

Logan / Wolverine

Shingen Harada / Lord Shingen

Mariko Yashida / Scarlet Samurai

Yukio / Pinkie Pie

Jean Grey / Phoenix

Harada

Madame Hydra / Viper

Ichiro Yashida / Silver Samurai

Noburo Mori

Young Yashida
The Wolverine, X-Men: Son Direniş filmindeki trajik olayların ardından, Jean Grey’in ölümüyle yıkılmış ve kendini dünyadan soyutlamış bir Logan’ı merkezine alıyor. Kanada’nın vahşi doğasında bir münzevi gibi yaşayan Logan, II. Dünya Savaşı sırasında hayatını kurtardığı eski bir tanıdığı olan Yashida’dan gelen bir davetle Japonya’ya gider. Ölüm döşeğindeki Yashida, Logan’a hem bir veda etmek hem de ona hayatı boyunca bir lanet olarak gördüğü "ölümsüzlüğünü" ondan alıp onu ölümlü kılacak bir teklif sunmak istemektedir.
Ancak bu ziyaret, Logan’ı Japonya’nın yeraltı dünyası, Yakuza ve gizemli ninjaların dahil olduğu karmaşık bir komploya sürükler. Yashida’nın torunu Mariko’yu korumaya çalışırken, Logan’ın en büyük silahı olan iyileşme gücü gizemli bir şekilde zayıflamaya başlar. Artık her zamankinden daha savunmasız ve her yaranın öldürücü olduğu bu yabancı topraklarda Logan, sadece düşmanlarıyla değil, kendi ölümsüzlüğü ve kayıp ruhuyla da amansız bir savaşa girişir. Film, karakterin içsel boşluğunu Japon samuray kültürüyle harmanlayan derinlikli bir atmosfer sunuyor.
Hugh Jackman, altıncı kez büründüğü Wolverine rolünde fiziksel olarak zirve noktasındayken, karakterin bitkinliğini ve yaşama karşı duyduğu umutsuzluğu her zamankinden daha vurgulu bir şekilde sergiliyor. Mariko Yashida rolünde Tao Okamoto, Logan’ın koruyucu içgüdülerini harekete geçiren ve ona yeniden bir amaç veren naif bir performans sunarken; Rila Fukushima (Yukio), Logan’ın en yakın müttefiki ve savaşçı ruhu olarak filme dinamizm katıyor.
Filmin kötü adamları arasında yer alan Svetlana Khodchenkova (Viper), zehirli ve tekinsiz aurasıyla dikkat çekerken; Hiroyuki Sanada (Shingen Yashida), bir samurayın onuru ile hırsı arasındaki çatışmayı ustalıkla yansıtıyor. Oyuncu kadrosu, filmin geçtiği Japonya coğrafyasının kültürel dokusuna uygun olarak hikayeye inandırıcılık ve egzotik bir ciddiyet katıyor.
James Mangold’un yönetmen koltuğunda oturduğu The Wolverine, alışılmış süper kahraman filmlerinden ziyade bir modern samuray filmi gibi hissettiriyor. Film, büyük patlamalar ve kozmik savaşlar yerine, daha kişisel, karakter odaklı ve fiziksel bir dövüş tarzını benimsiyor. Özellikle mermi hızındaki trende geçen dövüş sahnesi, teknik açıdan filmin en unutulmaz anlarından biri. Mangold, Logan’ın ölümsüzlüğünü bir lütuftan ziyade bir "yük" olarak ele alarak, karaktere duygusal bir ağırlık kazandırıyor. Görsel dil, Japonya’nın geleneksel mimarisiyle modern neon ışıklarını birleştirerek izleyiciye estetik bir seyir zevki sunuyor.
Sadece süper kahraman aksiyonu değil, aynı zamanda Japon kültürüne, samuray disiplinine ve karakterin psikolojik derinliğine ilgi duyan izleyiciler bu filmi kaçırmamalı. Wolverine’in en insani ve kırılgan hallerinden birini görmek isteyenler ile çizgi romanlardaki efsanevi Japonya hikaye arkını merak eden her yaştan sinemasever bu yapımı keyifle izleyecektir.
The Wolverine, Logan’ın X-Men ekibinden bağımsız olarak kendi ayakları üzerinde durabildiği en başarılı solo denemelerden biridir. Ölümsüz bir varlığın ölümlülükle olan imtihanını işlemesi, harika samuray-kılıç koreografileri ve Logan’ın Jean Grey’e olan yasını nasıl göğüslediğini anlatması filmi değerli kılıyor. Ayrıca filmin sonunda yer alan sürpriz sahne, tüm X-Men evrenini birbirine bağlayan devasa bir köprü niteliği taşıyor.
Ölümsüzlük ve Lanet: Sonsuza kadar yaşamanın getirdiği yalnızlık ve sevdiklerini kaybetme acısı.
Onur ve Sadakat: Japon kültüründeki samuray değerleri üzerinden karakterin kendine olan saygısını yeniden kazanması.
Kırılganlık: Güçlerini kaybeden bir kahramanın, gerçek cesaretinin fiziksel değil ruhsal olduğunu anlaması.
Yeniden Doğuş: Geçmişin yüklerinden kurtularak hayata yeni bir amaçla devam etme süreci.
Logan: James Mangold’un karakteri çok daha karanlık ve gerçekçi bir sona taşıdığı başyapıtı.
The Last Samurai: Batılı bir savaşçının Japon kültürüne girişini ve onur savaşını anlatan benzer temalı bir dram.
X-Men: Son Direniş: Logan’ın bu filmdeki ruh halini anlamak için izlenmesi gereken öncül hikaye.
Film, ünlü çizgi roman yazarları Chris Claremont ve Frank Miller’ın 1982 tarihli kült Wolverine serisinden esinlenerek hazırlanmıştır.
Hugh Jackman, mermi trendeki dövüş sahnesi çekimleri sırasında, karakterin fiziksel gücünü daha iyi yansıtmak için çekimlerden önce 36 saat boyunca su içmemiştir.
Filmin orijinal kurgusunda, Wolverine’in klasik sarı-kahverengi kostümünün göründüğü bir sahne çekilmiş ancak bu sahne final kurgusuna dahil edilmemiştir.
Filmde Dr. Green (Viper), Logan’ın kalbine küçük bir parazit yerleştirerek onun hücre yenilenmesini sağlayan mutant gücünü baskı altına almıştır.
The Wolverine, zaman çizelgesi olarak X-Men: Son Direniş (2006) filminin sonrasındaki olayları anlatmaktadır.
Filmde Gümüş Samuray, Yashida’nın ömrünü uzatmak için tasarladığı adamanyumdan yapılmış devasa bir zırhtır; çizgi romanlardaki mutant versiyonundan farklı bir şekilde ele alınmıştır.
Filmin sonunda Magneto ve Profesör X, havaalanında Logan’ın karşısına çıkarak mutant ırkının geleceğini tehdit eden yeni bir tehlikeye karşı (Sentinel'ler) ondan yardım isterler.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...