
Jack Sparrow, yıllar önce "Siyah İnci"nin kaptanı olabilmek için denizlerin efendisi, yarı insan yarı deniz canlısı olan Davy Jones ile kanlı bir anlaşma yapmıştır. Artık vadesi dolmuştur ve Jack, ruhunu Jones’un lanetli gemisi "Uçan Hollandalı"ya teslim etmekle yükümlüdür. Bu kaderden kaçmanın tek yolu ise Davy Jones’un hala atan kalbinin içinde bulunduğu efsanevi Ölü Adamın Sandığı'nı bulmaktır.
Bu sırada, Jack ile olan bağları yüzünden düğünleri yarım kalan Will Turner ve Elizabeth Swann, Doğu Hindistan Ticaret Şirketi tarafından tutuklanır. Özgürlüklerini kazanmalarının tek yolu Jack Sparrow’u ve onun pusulasını bulmaktır. Hikâye, üç ana karakterin yollarının devasa bir deniz canavarı olan Kraken, yamyam kabileler ve lanetli denizcilerle kesiştiği heyecan verici bir kovalamacaya dönüşür. Jack, sandığı bulup özgür kalabilecek midir, yoksa denizin derinlikleri onu sonsuza dek yutacak mıdır?
Johnny Depp, Kaptan Jack Sparrow rolüyle bu filmde karakterin kurnazlığını, korkaklığını ve karizmasını zirveye taşıyor. Orlando Bloom (Will Turner) babasıyla olan geçmişini keşfederken daha kararlı bir savaşçıya dönüşüyor, Keira Knightley (Elizabeth Swann) ise korsan dünyasının kurallarına ayak uyduran cesur bir kadın figürü sergiliyor.
Filmin asıl yıldızlarından biri de, o dönem için devrim niteliğinde olan görsel efektlerle hayat bulan Davy Jones rolündeki Bill Nighy'dir. Nighy, karakterin zalimliği ve kalbindeki derin acıyı tek bir bakışıyla yansıtmayı başarıyor. Ayrıca Stellan Skarsgård, Will'in babası "Ayakkabıbağı" Bill Turner rolüyle hikâyeye duygusal bir ağırlık katarken; Jack Davenport (James Norrington) düşmüş bir subay olarak seriye geri dönüyor.
Yönetmen Gore Verbinski, bu devam filminde çıtayı her anlamda yükseltiyor. Ölü Adamın Sandığı, ilk filme göre çok daha karanlık, daha fantastik ve mizahı daha keskin bir yapım. Özellikle Davy Jones'un mürettebatı ve dev Kraken'in görselliği, 2007 yılında haklı bir Oscar (En İyi Görsel Efekt) kazandırmıştır. Hans Zimmer'ın bu film için bestelediği "Davy Jones" teması ve ikonik "Jack Sparrow" müzikleri, atmosferi tamamlayan en güçlü unsurlardır.
Mitolojik canavarların, korsan efsanelerinin ve dur durak bilmeyen bir aksiyonun harmanlandığı filmleri seven herkes bu yapımı izlemeli. Eğer Jack Sparrow’un absürt şansına ve karmaşık planlarına hayransanız, bu film serinin en eğlenceli anlarını sunuyor. Bir devam filmi olmasının ötesinde, kendi başına bir macera şöleni olan bu yapım, fantastik sinema tutkunları için bir kült film niteliğindedir.
Bu filmi izlemek için en büyük neden, sinema tarihinin en etkileyici "kötü adamlarından" biri olan Davy Jones ve gemisi Uçan Hollandalı ile tanışmaktır. Geminin mürettebatının tasarımları ve Jack Sparrow’un yamyam adasındaki kaçış sahnesi gibi unutulmaz sekanslar, yaratıcı sinemanın en iyi örneklerindendir. Ayrıca film, serinin üçüncü halkasına bağlanan sarsıcı ve merak uyandırıcı finaliyle izleyiciyi adeta büyülüyor.
Borç ve Bedel: Yapılan anlaşmaların ve geçmişteki hataların eninde sonunda karşımıza çıkacağı.
Baba ve Oğul: Will Turner’ın babasını kurtarmak için verdiği fedakar mücadele.
Açgözlülük: Herkesin farklı amaçlarla peşinden koştuğu "sandık" üzerinden insan doğasının hırsları.
Davy Jones'un dokunaçlı yüzü tamamen bilgisayar efektiyle yapılmıştır; Bill Nighy çekimler boyunca sadece özel bir sensörlü kıyafet giymiştir.
Jack Sparrow’un yamyam adasındaki o meşhur "koşma" sahnesinde Johnny Depp, karakterin komik duruşunu korumak için çekimlerde gerçekten zorlanmıştır.
Film, vizyona girdiği yıl 1 milyar dolar barajını aşarak o dönemin en hızlı hasılat yapan filmlerinden biri olmuştur.
Sandığın içinde Davy Jones'un hala atan kalbi bulunmaktadır. Kalbe sahip olan kişi, denizlerin en güçlü varlığı olan Jones'u ve onun kontrolündeki devasa Kraken'i emri altına alabilir.
Jack'in pusulası kuzeyi değil, onu taşıyan kişinin bu dünyada en çok istediği şeyin olduğu yönü gösterir. Eğer kişi ne istediğini bilmiyorsa pusula sadece rastgele döner.
Filmin son sahnesinde, ilk filmde öldüğü sanılan Kaptan Barbossa'nın Jack'i kurtarmak için geri döndüğü görülür. Bu sahne, serinin hayranları için sinema tarihinin en iyi geri dönüşlerinden biri kabul edilir.
Toplam 1 adet

Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...