sırra ve zorluğa rağmen iki insanın birbirine tutunması.
Gerçekliğin Acı Yüzü: Adaletin ve güvenliğin her zaman mağdurun yanında olmayışı.
Eğer bu filmin dramatik derinliğinden ve gerçekçiliğinden etkilendiyseniz, bir diğer sarsıcı hikâye olan Brokeback Mountain (Brokeback Dağı) veya karakterin içsel yolculuğuna odaklanan The Danish Girl (Danimarkalı Kız) ilginizi çekebilir. Ayrıca toplumsal baskı ve şiddet temasını işleyen Milk de benzer bir etkileyiciliğe sahiptir.
Film, 1993 yılında yaşanan gerçek Brandon Teena cinayetine dayanmaktadır. Hilary Swank, role hazırlanmak için bir ay boyunca erkek kılığında yaşamış, göğüslerini bandajlamış ve çevresindekilerin ona bir erkek gibi davranmasını sağlayarak karakterin ruh haline bürünmüştür. Yapım, bütçesinin çok üzerinde bir başarı elde ederek bağımsız sinemanın gücünü tüm dünyaya kanıtlamıştır. Ayrıca çekimler, olayın gerçekte yaşandığı bölgeye yakın mekanlarda yapılarak atmosferin inandırıcılığı artırılmıştır.
Evet, film 1993 yılında Nebraska'da nefret suçu sonucu öldürülen Brandon Teena'nın hayatından ve sonrasında yaşanan trajik olaylardan birebir uyarlanmıştır.
Hilary Swank, bu filmdeki üstün performansı sayesinde hem En İyi Kadın Oyuncu Oscar'ını hem de Altın Küre Ödülü'nü kazanmıştır.
Film, hikâyenin trajik doğası gereği özellikle son bölümlerinde oldukça sert ve sarsıcı şiddet sahneleri içermektedir; bu sahneler toplumsal duyarlılık oluşturmak adına gerçekçi bir dille işlenmiştir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...