

John du Pont

Mark Schultz

David Schultz

Nancy Schultz

Jean du Pont

Jack

Henry Beck

Fred Cole

Alexander Schultz

Danielle Schultz
Film, 1984 Olimpiyat şampiyonu güreşçi Mark Schultz'un, eksantrik milyarder John du Pont tarafından kendi mülkünde kurduğu "Foxcatcher" güreş takımına davet edilmesiyle başlar. Du Pont, Mark'ı 1988 Seul Olimpiyatları'na hazırlamak ve ona ihtiyaç duyduğu maddi desteği sağlamak ister. Ancak bu teklif, sadece bir spor sponsorluğu değil; Du Pont'un kendi içsel boşluğunu doldurma, annesinin gözünde saygınlık kazanma ve Mark'ın daha başarılı olan ağabeyi Dave Schultz'un gölgesinden kurtulma arzularının bir karışımıdır. Zamanla, Du Pont’un istikrarsız ruh hali ve manipülatif tavırları, bu üç adam arasındaki ilişkiyi geri dönülemez ve trajik bir sona sürükler.
Steve Carell, John du Pont rolünde tanınmayacak bir fiziksel dönüşüm geçirerek kariyerinin en şaşırtıcı ve ürkütücü performansını sergiliyor. Komedi kökenli bir oyuncunun bu denli soğuk, mesafeli ve tekinsiz bir karaktere hayat vermesi, filmin gerilim dozunu artırıyor. Mark Schultz rolünde Channing Tatum, içine kapanık ve onaylanma ihtiyacı duyan sporcunun fiziksel ağırlığını başarıyla taşırken; ağabey Dave Schultz rolünde Mark Ruffalo, karakterin babacanlığını ve dengeleyici gücünü muazzam bir doğallıkla yansıtıyor. Ruffalo ve Carell bu performanslarıyla Oscar adaylığı kazanmıştır.
Yönetmen Bennett Miller (Capote ve Moneyball), bu gerçek hikâyeyi bir spor filminden ziyade ağır tempolu bir psikolojik gerilim ve sınıfsal bir inceleme olarak kurgulamıştır. Filmin donuk renk paleti, azalan diyalogları ve tekinsiz sessizliği, yaklaşan trajedinin ayak seslerini her sahnede hissettirir. 87. Akademi Ödülleri'nde En İyi Yönetmen dahil 5 dalda Oscar'a aday gösterilen yapım, zenginlik ve güç ile sporun saf disiplini arasındaki yıkıcı çatışmayı ustalıkla işler. Eleştirmenler, yapımı "Amerikan toplumunun ve kimlik arayışının karanlık bir anatomisi" olarak nitelendirmektedir.
Bu yapım, hızlı aksiyon sahneleri yerine karakterlerin psikolojik derinliğine ve gerilimin yavaş yavaş tırmanmasına odaklanan "slow-burn" (yavaş ilerleyen) dramları seven izleyiciler için biçilmiş kaftandır. Gerçek suç hikâyelerine ilgi duyanlar ve oyunculuk performanslarının zirve yaptığı biyografik filmleri takdir eden sinemaseverler Foxcatcher'dan çok etkilenecektir. Sporun arka planındaki karanlık hırsları ve insan zihninin kırılganlığını görmek isteyen her yetişkin izleyici bu filme şans vermelidir.
Eğer bu filmin sunduğu tekinsiz atmosfer ve güç mücadelesi ilginizi çektiyse, bir petrol devinin yükselişini ve karanlığını anlatan There Will Be Blood veya bir yazarın bir katille kurduğu ilişkiyi işleyen Capote mutlaka listenizde olmalı. Benzer bir disiplin ve takıntı teması için Whiplash veya bir sporcunun yükseliş ve düşüşünü anlatan I, Tonya da güçlü alternatiflerdir.
2014 yapımı olan film, Mark Schultz'un otobiyografisinden uyarlanmıştır. Gerçek Mark Schultz, başlangıçta filmi desteklese de daha sonra karakterinin yansıtılma biçimine dair yönetmenle bazı fikir ayrılıkları yaşamıştır. Steve Carell, çekimler boyunca karakterin o tekinsiz havasını korumak adına set aralarında diğer oyuncularla pek konuşmamayı tercih etmiştir. Film, Cannes Film Festivali'nde Bennett Miller'a "En İyi Yönetmen" ödülünü kazandırarak dünya çapında büyük ses getirmiştir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...