

Melanie Stryder / Wanda

The Seeker / Lacey

Jared Howe

Ian O'Shea

Jeb Stryder

Maggie Stryder

Jamie Stryder

Kyle O'Shea

Seeker Reed

Seeker Burns
Dünya, "Ruhlar" adı verilen görünmez istilacılar tarafından ele geçirilmiştir. Bu varlıklar, insan bedenlerine girerek onların zihinlerini kontrol altına almakta, dünyayı çatışmalardan uzak ama duygusuz bir yer haline getirmektedir. Melanie Stryder, bu istilaya karşı direnen az sayıdaki insandan biridir ancak sonunda yakalanır. Bedenine "Gezgin" (Wanda) adında binlerce yıllık tecrübeye sahip bir ruh yerleştirilir. Normal şartlarda Melanie’nin bilincinin yok olması gerekirken, o zihninin derinliklerinde yaşamaya ve Gezgin ile konuşmaya başlar.
Melanie, Gezgin'in zihnine kendi anılarını sızdırarak onu etkiler ve sevdiklerini bulması için ikna eder. İkili, tek bir bedende iki farklı bilinç olarak, çölde saklanan direnişçilerin yanına tehlikeli bir yolculuğa çıkar. Ancak Melanie’nin sevgilisi Jared ve kardeşi Jamie’nin yanına vardıklarında, topluluk bir "Ruh" taşıyan bu bedene güvenmekte zorlanır. Göçebe, bir yandan hayatta kalma mücadelesini işlerken bir yandan da aynı bedeni paylaşan iki ruhun, aynı adama duyduğu imkansız ve karmaşık aşkı merkezine alır.
Filmin başrolünde, aynı bedendeki iki farklı kişiliği (Melanie ve Wanda) başarıyla ayrıştıran genç yetenek Saoirse Ronan yer alıyor. Ronan, sadece ses tonu ve bakışlarıyla izleyiciye hangi karakterin o an baskın olduğunu hissettirerek editoryal açıdan çok katmanlı bir performans sunuyor.
Melanie’nin büyük aşkı Jared rolünde Max Irons, Wanda’ya ilgi duymaya başlayan Ian rolünde ise Jake Abel karşımıza çıkıyor. Bu dörtlü arasındaki (aslında üç kişilikli) aşk dörtgeni, filmin duygusal yükünü taşıyor. Ayrıca, direnişin lideri Amca Jeb rolünde usta oyuncu William Hurt ve acımasız Avcı rolünde Diane Kruger, filme deneyimli bir derinlik katıyor.
Alacakaranlık serisinin yazarı Stephenie Meyer’in romanından uyarlanan Göçebe, Andrew Niccol tarafından yönetilmiştir. Niccol, Gattaca ve The Truman Show gibi yapımlardan alışık olduğumuz o steril ve fütüristik atmosferi bu filmde de başarıyla kuruyor. Film, bir bilim kurgu yapımı olmasına rağmen aksiyondan ziyade felsefi ve romantik sorgulamalara odaklanıyor. İnsan olmanın ne anlama geldiği, anıların gücü ve aidiyet gibi temalar, filmin görsel estetiğiyle birleşerek izleyiciyi içine çekiyor. Bazı eleştirmenler tarafından temposu yavaş bulunsa da, türün hayranları için karakter gelişimi odaklı bir anlatı sunuyor.
Genç-yetişkin (young adult) edebiyatı uyarlamalarını sevenler ve distopik aşk hikayelerine ilgi duyanlar bu filmi kesinlikle listelerine almalı. Eğer sadece patlamaların olduğu bir uzaylı istilası değil de, daha çok psikolojik ve duygusal bir macera filmi arıyorsanız Göçebe sizi tatmin edecektir. Özellikle Saoirse Ronan'ın oyunculuğuna ilgi duyan sinemaseverler için kaçırılmayacak bir yapım.
Film, uzaylı istilası türüne çok farklı bir pencereden bakıyor; burada istilacılar dünyayı yok etmek için değil, "iyileştirmek" için gelmiştir. Ancak bu iyileştirme çabasının insanın özgür iradesini nasıl yok ettiği sarsıcı bir dille aktarılıyor. Tek bir bedende iki kadının çatışması ve dayanışması, sinemada az rastlanan yaratıcı bir kurgu sunuyor. Görsel efektlerin sadeliği ve çöl manzarasının büyüleyiciliği de cabası.
Özgür İrade: Bir canlının kendi düşüncelerine sahip çıkma hakkı ve direnişi.
Aşkın Doğası: Fiziksel bedenin ötesinde, ruha ve karaktere duyulan sevgi.
İnsanlık Onuru: Kusursuz ama duygusuz bir dünya yerine, hatalarıyla var olan insanlığın tercihi.
Güven ve Önyargı: Farklı bir türden olana karşı duyulan korkunun zamanla empatiye dönüşmesi.
Bu tarz distopik dünyalarda geçen gençlik mücadelelerini seviyorsanız The Hunger Games (Açlık Oyunları) veya Divergent (Uyumsuz) serilerine göz atabilirsiniz. Zihin kontrolü ve kimlik sorgulaması üzerine daha karanlık bir yapı arıyorsanız Invasion (İstila) veya Dark City bu filmle benzer felsefi temaları paylaşan başarılı bilim kurgu filmleri arasındadır.
Yazar Stephenie Meyer, hikayeyi bir araba yolculuğu sırasında sıkılırken düşündüğünü belirtmiştir.
Filmdeki "Ruhlar"ın kullandığı gümüş rengi aynalı arabalar, aslında Lotus Evora model araçların özel kaplamalı versiyonlarıdır.
Saoirse Ronan, zihnindeki sesle (Melanie) konuşurken kendi sesinin önceden kaydedilmiş versiyonlarını kulaklıktan dinleyerek çekimleri tamamlamıştır.
Film, iki bilincin aynı bedende sonsuza kadar kalamayacağı gerçeğinden yola çıkarak, Wanda için duygusal ve fedakarlık dolu bir çözüm yolu sunar.
Hayır, film tek bir romandan uyarlanmıştır. Yazarın kitap için devam planları olsa da sinema evreninde şu an için bir devam filmi bulunmamaktadır.
İstilacı "Ruhlar", insan bedenine girmeden önce küçük, parlak ve dokunaçlı ışık hüzmelerine benzeyen varlıklar olarak tasvir edilmiştir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...