
Komedi, Suç
Genç ve saf bir delikanlı olan kurye, tesadüfen bir mafya hesaplaşmasının ortasında kalır. Borçları yüzünden sıkıntıda olan bir iş adamı, bir tetikçiye ödeme yapmak için kuryeyi aracı olarak kullanır. Ancak işler planlandığı gibi gitmez; kurye, içinde yüklü miktarda para olan çantanın aslında kime ait olduğunu bilmeden kendini bir kedi fare oyununun tam merkezinde bulur. Paranın peşindeki tetikçi, sürekli acıkan ve şanssız bir adamın elinden çantasını almaya çalışırken olaylar iyice içinden çıkılmaz bir hal alır.
Birbirinden eksantrik karakterlerin yollarının kesiştiği bu hikâyede, herkes bir "fasulye" kadar küçük görünen ama hayat değiştiren o çantanın peşindedir. İstanbul’un varoşlarından lüks villalarına uzanan bu macera, tesadüflerin ve yanlış anlaşılmaların yönettiği bir kaosa dönüşür. Türkiye sinemasının en özgün mizah anlayışlarından birine sahip olan bu yerli film, izleyiciye sürprizlerle dolu ve temposu hiç düşmeyen bir hikâye vadediyor.
Filmin başrollerinde Türk sinema ve tiyatrosunun usta isimleri bir araya geliyor. Selim Erdoğan, saflığı ve iyi niyetiyle olayların içine sürüklenen "Genç" rolünde oldukça samimi bir performans sergiliyor. Tetikçi rolünde izlediğimiz usta oyuncu Haluk Bilginer, karakterine kattığı soğukkanlı ama mizahi derinlikle her sahnede devleşiyor. Bilginer’in performansı, filmin absürt tonunu dengeleyen en güçlü unsur.
Bülent Kayabaş, şaşkın iş adamı rolünde filmin komedi yükünü sırtlanırken, Burak Sergen ise sert ama bir o kadar trajikomik karakteriyle kadroya renk katıyor. Taner Barlas ve Gürkan Uygun gibi isimlerin de yer aldığı bu zengin kadro, karakterlerin karikatürize edilmeden de ne kadar eğlenceli olabileceğini kanıtlıyor. Bu güçlü ekip, yapımı sıradan bir suç komedisi olmaktan çıkarıp bir kült haline getiriyor.
Yönetmen Bora Tekay, düşük bütçesine rağmen yaratıcılığın sınırlarını zorlayan bir işe imza atmış. Filmin en büyük gücü, zekice kurgulanmış diyalogları ve durum komedisindeki başarısıdır. 2000’li yılların hemen başında, Türk sinemasının o meşhur "geçiş döneminde" çekilen yapım, Hollywood tarzı suç filmlerini Anadolu'nun absürt mizahıyla harmanlamayı başarıyor. Sahneler arasındaki geçişler ve tesadüflerin matematiksel bir titizlikle bağlanması, yönetmenlik başarısını perçinliyor.
Klasik Yeşilçam komedilerinden farklı, daha modern ve "Guy Ritchie" tarzı hızlı kurgulardan hoşlanan izleyiciler bu filmi kesinlikle kaçırmamalı. Eğer absürt karakterlerin yer aldığı, zekice yazılmış senaryoları ve kara mizahı seviyorsanız, Fasulye sizin için bir başucu filmi olacaktır. Ayrıca Türk sinemasında bağımsız film ruhunu yansıtan özgün işleri keşfetmek isteyen her sinemaseverin listesinde bulunmalı.
Filmi benzerlerinden ayıran en önemli yönü, samimiyetidir. Büyük patlamalar veya devasa setler yerine, karakterlerin birbirleriyle olan diyalogları ve olayların mantık dışı gelişimi izleyiciyi ekrana bağlıyor. Haluk Bilginer’in "Tetikçi" olarak sergilediği ikonik sahneler, Türk sinema tarihinin en eğlenceli anları arasında yer alıyor. Hem gülmek hem de sürükleyici bir macera izlemek isteyenler için eşsiz bir seçim.
Şans ve Tesadüf: Küçük bir olayın zincirleme şekilde büyük bir kaosa yol açması.
Açgözlülük: Paranın peşindeki karakterlerin düştüğü trajikomik durumlar.
Sıradan İnsan ve Suç: Masum bir kuryenin suç dünyasıyla tanışması ve hayatta kalma çabası.
Absürtlük: Hayatın mantık dışı akışının yarattığı komik durumlar.
Fasulye’nin o karmaşık ve eğlenceli yapısını sevdiyseniz, yine tesadüfler üzerine kurulu olan Her Şey Çok Güzel Olacak veya bir başka suç-komedi harikası olan Pardon filmlerine göz atabilirsiniz. Ayrıca bir grup karakterin bir para etrafında toplandığı Limonata, harika bir film önerisi olabilir.
Film, çekildiği dönemde çok büyük bir reklam bütçesi olmamasına rağmen kulaktan kulağa yayılarak bir kült haline gelmiştir.
Senaryosu, mizah dünyasının tanınan isimlerinden Haluk Özenç tarafından kaleme alınmıştır.
Filmdeki pek çok diyalog, yayınlandığı yıllarda izleyiciler arasında birer fenomen haline gelmiştir.
Filmin adı, hikâyedeki olayların "bir fasulye kadar" önemsiz gibi görünen bir başlangıçtan çıkıp büyümesine ve bir çantanın peşindeki sıradan insanların durumuna gönderme yapar.
Haluk Bilginer, filmde soğukkanlı, disiplinli ama sürekli karnı acıkan ve şanssızlıklar peşini bırakmayan bir tetikçiyi canlandırmaktadır.
Fasulye filminin çekimleri İstanbul'un çeşitli semtlerinde, özellikle sahil kesimleri ve o dönemin dokusunu yansıtan sokaklarında gerçekleştirilmiştir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...