

Beatrix Kiddo / The Bride / 'Black Mamba' / Mommy

Bill 'Snake Charmer'

Elle Driver 'California Mountain Snake'

Budd 'Sidewinder'

Johnny Mo / Pai Mei

Earl McGraw / Esteban Vihaio

B.B.

Vernita Green 'Copperhead'

Nikki

Edgar McGraw
Kill Bill: Vol. 2, intikam listesinin başındaki isimlere doğru ilerleyen "Gelin" lakaplı Beatrix Kiddo'nun hikâyesini sonuçlandıran görkemli bir finaldir. İlk filmdeki saf aksiyonun aksine bu kez odağa, karakterlerin geçmişi, motivasyonları ve nihai hedef olan Bill ile olan karmaşık ilişkisi yerleşir. Gelin, Bill’in kardeşi Budd ve amansız rakibi Elle Driver ile hesaplaşırken, izleyici onun efsanevi ustası Pai Mei’den aldığı eğitimi ve nasıl bir ölüm makinesine dönüştüğünü de keşfeder.
Hikâye, sadece fiziksel bir çatışma değil, aynı zamanda duygusal bir arınma sürecidir. Beatrix, Bill’in izini sürerken aslında kendi annelik içgüdüleri ve geçmişteki hatalarıyla da yüzleşir. Teksas’ın tozlu yollarından ıssız çöllere uzanan bu yolculuk, Bill ile yapılacak o son ve kaçınılmaz konuşmaya doğru hızla evrilir. Aksiyonun temposu yerini ağırbaşlı ama gerilimi yüksek bir anlatıma bırakırken, intikamın soğuk tadı her sahnede hissedilir.
Uma Thurman, Beatrix Kiddo (Gelin) rolüyle kariyerinin en ikonik performanslarından birini sergilemeye devam ediyor. Karakterine kattığı kırılganlık ve aynı zamanda yıkılmaz irade, onu modern sinema dünyası içerisindeki en güçlü kadın figürlerinden biri yapıyor. Thurman, dövüş sahnelerindeki fiziksel becerisinin yanı sıra, duygusal sahnelerdeki derinliğiyle de izleyiciyi avucunun içine alıyor.
David Carradine, Bill karakterine hayat verirken sakinliği ve karizmasıyla tüyleri diken diken eden bir kötü adam portresi çiziyor. Bill, sadece bir hedef değil, aynı zamanda Beatrix’in hayatının en büyük trajedisi ve aşkıdır. Michael Madsen’ın canlandırdığı Budd karakteri, yorgun ve hüzünlü bir suikastçıyı başarıyla yansıtırken, Daryl Hannah ise Elle Driver rolüyle saf kötülüğü ve kıskançlığı en uç noktada temsil ediyor.
Quentin Tarantino, bu devam filminde stilistik bir vites değişimi yaparak sinemaseverleri şaşırtıyor. İlk bölümün kanlı ve hızlı temposu, yerini diyalog ağırlıklı ve karakter odaklı bir anlatıya bırakıyor. Quentin Tarantino filmleri denince akla gelen o uzun, felsefi ve zekice kurgulanmış diyaloglar, bu filmde doruk noktasına ulaşıyor. Yönetmen, spagetti westernlerden Uzak Doğu dövüş filmlerine kadar geniş bir yelpazedeki referansları, kendi özgün diliyle harmanlayarak bir kült film yaratmayı başarıyor.
Sadece kılıç dövüşü değil, aynı zamanda güçlü bir hikâye ve karakter gelişimi arayan izleyiciler bu filme bayılacaktır. Eğer intikam temalı filmler listenizde üst sıralarda yer alıyorsa ve bir hikâyenin nasıl ustalıkla bağlandığını görmek istiyorsanız, bu yapımı kesinlikle kaçırmamalısınız. Ayrıca aksiyon filmi severlerin yanı sıra, sinemanın estetik diline ve senaryo matematiğine ilgi duyanlar için de ders niteliğinde bir eserdir.
Bu film, bir intikam hikâyesinin ne kadar insani bir boyuta taşınabileceğini gösteriyor. Görsel kompozisyonları, efsanevi soundtrack seçkisi ve Pai Mei eğitim sekansı gibi unutulmaz anlarıyla izleyicide kalıcı bir iz bırakıyor. Bill ve Beatrix arasındaki o son diyalog, sinema tarihinin en etkileyici yüzleşmelerinden biri olarak kabul edilir. Sadece bir dövüşü değil, bir dönemin kapanışını izlemek için bile bu film değerlidir.
İntikam ve Bedel: Geçmişin hesaplarının asla kapanmadığı ve her eylemin bir bedeli olduğu vurgulanır.
Annelik ve Bağ: Gelin’in motivasyonunun temelindeki annelik güdüsü, tüm şiddetin ortasında en saf duygu olarak durur.
Sadakat ve İhanet: Suikastçılar arasındaki çarpık sadakat anlayışı ve Bill’in ihaneti hikâyeyi şekillendirir.
Usta-Çırak İlişkisi: Pai Mei sahneleriyle sabır, disiplin ve bilginin gücü ön plana çıkarılır.
Eğer bu filmdeki atmosferi sevdiyseniz, Tarantino’nun bir diğer başyapıtı olan ve benzer bir adalet arayışını konu alan Django Unchained ilginizi çekebilir. Ayrıca güçlü bir kadın kahraman figürü ve amansız bir takip için Lady Vengeance veya estetik dövüş sahneleriyle Hero filmlerine göz atabilirsiniz. Dövüş sanatları estetiği ve Western ruhunu birleştiren bu tarz yapımlar, sinematik zevkinizi katlayacaktır.
Filmin süresi çok uzun olduğu için Tarantino, Miramax’ın baskısıyla yapımı ikiye bölmek zorunda kalmıştır.
Pai Mei karakterini canlandıran Gordon Liu, aslında ilk filmde Crazy 88 grubunun lideri Johnny Mo'yu oynamıştı.
Uma Thurman’ın filmde giydiği sarı tulum, efsanevi Bruce Lee’ye bir saygı duruşu niteliğindedir.
Bill ve Beatrix’in son sahnelerindeki "Süpermen" monoloğu, Tarantino’nun popüler kültür analizlerindeki dehasını kanıtlar.
Pai Mei, Hong Kong sinemasının klasik dövüş filmlerinde sıkça yer alan kurgusal bir karakterdir. Tarantino, bu karaktere olan hayranlığını onu hikâyeye dahil ederek göstermiştir.
Yıllardır süren söylentilere rağmen Quentin Tarantino, kariyerini onuncu filmle noktalayacağını belirttiği için bir devam filmi ihtimali şu an için oldukça düşük görünmektedir.
Tarantino, izleyicinin karakterle sadece "Gelin" olarak bağ kurmasını istemiş ve ismini ancak final yolculuğuna gerçekten hazır olduğunda, yani ikinci filmde açıklamayı tercih etmiştir.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...