

David Andernach

Maja Andernach

Leonie Andernach

Gia

Max Oelze

Siggi Butschma

Paul Wiegand

Susanne Wiegand

Nele Weigant

Henriette Zahnert
David, yetenekli bir ressam ve görünüşte mutlu bir aile babasıdır. Ancak bir anlık dikkatsizliği ve komşusuyla yaşadığı gizli kaçamak, hayatının en büyük trajedisine neden olur: Küçük kızı Leonie, o başka bir odadayken bahçedeki havuza düşer ve hayatını kaybeder. Bu olay David’in evliliğini yıkar, kariyerini bitirir ve onu suçluluk duygusunun pençesinde yaşayan bir enkaza dönüştürür.
Kızının ölümünden beş yıl sonra, hayatına son vermeye karar verdiği karlı bir günde David, gizemli bir kelebeği takip ederek terk edilmiş bir bahçenin içindeki gizli bir kapıyı keşfeder. Kapıdan geçtiğinde kendini beş yıl öncesinde, tam da kızının havuzda boğulmak üzere olduğu o kader anında bulur. David bu kez kızını kurtarmayı başarır ancak bu mucizevi kurtarış, beraberinde ürkütücü bir bedel getirir. Geçmişteki "kendi" ile yüzleşmek zorunda kalan David, bu paralel dünyada kalabilmek için karanlık bir sarmalın içine çekilir ve çok geçmeden bu gizli kapıyı keşfeden tek kişinin kendisi olmadığını fark eder.
Filmin başrolünde, uluslararası arenada tanınan başarılı aktör Mads Mikkelsen yer alıyor. Mikkelsen, David karakterinin yaşadığı o derin kederi, şaşkınlığı ve hayata tutunma hırsını minimal ama çok güçlü bir oyunculukla sergiliyor. Karısı Maja rolünde izlediğimiz Jessica Schwarz, kaybın ardından yaşadığı travmayı ve sonrasında gelişen gizemli olaylara verdiği tepkilerle hikâyenin duygusal yükünü başarıyla taşıyor.
Kadroda ayrıca David’in bu yeni dünyadaki rehberi ve rakibi konumundaki karakterlerle, bir topluluğun sırrına ortak olmanın getirdiği tekinsizlik editoryal bir titizlikle işleniyor. Oyuncuların performansları, filmin doğaüstü olaylarını oldukça gerçekçi ve ayakları yere basan bir dram seviyesine taşıyor.
Yönetmen Anno Saul, Akif Pirinçci’nin romanından uyarlanan bu filmde, "Geçmişi değiştirmek mümkün olsaydı neyi değiştirirdiniz?" sorusunu klişelerden uzak, oldukça karanlık bir perspektifle soruyor. 1 saat 43 dakikalık süresi boyunca film; bir baba-kız dramından, gerilimli bir bilim-kurgu ve gizem yapısına doğru ustaca evriliyor. Sinematografik olarak tercih edilen soğuk renkler ve klostrofobik atmosfer, izleyiciyi David’in yaşadığı ahlaki çıkmazın içine hapsediyor.
Paralel evrenler, zaman yolculuğu ve "kelebek etkisi" temalarını sevenler bu filmi kesinlikle listesine eklemeli. Eğer The Butterfly Effect veya Dark dizisinin o tekinsiz, karanlık atmosferinden hoşlanıyorsanız, Kapı size benzer bir seyir zevki sunacaktır. Sadece bir bilim-kurgu değil, aynı zamanda derin bir suçluluk ve pişmanlık öyküsü izlemek isteyen her sinemasever için bu yapım çok kaliteli bir platform filmi seçeneği.
Filmi izlemek için en büyük sebep, Mads Mikkelsen’in büyüleyici performansı eşliğinde sunulan "ikinci şans" kavramının ürpertici yorumudur. Çoğu zaman romantize edilen geçmişe dönme arzusu, bu filmde bir tür korku unsuru olarak ele alınıyor. "Kendi hayatınızı çalmak ne kadar etiktir?" sorusu, filmin ilerleyen dakikalarında izleyiciyi sarsıcı bir ahlaki sorgulamaya itiyor. Finaldeki beklenmedik gelişmeler ise filmin gizemini son ana kadar korumasını sağlıyor.
Pişmanlık ve Kefaret: Geçmişteki bir hatayı telafi etme arzusunun yıkıcı boyutları.
İkinci Şansın Bedeli: Bir şeyi düzeltirken başka neleri feda etmek zorunda kalındığı.
Kimlik ve İkizleşme: Kendi geçmişinle karşı karşıya gelmenin yarattığı psikolojik gerilim.
Toplumsal Sırlar: Mutluluk maskesi takmış bir topluluğun altındaki gizli karanlık.
Bu filmin sunduğu gerilim ve paralel yaşamlar temasını sevdiyseniz, İspanyol yapımı Mirage (Fırtına Anı) veya bir ahlaki ikilem üzerine kurulu olan The Box filmlerine göz atabilirsiniz. Ayrıca, zamanın ve kaderin sorgulandığı bilim-kurgu ve dram harmanı Coherence benzer bir gizem seviyesi sunacaktır.
Film, Türk-Alman yazar Akif Pirinçci’nin "Die Damalstür" adlı romanından sinemaya uyarlanmıştır.
Mads Mikkelsen bu film için Almanca öğrenmiş ve karakterini daha etkileyici kılmak adına sahnelerin çoğunda kendi sesiyle oynamıştır.
Film, Almanya’da çekilmiş olup Avrupa sinemasının türler arası (genrecrossing) başarılı örneklerinden biri kabul edilir.
Evet, David kapıdan geçerek tam kızının boğulduğu ana ışınlanıyor ancak bu sadece bir zaman yolculuğu değil, kendi varlığını da tehdit eden paralel bir gerçeklik döngüsüdür.
Film ilerledikçe, mahalledeki pek çok komşunun ve David’in çevresindeki insanların da kendi geçmişlerindeki trajedileri düzeltmek için bu kapıyı kullandıkları ve orada "sahte" hayatlar yaşadıkları ortaya çıkar.
Filmin sonu, mutluluktan ziyade kabulleniş ve yapılan seçimlerin geri dönülemez sonuçları üzerine kurulu, izleyiciyi düşündüren bir noktada noktalanıyor.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...