
Komedi, Dram

Ana

Antonio

Natalia

Mamá

Juan

Fernando

Luchi
Carlota

Solange
Anny
Asırlık bir çınar olan büyükannenin (Mamá) 100. yaş günü yaklaşmaktadır. Bu tarihi anı kutlamak üzere, her biri kendi hayat gailelerine ve ekonomik çıkmazlarına hapsolmuş aile üyeleri, İspanya’nın taşrasındaki eski malikaneye geri döner. Ancak bu buluşmanın ardında yatan asıl motivasyon saf bir sevgi değil, yaşlı kadının ölümüyle kendilerine kalacak olan devasa mirasın paylaşılma hayalidir.
Yıllar önce evden ayrılan dadı Ana’nın gelişiyle, ailenin geçmişindeki sırlar, ensest imaları ve ikiyüzlü ahlak anlayışı birer birer gün yüzüne çıkar. Evin her köşesinde büyükannenin ölümü için planlar yapılırken, Mamá’nın hayata tutunma azmi ve keskin zekası bu bencil planları absürt bir kaosa sürükler. Film, bir ailenin mikro kozmosunda, İspanya’nın o dönemki toplumsal ve siyasi dönüşümünü hiciv dolu bir dille yansıtır.
Carlos Saura’nın yönetimindeki bu yapımda, büyükanne rolünde Rafaela Aparicio devleşmektedir. Aparicio, karakterinin hem otoriter yanını hem de çocuksu masumiyetini muazzam bir yetenekle harmanlar. Geraldine Chaplin, dadı Ana rolünde evin dışından gelen rasyonel gözü temsil ederken, performansıyla hikâyeye duygusal bir derinlik katar. Norman Briski ve Amparo Muñoz gibi isimler ise ailenin yozlaşmış ve hırslı fertlerini canlandırırken, karakterlerinin hem itici hem de acınası yönlerini başarıyla sergilerler.
1979 yapımı bu film, Carlos Saura’nın 1973 tarihli Ana y los lobos (Ana ve Kurtlar) filminin bir nevi devamı niteliğindedir. Ancak bu kez Saura, gerilimi kara mizahla yumuşatarak daha sofistike bir anlatı sunar. 1980 yılında En İyi Yabancı Dilde Film dalında Oscar adaylığı kazanan yapım, İspanyol sinemasının metaforik gücünü temsil eder. Filmde malikane sadece bir ev değil, Franko sonrası İspanya’nın geçmişiyle hesaplaşmaya çalışan, gelenek ile modernite arasında sıkışmış ruh halinin bir simgesidir.
Kara mizahın ve toplumsal hicvin zirve yaptığı yapımlardan hoşlananlar için bu film bir başyapıttır. Animasyon filmleri veya yüzeysel komediler yerine, alt metni zengin, alegorik ve karakter odaklı sinemayı tercih edenler bu esere hayran kalacaktır. İspanyol kültürüne, aile içi dinamiklere ve insan doğasının karanlık komedisine ilgi duyan her sinemaseverin listesinde bulunmalıdır.
İnsan hırsının ve aile bağlarının ne kadar kırılgan olabileceğini, izleyiciyi hem güldürüp hem de rahatsız ederek gösterdiği için izlenmelidir. Saura’nın kamerasındaki ustalık, karakterlerin maskelerinin nasıl düştüğünü sarsıcı bir dürüstlükle sunar. Ayrıca, bir kadının 100 yıllık yaşamının, çevresindeki "kurtlar" karşısındaki direnişini izlemek, yaşamın absürtlüğüne dair harika bir perspektif sunar.
Miras ve Açgözlülük: Maddi çıkarların kutsal kabul edilen aile bağlarını nasıl yozlaştırdığı.
Toplumsal Çürüme: Eski aristokratik düzenin ve ahlak anlayışının çöküşü.
Yaşam ve Ölüm: Yaşlılığın getirdiği bilgelik ile gençliğin getirdiği sabırsız hırs arasındaki çatışma.
Bu filmin sunduğu kara mizah ve aile draması atmosferini sevdiyseniz, şu yapımlara da göz atabilirsiniz:
Ana y los lobos (1973): Karakterlerin ve hikâyenin kökenine inmek için mutlaka izlenmesi gereken ilk filmdir.
The Discreet Charm of the Bourgeoisie (1972): Burjuvazi eleştirisi ve absürtlük dozajı bakımından Luis Buñuel’in bu başyapıtı benzer bir tat sunar.
The Celebration (1998): Bir aile buluşmasında ortaya çıkan sarsıcı gerçekler üzerine kurulu modern bir dramdır.
Rafaela Aparicio, büyükanne rolüyle İspanyol sinema tarihinin en unutulmaz performanslarından birine imza atmış ve pek çok ödül almıştır. Film, İspanya’nın demokrasiye geçiş sancılarını çektiği bir dönemde çekilmiş ve bu süreçteki toplumsal kafa karışıklığını sembolize etmiştir. Carlos Saura, bu yapımla birlikte siyasi sinemadan daha evrensel ve insani temalara geçiş yapmaya başladığının sinyallerini vermiştir.
Evet, aynı karakterlerin yıllar sonraki hallerini ve evin yeni durumunu anlatan bir devam filmi niteliğindedir.
Film büyük oranda gerçekçi bir düzlemde ilerlese de, yer yer kara mizahın getirdiği absürt ve gerçeküstü anlar hikâyeye eşlik eder.
Hikâyeye göre karakter 100. yaşını kutlamaktadır; ancak oyuncu Rafaela Aparicio o dönemde yaklaşık 73 yaşındaydı ve makyaj teknikleriyle yaşlandırılmıştır.
Yorum yazmak için giriş yapınız.
Yükleniyor...